KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Teknoloji Hukuk’un Farkında Mı?


İlhan SUNGUR
Referans Gazetesi Yazarı
Cep telefonunuzun birden görüşmelere kapatıldığını fark ediyorsunuz.  Araştırma yaptığınızda cep telefonunuzun IMEI (Uluslararası taşınabilir cihaz kimliği) numarası olarak bilinen elektronik kimlik numarasının kopyalanmış olduğunu, bu nedenle de bu numarayı taşıyan telefonların görüşmelere kapatıldığını öğreniyorsunuz. Konunun tarihçesini hatırlayalım.

Cep telefonları kapkaççıların hedefi haline gelmişti. Büyük şehirlerde elinizdeki telefonu bile kapıp gidiyorlardı. Doğal olarak da ikinci el telefon pazarında ucuz fiyatlarla el değiştiriyorlardı. Olay giderek kamuoyu gündeminin üst sıralarına yerleşti ve kamu otoriteleri göreve davet edildi. Çalınan telefonların kullanılamaz hale getirilmesi cep telefonu hırsızlığına çözüm olarak sunuldu. Gerçekten de ikinci elde satış olanağı yoksa, o malın çalınmasının bir anlamı da olmazdı.

Bu fikir kabul gördü ve 2.7.2005 tarihli 5392 sayılı Kanun’la tüm telefon cihazlarının IMEI numaralarının kayıt altına alınması, görüşmeler sırasında bu numaraların kontrol edilmesi, kayıp çalıntı ihbarı yapılan telefon cihazlarının bu veri tabanında görüşmeye yasaklanması sistemi getirildi.

Türkiye Gerçekleri
Son derece mantıklı ve doğru bir çözüm bulunmuştu. Ama Türkiye gerçekleri burada da hemen ortaya çıktı. Pek çok telefon kayıt dışıydı. Bunların kayıt altına alınması için ayrı bir süreç başlatıldı.

Sorunlar bu şekilde de bitmedi. Aynı IMEI numarasını kullanan birden çok cihaz olduğu ortaya çıktı. Bu kez faturalı ve gerçek numara sahibi kişilerin telefonlarının açık tutulup bu telefonun numarasını kullanan korsan telefon cihazının görüşmeye kapatılması sorununa çözüm bulunması gerekti. Bu noktada uygulanan çözüm ilginçtir: Telefonların ayrımı yapılamadığından IMEI numarası tümden görüşmeye kapatılıyor. Yeni aldığı telefonun faturası elinde olduğu halde, vatandaşın telefonu görüşmeye kapatılıveriyor. Namuslu vatandaşa hırsızla aynı ceza uygulanıyor. Hakkını arayan vatandaşa da, “Kimliğini, faturanı getir, gerçek hak sahibi olduğunu ispat et, senin cihazını bize bildireceğin bir numara için açalım” deniyor.

Böyle bir hukuk anlayışı olmasa gerek. Bildiğimiz kadarıyla suç ve ceza kişiseldir. Vatandaşın telefonunun kapatılması, bir cezadır. Ceza hukuku mantığı içerisinde düşünülmeyi hak eder. Masum vatandaşın telefonunun görüşmeye kapatılması (bir anlamda müsadere edilmesi), peşinen mahkum edilen vatandaşın suçsuzluğunu ispata davet edilmesinden başka bir anlam taşır mı?

Masum Vatandaşın Hali
Ceza hukukunda önemli bir ilke hatırlarım: “Bir kişiyi dahi suçsuz yere mahkum etmektense, bırakın bin suçlu serbest kalsın.” Bu prensip, haksız mahkumiyetlerin yaratacağı toplumsal tahribatın önemini vurgular.

Cep telefonlarına uygulanan bu kısmi müsadere, masum vatandaşa uygulanan bir müeyyidedir. Böyle bir uygulama hukuka uygun düşüyorsa, plakası veya motor numarası taklit edilmiş bir aracın tespiti halinde, o numaraların gerçek sahibi olan aracın da trafikten men edilmesini gerektirir. Böyle bir uygulama niye yok acaba? Örneği biraz daha abartırsak, vatandaşlık kimlik numarası başka bir yerde sahtecilikle kullanılan bir kişinin kimliğine el konması, kimliğinin iptal edilmesi de düşünülebilir.

