KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   04 Aralık 2008, Perşembe
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Yeni Elektronik Haberleşme Yasasında Rekabet Sorun
Telekominikasyon Kurumu (TK), 1502 kanunla kurulmuş bir yapı ve görevi telekom sektörünün iktisadi ve teknik düzenlemelerini yapmak, mesela frekans tahsisi, tavan ya da taban fiyat belirlemeleri yapmak olarak özetlenebilir. Tabi bunlar sektörde rekabetçi bir pazarın oluşması, bu pazarda rekabetin tesisi, geliştirilmesi anlamına geliyor.

RK ise, mevcut pazarda şu 3 görevi üstleniyor; Yatay ve dikey anlaşmaların kontrolü, Hakim Gücün neler yaptığının kontrolü ve Birleşme ve Devredilmelerde kontrol.

Son olarak da Türkiye’de var olan telekom piyasalarını bir hatırlayalım. GSM, ISS, yeni kurulmakta olan UMTH bu pazarların çeşitli segmentleri. Bunlardan bazıları mesela GSM
sektörü açık. Bazıları ise, mesela altyapının işletilmesi gibi doğal tekel durumunda sürüyor. Düzenlemeye tabi olması da zorunlu.

Yeni Kanun Rekabet İçin Ne Getiriyor?
TK ve ülkenin sorumluluğu, yeni çağın en güçlü sektörü olan Telekomünikasyon sektörünü 1924’den kalma kalıplardan kurtararak, AB uyum sürecine de uygun bir şekilde geliştirmek. Ancak kanunla ilgili tartışmalarda rekabete değin konular birbirine karışmış gözüküyor. Bir yandan "hakim durum analizi"nden bahsedilirken, diğer yanda eşik değeri (hakim olmak için pazarın yüzde 40’ına sahip olmak gibi) zorunluluğu getiriliyor. Bu ikisi birbirine karşıt konular. Ya hakim durumu analizi yapılır, ya da eşik konur. İkisinin birden
olması birbirine ters.

Yüzde 40’lık eşik de başka bir sorun. Çünkü ancak 2 firmanın hakim olma durumu söz konusu. Bu da pazarın durumunu zorlaştıracak bir başka husus.

Öte yandan TK bugüne kadar gösterdiği performans ile sektörü mutlu etmeyi başaramadı. ISS ve UMTH sektörlerinde hakim gücün uzantısında ya da ona karşı çıkmayarak, ya da koyduğu kuralların uygulanamamasını kabul ederek geldi. Bu açıdan sektörün güvenini kazanmaktan henüz uzak.

Sektör Incobiz tarafından yapılan araştırmaya göre Türk Telekom’un özelleşmesi ve TK’nın son dönemde yayınladığı bazı düzenlemeler uzantısında olaya "olumlu gözle bakmak istiyor" ama şu ana kadar henüz dediğimiz tarzda sektörün yapısını destekleyen yaklaşımların ağırlıkları hissedilmedi. Aksine ISS ve UMTH firmaları hala bitkisel hayatta.

Aslında son Telsim alımı sonrası meydana gelen duruma bakarsanız. 2005 başında 3 dev telekom şirketi olan Türk sermayesinin bugün elinde 2 şirketin azınlık hisseleri dışında bir şey yok. Bunun önemli bir nedeni hükümetler ve bürokrasi ise, diğer bir önemli nedeni de kurulalı 5 yıl olmasına karşın telekom alanında bağımsızca karar almaktan uzak ve telekom alanında özellikle yerli sermayeyi geliştirmek anlamında ortaya strateji anlamında pek de varlık koyamamış olan TK’da.

AB’de Durum Nasıl?
Bu nedenle "sektörel rekabet" konularının ayrı bir yapıda ve genel olarak değerlendirilmesi daha uygun olur düşüncesindeyim. En azından karşılıklı kontrol
amacıyla. Zaten Amerika’yı yeniden keşfetmenin ya da AB tarama sürecine aykırı olarak vakit kaybetmenin, 2 sene sonra geri adım atmanın da anlamı yok.

AB’ye bakarsanız, hiçbir ülkede rekabetle ilgilenen bir Telekomünikasyon düzenleyicisi yok. Bir tek İngiltere buna istisna ama oradaki Rekabet Kurumu da zaten kurullar üstü bir üst kurul. Yani İngiliz telekom düzenleyicisinin ve diğer kurulların üstünde yer alan, kurulların çeşitli düzenlemelerde akıl sordukları ya da birlikte çalıştıkları, firmaların ise bu kurulların aldıkları kararları temyiz edebildikleri bir üst mekanizma görünümünde.

Dolayısıyla bugün bu kanuna "telekomünikasyon sektöründe TK rekabet ihlali inceler" şeklinde bir madde konulması, 1-2 yıl içinde AB tarama sürecinden geri dönecektir. 

Kaynak: turk.internet.com/Serdar Güçlü
 
 
Bu yazı 776 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

 
  Üyelik Girişi
BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik