|
Atıktan para kazanmak mümkün mü? Türkiye’de bunu başaran, biri var: Erkanlı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erkanlı! Bugünlerde ise Türkiye’nin ilk “yeşil şirketler topluluğunu” kurmanın hayalini kuruyor.
Her şey üniversite öğrencisiyken fark ettiği bir iş fırsatı üzerine girişim yapma fikri ile başladı. Meraklı bir öğrenci olan Erkanlı, 1997’de, öğrencilik döneminde çevre ve enerji konularını araştırıyordu. İş hayatına atılıp, yurtdışı seyahatlere başlayınca gördükleri ise yapacağı yatırımın yol haritasını netleştirdi. 2001 yılının sonlarına doğru, Erksan Çevre Teknolojileri’ni kurdu. Fakat gerek altyapı yetersizliği, gerekse o dönemde Türkiye'de henüz bir pazarın oluşmamış olması, hazırlık sürecinin biraz uzun sürmesine neden oldu. Ama hayalinin peşini de bırakmadı.
Önceleri inşaat, madencilik gibi alanlarda yatırımlar yapan Erkanlı, doğru zamanda, doğru yerde, doğru işi yapmanın formülünü çözmüş. Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği bölümünde okurken, öncelikle Erksan İnşaat’ın temellerini atıyor. Önce Ankara, ardından çevre iller derken, 2002’de Cezayir’e açılıyor. İç savaşın ardından, bölgeye ilk ayak basan şirketlerden biri olmanın avantajını yaşıyor. Cezayir o dönemde yeni yapılanan bir ülke olduğu için, yoğun bir taleple karşılaşıyor. Ülkedeki ilk girişiminden bu yana, 650 konut, 26 büyük blok ve alışveriş merkezi ile otopark inşa ediyor. Bu projeler sayesinde hızlı bir çıkış yaşayan Erksan İnşaat, aynı zamanda Türkiye’de de faaliyetlerini sürdürüyor. 2003-2004 döneminde birkaç inşaat firmasını satın alarak daha da güçleniyor.
Erksan İnşaat, grubun amiral gemisi. Fakat Erkanlı’nın faaliyete geçirdiği şirketlerden fark yaratanı, Erksan Çevre Teknolojileri. Erkanlı 2005 yılının bu hayalini gerçekleştirmek için bir dönüm noktası olduğunu anlatıyor: "AB’ye uyum süreci kapsamında yapılan yasa değişiklikleri, karşımıza ciddi bir pazar çıkardı. Daha önce geleceği görüp altyapı yatırımı yaptığımız ve yabancı ortaklık konusunda mesafe kaydettiğimiz için, bu süreçte bir adım öne çıktık. Bir yıl sonra dünyanın en büyük çevre ve enerji şirketlerinden Sita Suez’in Almanya bölümüyle bir ortaklık anlaşması imzaladık. Biz Türkiye’de sanayinin hızla geliştiğini ve ortaya çok ciddi miktarda tehlikeli atık çıktığını gördük. Çevre konusuna duyarlı uluslararası şirketlerin Türkiye’ye yatırımlarını artırması, Türk şirketlerin yurtdışı ilişkilerinin gelişmesi ve bu sayede çevre bilincinin mesafe kaydetmesi, ayrıca atık konusunda ciddi yaptırımların yasal dayanağa kavuşması gibi etkenlere bakarak, burada ciddi bir pazar oluşacağını gördük. Önceliğimizi sanayi atıklarına verdik."
Erksan Çevre, yol haritasını öncelikle sanayi atıkları üzerine kuruyor. Krom, nikel, bakır gibi metalleri ayrıştırıp, bunları işleyen tesislere hurda olarak gönderiyorlar. Ardından sinerji yaratacak başka bir sektöre daha yatırım yapıyorlar: Artık mineral. Erkanlı, bu kapsamda Doğu Anadolu’da iki tane bakır madeni satın aldıklarını, yakın zamanda hem hurda olarak elde ettikleri, hem de topraktan mineral olarak çıkardıkları bakırı işleme tesislerine göndereceklerini söylüyor. Ayrıca, yine yeni bir yatırım olarak, çimento sektörüne enerji tedarik etmek için yüksek kalorili atık paketleri üretme projeleri bulunuyor. Bu noktada, know-how desteğini de Sita Suez’den alıyorlar.