Teknolojinin bazı uygulamalara olanak sağlaması, o uygulamanın hemen yürürlüğe konabileceği anlamına gelmiyor maalesef. Öncelikle o uygulamanın hukuka uygunluğu ve kişilerin temel hak ve özgürlükleri açısından irdelenip, kişisel hakları çiğneyip çiğnemediğine karar verdikten sonra uygulamaya konması gereklidir. Aynı IMEI numarasını kullanan başka bir cep telefonunun kullanımda olması, o numaranın gerçek sahibine bir zarar vermemektedir. Kamu otoritesi bu konuda bir yasaya aykırılık saptadıysa, usulsüz kullanılan telefonu takibe alarak müsadere etmeye çalışmalı, gerçek hak sahibini taciz etmemelidir. Bu noktada önemli olan, herhangi bir IMEI numarasının gerçek hak sahibinin, bu numaranın görüşmelere kapatılması talebinin vaki olup olmamasıdır. Asıl olan böyle bir talep üzerine bu numaralara bloke konması, kullanıma kapatılmasıdır. İstenen önlem budur.

Yasa Maddesi Ne Diyor?
Yasanın 25/d maddesi de bu amacı vurgulamaktadır: “Madde 25/d - Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlar için Kurum, bilgi ve ihbar merkezi kurar veya kurdurur. Kurum sistemine kayıtlı olan elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan, yağmalanan, kaybeden veya her ne suretle olursa olsun rızası dışında elinden çıkan kişiler öncelikle cihazının elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesi için Kurumun bilgi ve ihbar merkezine başvurur. Kurum, şüpheliye isnat edilen suça ilişkin bilgi elde ettiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir.”

Gerçek hak sahibinin başvurusu olmadan cihazının görüşmeye kapatılması, temel haklara uygun düşmüyor. Bir fiil nedeniyle kusurlu ve kusursuz iki kişinin aynı anda cezalandırılması da ceza hukuku prensipleri ile uyuşmuyor. Teknolojinin insanlığa hizmet etmesi, hukuka uygun kullanılmasına, temel hak ve özgürlüklere zarar vermemesi şartına bağlıdır. Bu en temel kurallara uyulmadığında, teknoloji insan hak ve özgürlüklerinin baş düşmanı haline gelebilir. Yapılan uygulamalar kanuna dayansa bile. Bu durumlarda anayasa yargısı göreve davet edilmek zorundadır.

Konunun bu yönlerden tekrar ele alınması, telefonların görüşmeye kapatılmasının hak sahibinin inisiyatifine bırakılması şeklinde yeniden düzenlenmesi, hakkaniyete daha uygun düşecektir.

Kaynak: Referans Gazetesi

 
 
Bu yazı 1723 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
3G Neden Önemli?
İletişim Vergilerinde İndirim
Kalkınma, Telekomünikasyon Sektörü, Rekabet Ve Geçiş Hakları
50 Bin Abone "Tatlıya Bağlandı", Telekom 10 Milyon YTL Kazandı
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Kimse İnternetinden Vazgeçmiyor”
Mehmet Ali AKARCA

kobifinans “Telekomünikasyon Sektörünün Geleceği Yakınsamada”
Erem DEMİRCAN
 
kobifinans 3G Neden Önemli?
Musa SAVAŞ

kobifinans İletişim Vergilerinde İndirim
Hakan ÜZELTÜRK
 
Bisiklet Tamircisiydi, Telekom Devi Oldu
kobifinans Sunil Bharti Mittal, 1976'da küçük bir atölyede bisiklet ...

Karel, Amerika Pazarına Giriyor
Üç kardeşin bir apartman dairesinde kurduğu şirket dünya ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010