Ülkelerin gelişmişliğini, ekonomisinin gelişimini ve düzeyini ortaya koyan en büyük göstergelerden birisinin iş makineleri sektörü olduğunu vurgulayan İMDER Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, sektörle ilgili genel bir değerlendirmede bulundu. Senelerdir sektör içinde bulunan İMDER Başkanı Rızanur Meral ile genel bir değerlendirme röportajı yaptık...
Sektörün büyüklüğünü belirterek. Türkiye ekonomisindeki yerini açıklar mısınız? Tamamen yatırımlara yönelik faaliyet ve hizmet veren iş ve inşaat ekipmanları ve makineleri sektörü Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 2’sini oluşturmaktadır. İMDER üyesi kuruluşlar tüm Türkiye’de 7 ayrı coğrafi bölgede yerleşik bölge müdürlükleri, bayi, servis ve yedek parça ağı ile tüm müşteri ve kullanıcılarına en kısa sürede destek ve hizmet sağlamaktadırlar. Bu doğrultuda üyelerimizin yatırımları her geçen gün artarak devam etmektedir. 15 bin 500 civarında kişi sektörde istihdam edilmektedir. 2006 yılı itibari ile 600 milyon dolar ihracat, 1,6 Milyar dolar’a yakın tüm sektörün yatırım, ortalama 2006 rakamları ile 4.2 milyar dolara yakın yıllık ciro gerçekleşmektedir. Dünya İş Makineleri pazarı büyüklüğü ortalama yıllık 85 milyar dolar, top yekun Pazar ise 200 milyar doların üzerinde oluş maktadır.
Türkiye iş Makinaları sektörü büyüklük ve satış adetleri olarak 2002 yılında Avrupa’da 16. sırada iken 2006 yılı itibari ile Avrupa’nın 5.büyük pazarı konumuna gelmiştir. Ekonomik istikrarın devam etmesi ile her geçen gün yapılan yeni yatırımlar, üretim ve artan ticaret hacmi sonucu 3 yıl içerisinde Avrupa’nın 4. büyük, 10 yıl içerisinde ise ilk 3 büyük ülke arasına girmeyi İMDER olarak planlamaktayız. Türkiye iş Makinaları imalat sanayisi üretim hacmi ve değeri olarak Avrupa’nın en büyük 10. ülkesi olmuştur. iş Makinaları Sektörü Genel Satışların ilk 5 aylık karşılaştırmasına baktığımızda ise 2006 yılının ilk 5 ayına göre sektörümüz yüzde 10 bir büyüme sergilemiş olarak görülmektedir. Bu oranın devam etmesi hepimizin ümidi ama gerçekleşecek 2 seçim sektörümüzde ve yatırımlarda biraz etkili olacağı ve genel anlamda 2007 yılsonunda bu oranın yüzde 12 olarak tamamlanacağı beklenmektedir.
Türkiye’de kullanılan iş makinelerinin ne kadarı ithal ve ihraç ediliyor? Tüm sektörün iş makineleri ihtiyacının yüzde 83’ü distribütör yüzde 17’si imalatçı firmalar tarafından karşılanmaktadır. İMDER Üyesi distribütör firmalar yatırımlarını, ürün tedarik, satış, satış sonrası hizmetler, yedek parça stoku ve müşteri memnuniyeti üzerine yoğunlaştırarak, yatırımcılarımızın ve ülke ekonomisinin hizmeti için çalışmaktadırlar. Türkiye’de 40 yıldır üretilen iş makinelerinin 2006 verileri ile ortalama yüzde 33’i ihraç edilmekte, tüm imalat kapasitesinin ortalama ülke talebini karşılama oranı ise yüzde 70’dir. Fakat üyelerimiz tam kapasite ile çalışmamaktadırlar. 15’i AB Üyesi 50’ye yakın Ülkeye ihracat, yaklaşık 10 bin kişi imalat sanayisinde çalışmaktadır. Aynı zamanda iş Makinaları imalatında yerli ürün kullanım- Katma Değer kullanımı yüzde 61,5 oranında gerçekleşmektedir. Yurtiçinde toplamda 220 civarında yan sanayi firması ile imalat sanayisinde Toplam: 10.500 kişiye bir istihdam sağlayarak ülkemiz ekonomisine bu yönde de katkıda bulunmaktadır.
İkinci el iş makineleri piyasası hakkında bilgi verir misiniz? Bu konuda yaşanan sıkıntılar nelerdir? Ülkemize 10 yaşına kadar 38 kalem iş makinesinin ithali serbest bir şekilde yapılmaktadır. İç dinamikler ve ithalat ile beraber 2. el iş makineleri genel anlamda fazlalık vermeye başladı. Burada müşterilerin ellerinde bulundurdukları 2. el makineleri satarak sıfır makine almaları sektörü doyma noktasına getirmeye başladı. Fakat 2.el iş makine sektörü ihtiyaçları fazlası ile karşılayabilecek potansiyele sahip olmasının yanında artık doyum noktasına geldiği için fazla makineleri da Irak, Suriye, İran pazarına göndermeye başladı. Tabii bunun yanında Avrupa’da 175 bin adet 2. el iş makinesi ve fazlalığı bulunduğu göz önünde tutulur ve Türkiye pazarının sıfır ve 2.el 15 bin adetler civarında 2006 yılında gerçekleştiği tahmin edilir ise karşımızda ciddi bir risk ortaya çıkmaktadır. İMDER olarak biz devletimizin ilgili kurumları ile ortak görüşümüz ülkemizde imalatı yapılan ve ülke talebini karşılayabilecek üretim kapasitesine sahip olan 4 ana iş makinesinin 2. el ithalat yasağının devam etmeyi yönündedir.