Erkanlı hemen kolları sıvıyor, kadro kuruyor, personel eğitimlerini tamamlıyor ve sanayi tesislerine gidip, konuyu anlatmaya başlıyor. Ancak ülkede atık konusunda yeterli bilinç oluşmadığı için, başlarda işler pek de kolay ilerlemiyor. Erkanlı o dönemi şöyle anlatıyor: "Geçmişten o döneme gelinceye kadar düşünüldüğünde, hem çöpü verip hem de üstüne para ödemek, sanayicilerin pek alışık olduğu bir durum değildi. Biz toptan atık yönetimi fikrinden bahsedip, bazı atıklar için üstüne para verince ilgilenmeye başladılar."
Tabii bu cazip teklifin akabinde işler hareketlenmeye, kontratlar imzalanmaya başlıyor. Vestel, Şişe Cam vb. anlaşmalar arka arkaya gelip, finansal tablolar şekillenmeye başlayınca, durum Suez’in de dikkatini çekiyor. Şirketin Fransa’daki merkezinden davet alıyorlar. Ardından da Türkiye’ye başkan yardımcısı düzeyinde ziyaretler başlıyor ve ilişkiler gelişiyor. Erkanlı, 2006 yılında ortaya çıkan “toprağa gömülü zehirli varil skandalının” da kendilerine sıçrama yaptırdığını söylüyor: "O dönemdeki konjonktür Erksan’ın büyümesinde önemli rol oynadı. Gebze’de açığa çıkan atık varillerin kamuoyunu günlerce meşgul etmesi, sanayici için önemli bir gösterge oldu. Diğer yandan Türkiye’de resmi olarak 1.2, gayri resmi olarak 3-4 milyon ton tehlikeli atık toplanıyor. Toplam atık miktarı ise 30-40 milyon ton civarında. İşte bu dönemde çimento tesisleri atık yakmaya başladı. Biz hemen Oyak Holding ile anlaştık. Onun çimento fabrikalarının atık tedarik işini aldık ve orada bertarafa başladık. Yani sanayiden toplayıp ayırdığımız atıklar içinde tehlikeli olanları çimento fabrikalarına gönderdik. Diğer yandan bir kısmını da ihraç etmeye başladık. Tüm bunlar lehimize gelişmelerdi."
Büyüme beraberinde yatırım ihtiyacını da getirmiş. Gebze’de tehlikeli atıklar için depolama ve ayrıştırma tesisi kurulmuş. Ardından Konya’da metal geri kazanım tesisi faaliyete başlamış. Erkanlı, halen 200’e yakın sanayi tesisine hizmet verdiklerini söylüyor.
Erksarı’ın iş modeline gelince. Şirket, bölgesel olarak yetkilendirdiği partnerleri vasıtasıyla atık topluyor: "Öncelikle tesislere gidip inceleme yapıyoruz. Alınacak atık eğer geri dönüşüme müsait değilse ve bertarafı gerekiyorsa üste para alıyoruz. Söz konusu olan kağıt, plastik, metal gibi geri dönüşüme uygun atıklar ise para ödüyoruz. Atıkları kaynağında ayrıştırmak önemli önceliğimiz. Yani atıkların niteliğine göre ayrılmasını veya birbiriyle karıştırılmasını önlemeye çalışıyoruz. Ardından depolama alanımıza götürüyoruz ve yasal kodlarına göre biriktiriyoruz. Sonra da atığın türüne göre sevkiyat başlıyor. Mesela çamur, geri dönüştürülmeyen plastikler ve tekstil ürünleri, kazanım için çimento tesislerine gönderiliyor. Bu işlem için çimento tesislerine ödeme yapıyoruz. Metaller ise Konya’daki tesisimize gidiyor. Kağıt, plastik, cam gibi diğer atıklar, ilgili dönüşüm tesislerine sevk ediliyor. Yine metal, elektronik gibi bazı atıkları da ihraç ediyoruz.
Erksan Çevre Teknolojileri, yılda yaklaşık 20.000 ton atık topluyor. Erkanlı, bu miktarın yüzde 10- 15’ini ihraç ettiklerini söylüyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için hazırlanmıştır.
|