Teknolojideki olağanüstü gelişmeler ve artan küreselleşme eğilimi telekomünikasyon sektörünü klasik kalıpların dışına iterek köklü bir geçiş sürecini başlattı. Bu süreç içerisinde sektörün tekelci yapısı yerini özelleştirme, liberalizasyon ve konsolidasyon hareketlerine bıraktı.
İlerleyen teknoloji ve artan rekabet koşullarının ulusal telekom işletmecilerini sektör dinamikleri dışına itmesiyle başlayan özelleştirme akımı, bugün Türkiye’de büyük önem kazandı. Bu süreç içerisinde sektör, hem küreselleşme adı altında büyük işletmecilerin kendi ülke sınırlarının dışına çıkarak daha geniş bir yayılma politikası izlemelerine, hem de daha küçük çaplı yeni işletmelerin belirli hizmetlere yoğunlaşarak piyasaya girmelerine tanık oldu.
Sektördeki dinamik gelişmeler, kendini teknolojik alanda da hissettirdi, işletmeciler çağın gelişen ihtiyaçlarına ayak uydurabilmek için yeni hizmetler üretmeye başladı. Telekom işletmecileri dünya pazarındaki paylarını büyütebilmek (alan ve ölçek olarak) ve altyapıyı tek elden yönetebilmek amacıyla konsalidasyona (birleşme ve satın almalara) yöneliyor. Telekom sektöründeki şirket satın alma ve birleşmelerinin eğilimini belirleyen ana faktör, şirketlerin stratejik planları doğrultusunda kendileri için çizdikleri yayılma politikaları oluyor.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.
|