Kamu kurumlarında iş makinelerine talep ne durumda, satışlarda bir hareketlilik söz konusu mu? Kamu satışları 2 şekilde gerçekleşmektedir. Birincisi ve en yaygın yöntem DMO Devlet Malzeme Ofisi tarafından yapılan protokol sözleşmeleri ile gerçekleşen satışlardır. Bu satışlar 2006 yılı rakamları ile 1.100 adet civarında olmuştur. Tüm satışların yüzde 10’unu oluşturmaktadır. İkinci önemli unsur ise, açılan aileler ile yapılan satışlardır. Belediye ve diğer kamu kuruluşları bu şekilde alım gerçekleştirmektedir. Bu satışların ise tahmini 500 adet civarındadır. Kamu satışları 2006 yılı itibari ile 1.600 adet civarında gerçekleşmiştir ve tüm satışlardaki oranı yüzde 15 -17 oranında gerçekleşmektedir Önceki yıllara göre kamu satışları adetsel olarak yerini korumasına rağmen genel satışlar içerisinde oranı yüzde 40’lardan yüzde 15’lere düşmüştür. Bu da yatırımların daha çok özel sektör tarafından gerçekleştiğinin bir göstergesidir. Kamu sektörümüzde önemini korumasına rağmen, ekonomik yapı yatırımlara ayrılan bütçenin artmaması nedeni ile ,kamu alımları yukarıdaki seviyelerde seyrediyor.
Türkiye’deki iş ve inşaat makinelerinin fiyatlarının durumu nedir? Avrupa’yla karşılaştırır mısınız? Türkiye de satılan ve üretilen iş makineleri AB norm ve standartlarında ve aynı özelliklere sahip makinelerdir. Dolayısıyla arada bir fark söz konusu değildir. Buda zaten kanunlarla, zorunlu mevzuat ve standartlarla teminat altındadır. Avrupa ile fiyat kıyaslaması yaparsak, iş makineleri ürünü ve çeşidine göre farklılık arz etmektedir. Ama genel anlamda Avrupa’dan Türkiye’deki iş makineleri ortalama yüzde 15 daha ucuz olduğunu tahmin ediyoruz. Bunun en önemli etkisi de Ülke pazarımızda gerçekleşen aşırı rekabet şartları ve pazardaki büyümeyle beraber sektörde sektörde çok fazla oyuncunun olması. iş Makinaları sektöründe 7 yıl önceki karlar maalesef kalmadı. Artık sektör firmaları, az kar, çok satış dolayısı ile ciroya oynamaya başladı. Rekabetin getirdiği konjektür nedeni ile fiyatlarda artışlarda çok fazla yapıla maması, firmaların imalat ve girdi maliyetlerinin artması yanında ciddi sıkıntılarda oluşturmaya başladı. Ayrıca döviz kur dengesi, aşırı kıymetli Türk Lirası ülkemizdeki iş makineleri fiyatlarının AB ülkelerine göre daha düşük olma sına da sebep vermektedir. Tüm bu gelişmeler sektör firmalarını daha temkinli ve dikkatli planlamalar ile hareket etmeye zorlamaktadır.
Sektöre ilişkin gelecek yıllarda nasıl bir gelişme öngörüyorsunuz?Beklentileriniz nelerdir? Ülkelerin gelişmişliğini ve ekonomisinin gelişimini ve düzeyini ortaya koyan en büyük göstergelerden birisi iş Makinaları sektörüdür. Ülkelerin ekonomik ve sosyal alanda kalkınmasını sağlamak için yapılması zorunlu olan yol, su, elektrik, baraj, köprü, iletişim ağları, sınai ve evsel atıklar için alt yapı ve bütün bu alt yapı üzerine kurulacak yerleşim alanları ve bu alanlar için yapıları, ekonomik girdi sağlayacak yer altı ve yer üstü madenlerinin işlenmesi, taşınması vb. daha birçok işlerin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ancak iş makineleri ile mümkün olmaktadır. Dolayısıyla, bir ülkenin ekonomik ve sosyal yönden kalkınmışlığı, sahip olduğu iş makinelerinin sayı ve niteliğine bakılarak görülebilir. Bu bağlamda; ülkemizde ekonomik ve sosyal refahın bir türlü çağdaş düzeye erişemediğinin bir nedeni de sahip olduğumuz iş makinelerinin türü, sayısı ve kalitesindeki yetersizliktir denilebilir.
Kaynak: Ambar Dergisi
|