Türkiye’nin ve dünyanın en büyük deterjan firmalarına üretim yapan Alkim Kimya yıllık 150 bin ton kapasiteli yeni sodyum sülfat tesisini 2008’de tamamlayacak. Bu yatırım, şirketin cirosunu en az üçte bir oranında artıracak nitelikte…
Sodyum sülfat üreticileri sıralamasında Avrupa’da ikinci, dünyada altıncı sırada olan Alkim Kimya, Türkiye’de neredeyse sektörünün "tek tabancası". Alkim’dan başka büyük üreticisi bulunmayan sodyum sülfat, daha çok deterjan sanayinde kullanılıyor. Bu nedenle üretiminin yüzde 90’ına yakınını büyük deterjan firmalarına yapan Alkim Kimya’ının satış ve pazar/ama sorunu bulunmuyor. Ancak her geçen yıl sodyum sülfat talebi artıyor. Buna karşılık ise Alkim Kimya yeni yatırımlara hazırlanıyor. Kurulduğu günden itibaren hiç zarar etmemesiyle de dikkat çeken Alkim Kimya’yı, şirketin genel müdürü Nihat Erkan ile konuştuk.
Öncelikle şöyle başlayalım; birçok şirket 2008 planları açıklamaya başladı. Alkim Kimya’yı 2008’de neler bekliyor, yeni projeler var mı? 2008’de Ankara Beypazarı-Çayırhan’da yine bir sodyum sülfat tesisi kuruyoruz. Bir taraftan madencilikle bir taraftan da tesisle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Orası çok büyük yer altı maden kaynağı. 190 milyon ton sodyum sülfat rezervi bulunan, Avrupa’nın en büyük sodyum sülfat madeni. Buradaki rezerv çok büyük ve Alkim’in geleceğinin önemli teminatlarından biri. Tabii buna bağlı büyüklükte bir tesis yapıyoruz. İlk etapta buraya yapacağımız harcama 10-15 milyon dolar civarında olacak. 150 bin tonluk bu tesisin tamamı için ne kadarlık bir yatırım yapacağımız şimdilik belli değil, çünkü rakamlar sürekli değişiyor. Ayrıca bu tesisimizin de elektriğini yine kendimiz üreteceğiz. Tesis henüz çalışmaya başlamadı ancak şimdiden 100’ün üstünde insan bu tesis için çalışıyor.
Bu yatırımınız cironuzu nasıl etkileyecek? Şu anda üç entegre tesiste 330 bin ton mamül rafine sodyum sülfat üretiyoruz. Bu tesisimiz ise yıllık 150 bin ton kapasiteli olacak. Buradan ciromuzun ne kadar artacağını hesaplayabilirsiniz? En azından üçte bir oranında ciro artışı sözkonusu ...
Mevcut tesislerinde herhangi bir çalışmanız var mı? Kendi içimizde yatırımlarımız hiç bitmiyor. Afyon-Dazkın’daki engtegre tesislerimize yeni yatırımlar yapıyoruz. Yeni ürün çalışmalarımız var.
Yeni ürün çalışması derken neyi kastediyorsunuz? Sodyum sülfat daha çok deterjan sanayinde kullanılıyor. Yani üretimin yüzde 75’i bu sektörde tüketiliyor. Ayrıca cam sanayinde de yoğun olarak sodyum sülfat kullanılıyor. Ayrıca sodyum sülfat üretimi sırasında tuz da elde ediliyor. Bu tuz, asfaltlarda kullanılan tuz. Tekstil sektöründe de yoğun olarak kullanılan sodyum sülfat için son dönemlerde yeni ve çok önemli bir kullanım alanı daha doğdu. leonit denen, bir tür gübre de sodyum sülfat üretiminden elde edilebiliyor. Biz, de bu konu üzerinde çalışıyoruz. Bununla ilgili fizibilite çalışmalarına başladık.
