KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
İnorganik Kimyasal Teknoloji
Ahmet BİÇER, Hayri YALÇIN


İlaçtaki Kavganın Faturası Halka Çıkacak


Güngör URAS
Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı
İlaçtaki Kavganın Faturası Halka Çıkacak İlaçta bizim ‘İlaç sanayicilerimiz’ ile ‘Türkiye'de ilaçları satılan yabancı ilaç sanayicileri" arasında kavga var. Yabancı ilaç sanayicileri, kendi buldukları ve ürettikleri ilaç hammaddeleri ile ilaçların, Türkiye'de, Türk ilaç sanayicileri tarafından üretimini engellemeye çalışıyor.

Bizim ilaç üreticilerimiz, yabancı ülkelerde bulunan ilaçların benzerini Türkiye'de üreterek düşük fiyatla satıyor. Yabancı ilaç üreticilerinin fiyatlarının yüksek olmasının nedeni ise, hammaddeyi ve ilacı bulmak için yaptıkları harcamaları ilaç fiyatı üzerine eklemek zorunda kalmaları.

20 Yıl Süresi Var
İşin temelinde, yeni bir ilaç hammaddesi veya ilaç bulmanın, uzun zaman ve büyük para istemesi. Bir ilaç hammaddesi veya ilaç 7 - 10 yıl gibi uzun bir dönemde, 500 - 800 milyon dolar gibi bir harcamayla piyasaya çıkabiliyor. Piyasaya çıktıktan sonra da ilaç hammaddeleri ve ilaçlar için 20 yıllık bir patent (koruma) süresi var... Bu sürede kimse benzerini üretemiyor. Süre sonunda benzerini üretmek serbest oluyor.

Fakat, araştırma - geliştirmeye dayalı buluşlar yapan ve piyasaya yeni (orijinal) bir ilaç çıkaran ilaç üreticileri günümüzde bu süreyi yetersiz buluyor. Araştırma - geliştirme faturasını 20 yılda fiyata ekleyemediklerini, bu nedenle yeni ilaçlar bulmak için harcama yapamadıklarını söylüyor. Çare olarak da patent süresine 8+2 yıllık bir ‘data exclusivite’ (veri münhasiriyeti-veri imtiyazı) süresi eklenmesini istiyor.

Bu istek ABD'de ve AB ülkelerinde kabul gördü. İlaç hammaddesinde ve ilaçta patent süreleri böylece uzatılmaya başlandı.

Gelelim Türkiye'ye... Bizim kendi imkanlarımızla yeni bir ilaç bulma gücümüz yok. Bizdeki ilaç sanayi, ABD, AB ve Japon ilaç üreticilerinin bulduğu ilaç hammaddelerinin ve de ilaçların ‘benzerini’ üretiyor. Bunlara ‘jenerik ilaç’ (benzer ilaç) deniliyor.

Biz 1994 yılına kadar ilaçta ve hammaddesinde patent hakkı diye bir hak tanımadığımızdan, patent süresine bakmadan her türlü ilaç hammaddesi ile ilacın benzerini kolayca üretebiliyorduk. 1995 yılında ‘Patent Yasası’nı kabul ettik. Geçiş süresi sonunda 1999 yılında yasa yürürlüğe girdi. Bizim ilaç firmalarının 1999 yılından önce patente bağlanmış tüm ilaçları, patent kısıtlamasına bakmadan üretme hakları devam ediyor. 1999 yılından sonra patente bağlanmış ilaçlarda 20 yıllık patent sınırlaması nedeniyle bizim üreticilerimizin bu ilaçların benzerini patent süresi sona ermeden yapmaları imkansız.

Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde 54'üncü hükümet 1997 yılında AB Ortaklık Konseyi'nin bir kararına imza atarak, 2001 yılından itibaren buluşa dayalı orijinal ilaç üreticilerine patent süresinden bağışsız olarak 6 yıllık bir ‘veri münhasiriyeti’ süresi tanımayı kabul etmiş.

Orijinal ilaç üreticisi firmalar şimdi bizim yerli üreticilere, ‘1 Ocak 2001 tarihinden itibaren 20 yıllık patent süresine ek olarak 6 yıllık 'veri münhasiriyeti' süresi uygulamasına uyacaksınız. 1999 yılından sonra benzerini yapmaya başladığınız ilaçların üretimine son vereceksiniz’ diyor.

Halka Dokunuyor
Bizim yerli ilaç üreticileri de diyor ki: ‘20 yıllık patent süresine ek 6 yıllık 'veri münhasiriyeti' 1 Ocak 2005 tarihinden sonra ruhsatı alınacak olan orijinal (yeni bulunacak) ilaçlara uygulansın. Milat 1 Ocak 2005 olsun. Ondan önceki sisteme dokunulmasın. Jenerik (benzeri) hammadde ve ilaçları üretmeye devam edelim.’
Bu tartışmanın sonu Türk halkına dokunuyor. Çünkü ilacın orijinalinin fiyatının üzerine araştırma - geliştirme masraflarının yükü biniyor. Orijinalinin fiyatı bunun için pahalı oluyor. Halbuki aynı formül ile benzerini (jeneriğini) biz üretirsek, biz araştırma - geliştirme harcamaları için ödeme yapmıyoruz. Fiyat daha ucuz oluyor.

Kaynak: www.milliyet.com.tr

 
 
Bu yazı 3020 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
İlaç Devleri, Silah Lobisinden Bile Cömert
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Herşey Eski Haline Dönecek”
İzzet KARACA

kobifinans "Önce Üretimimizi, Sonra Ciromuzu Büyüteceğiz"
Nihat ERKAN
 
kobifinans İlaç Devleri, Silah Lobisinden Bile Cömert
Meral TAMER
 
Ortaklıkla Büyüyen Şirket, Zincir Marketlere Üretim Yapıyor
Nazar Kimya, 1980’de, yaşları 25 ile 28 arasındaki ...

Boya Sektöründe 34 Yıllık Başarı Öyküsü
kobifinans Başarılı aile şirketlerinde iş, hep kurucu kuşağın ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010