Alternatif telekom operatörlerinin en büyüğü olan Koç.net’in Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca ile sektörü ve önümüzdeki dönemde yaşanacakları konuştuk.
Telekom pazarının büyüklüğü ne kadar? Halka açık şirket sayısı çok az olduğu için, sağlam verilere ulaşmak zor. Ama 15 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu rakamın içine telefon, GSM, internet, hepsi giriyor. ADSL’de dahil olmak üzere, yalnızca sabit hat pazarının büyüklüğü ise yaklaşık 8 milyar TL.
Alternatif telekom pazarında durum nedir? 2008’de, bizimde içinde bulunduğumuz alternatif telekom pazarının büyüklüğü 400-450 milyon TL idi.
Krizin alternatif telekom pazarına bir etkisi oluyor mu? Bizim burada şöyle bir avantajımız var: Biz alternatif hizmet sunuyoruz. Alternatif olduğunuzda, en önemli konulardan biri de fiyat. Dolayısıyla bu tip kriz ortamlarında, bizim gibi şirketlerin önemi biraz daha artıyor. Ekonomi çok iyi olduğunda, yaptığımız indirim oranı çok da önemli olmayabiliyor. Kriz ortamı bize bu anlamda bir avantaj sağlıyor çünkü fiyat avantajımız var.
Alternatif telekom pazarının, şehir içi görüşmelere açılması ne avantaj sağlayacak? Bu pazarın büyümesi açısından çok önemli. Siz şirket de olsanız şahıs da olsanız, konuşmaların yüzde 65-70’i şehir içi telefon görüşmelerinden oluşur. Alternatif telekom sektörü ilk başladığı zaman, 1-2 yılda geçiş sürecinin tamamlanacağı düşünülüyordu. Ama süre çok uzadı. Biz lisansları 2004’de aldık, şehirlerarası ve milletlerarası hizmet vermeye başladık. 5’inci yılda da şehir içi operatör hizmeti vermeye başlamış olacağız.
Bir de şöyle bir avantaj sağlayacak: Bu hizmet çok iyi anlatılamadığı zaman, müşteri çok daha fazla indirim bekliyor. Biz şehirlerarası, milletlerarası ve GSM’e yönelik konuşmalarda büyük bir indirim yapıyoruz ancak bu toplam faturaya fazla etki edemiyor. Çünkü oradaki ağırlık zaten şehir içinde. Bundan sonraki aşama, hem tüketici hem de alternatif telekom şirketleri açısından iyi bir süreç olacak. Pazar ne kadar büyüyecek? Oldukça büyüyeceğini öngörüyorum. Daha geniş kitlelere indirimi gösterebilir hale geleceğiz. Kullanıcı sayısı artacak. Dünyada serbestleşme olmuş tüm ülkelerde, ana operatörlerin pazar payı yüzde 50-60 civarında. Türkiye’de ise bu oran halen yüzde 5’lerde. Bizim tahminimiz, 2009’da bu rakamın yüzde 8,5 olması.
Kriz telekom sektörünü nasıl etkiledi? Bizim 2 ana ürün gamımız var, kurumsal ve bireysel. Kurumsal tarafta, şirketlerin projeleri ertelendi ve daha durağan bir son çeyrek geçti. Düşüş de olmadı artış da... Bireysel tarafta da benzeri bir hareket var. Krizin ilk döneminde, müşteriler biraz daha çekimserdi ama 2008 Kasım ve Aralık ayında, krize dair çok hızlı kesilen bir iş görmedik.
Zaten telefon ve internet gibi harcamalar, temel ihtiyaç haline geldi. Bu tür kriz dönemlerinde, kurumlara bütçesel bir baskı oluyor ama diğer taraftan şirketler ’Nereden daha fazla tasarruf edebilirim?’ diye beklettikleri otomasyon projelerini de gündeme alabiliyor. Bu da bizi olumlu etkiliyor. Dolayısıyla biz krizlerden daha yumuşak çıkma şansına sahip oluyoruz. Bütçeler daralsa da, talep artışı ile birlikte bir dengelenme sağlanıyor.
Tüketici kriz nedeniyle internetten vazgeçer mi? İnternette temel bir ihtiyaç artık. İnsanlar yeni bir yere taşınınca önce telefonu, elektriği bağlatır. Artık internet de bunların arasına girmeye başladı. Dolayısıyla insanların ilk kestiği şey internet olmuyor. İşinizi kaybetseniz de, iş aramak için yine internete ihtiyacınız var. Bankacılık işlemlerini, yatırım işlemlerini hep internet üzerinden yapıyoruz. E-devlet tarafı da geliştikçe, bu daha çok artacak.
Sizin şirket olarak hedefiniz nedir? Bizim pazar payı hedefimiz, alternatif telekom operatörleri içinde yüzde 35’e ulaşmak. Pazarda bir tane yüzde 30’larda, 2 tane de yüzde 25’lerde oyuncu olur diye tahmin ediyoruz. 3-4 oyuncu alternatif telekom pazarına hakim olacak.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Hürriyet Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.hurriyet.com.tr
|