İstikrarlı bir şirket profiliniz var, düzenli olarak kar açıklıyorsunuz. Bunu neye bağlıyorsunuz? Alkim üretim ve satışını iyi yöneten bir şirket, olumsuz gelişmelere karşı tedbirlerimizi erken alıyoruz. Geçmişten bu yana bu işi iyi yapanlardan biriyiz, kalitemiz ise çok iyi.
Genel müşteri profiliniz nedir? Bizim direkt müşterilerimiz var. Procter & Gamble, Lever, Henkel, Hayat Kimya, Başer Kimya ve Şişecam satıyoruz. Avrupa da sektörümüzde ikinciyiz, dünya da 5 ila 6 arasında gidip geliyoruz. Sodyum sülfat canun olmazsa olmaz hammaddelerinden biri. Bu nedenle Şişecam en büyük müşterilerimizden biri. Yani bizim satışlarımızın ne kadar olacağı yılın ilk ayında belli oluyor.
Kuzey Irak pazarındaki daralma sizi etkileyecek mi? Son yıllarda özellikle Güneydoğu’da çok sayıda deterjan firması kuruldu. Bunlar daha çok Kuzey Irak pazarına satış yapıyorlar ve bu nedenle sodyum sülfat talebinde ciddi artış var. Ancak biz üretimimizin yüzde 90’m az önce adlarını saydığım şirketlere yapıyoruz. O nedenle de Kuzey Irak pazarında ki olası bir daralmadan şirketimizin etkilenmesi söz konusu olmaz.
Yurtdışına açılacak mısınız? Önce yurtiçi piyasaları karşılamak istiyoruz. Zaten anlaşmalarımızı büyük dünya markalarıyla. Bu şirketler bize, kalitemize o kadar güveniyorlar ki, bazen malı göndermeden parasını bize gönderiyorlar. Yurtdışında yatırım yapma konusuna gelince; böyle bir girişimimiz oldu ancak, baktık olmadı biz de vazgeçtik.
Borç durumunuz nedir? Neredeyse borcumuz yok denecek kadar az. Ayrıca bankalara da tek kuruş kredi borcumuz yok. Yatırımlarımızı da öz kaynaklarımızdan yapacağız.
Stratejik ortak girişiminiz vardı, şu anda hangi aşamada? Biz Alkim Kağıt için stratejik ortak arıyoruz. "Kızımız" gerçekten çok güzelleşti. Artık yaptığımız yatırımlarla da zarardan kurtuldu, karlı bir şirket oldu. Ayrıca bu şirketimiz teknik açıdan oldukça iyi. Stratejik ortaklara her zaman açığız, damat olmak için gelenler var, yok diyemem. Bir takım yabancı fonlarla görüşüyoruz, ama stratejik ortaklık dışında bir şey olmaz. Ayrıca bu stratejik ortak bizi teknolojik olarak daha üst seviyelere taşıyacak nitelikte olmalı...
2007 yılsonunda nasıl bir kar açıklayacaksınız? Biz bu yıla kadar hep iyi kar açıklayan şirketlerinden biriyiz. Sanırım bu istikrarımızı sürdüreceğiz.
Temettü politikanızda değişiklik olacak mı? Hayır, biz ona çok dikkat ediyoruz, genel kurulumuzun hemen ardından kar paylarını dağıtıyoruz.
Alkim hisselerinin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Alkim gerçekten çok iyi şirket. Ancak halka açıklık oranı düşük. Ayrıca hisse senetlerimizi yatırımcılar genellikle yastık altında tutuyorlar.
Halka açıklık oranını artırmayı düşünüyor musunuz? Biz kurumsal yapımızı güçlendirmek için en alt seviyeden halka açıldık. Yakın zamanda bu oranı yükseltmeyi düşünmüyoruz. Ancak kurumsal yönetim endeksine girmeyi planlıyoruz.
Kaynak: TekBorsa Dergisi
|