Geçen hafta Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği tarafından Sapanca’da düzenlenen "Elektronik Haberleşme Kanunu ve Ötesi" konulu toplantıda Ulaştırma Bakanı, iletişimde yüzde 60’a yaklaşan oranda vergi olduğuna işaret ederek, bu konuda çalışma yaptıklarını, Maliye’nin buna sıcak baktığını ve öncelikle internet üzerindeki özel iletişim vergisinin kaldırılacağını açıkladı.
Bu olumlu bir gelişme. Her ne kadar bu tür indirim ve vergilerin kaldırılacağı haberleri sık sık medyada yer almaktaysa da Maliye Bakanlığı’nın kaldırılan bir vergi dolayısıyla oluşan vergi kaybını göze alamayışı sebebiyle konu bugünlere kadar gelmiştir. İletişim konusundaki potansiyeliyle Türkiye pazarının vergi idareleri için oldukça cazip olduğunu da eklemek gerekmektedir. Yapılan açıklamada yer alan önemli bir husus vergi kaybı konusundadır. Yıllardır söylenen ve kurumlar vergisi bakımından da ortaya çıkan vergilerde indirimlerin bir kayıp değil, sürümden dolayı kazanç olarak döneceği hususu bu kez bir başka bakanlık tarafından ileri sürülmüştür. Bakan, Maliye Bakanlığı’nın bu konudaki olumsuz tavrı değişmediği takdirde mevcut sürecin olumlu işleyeceğini belirtmektedir.
Daha önceleri de çeşitli kereler gündeme gelen ve hatta başbakan tarafından da ifade edilen indirim gerçekleşmediğinden son dakikaya kadar beklemek ve özellikle indirimin miktarını görmek gerekmektedir. Zira bilindiği gibi ülkemiz kanun yapma tekniği bakımından da özel bir durum geliştirmekte ve önergeler yoluyla ciddi değişiklikler yaparak kanunların zaman zaman zaten hassas konumdaki insicamının bozulmasına sebebiyet vermektedir.
Geçici olarak konulup sürekli hale gelen vergilerden olan iletişim vergileri 23 milyar dolarlık sektörün önündeki en büyük engeldir. Sabit abone sayısının 18.1 milyon olmasına karşılık mobil abone sayısı 63,6 milyona ulaşmıştır. Şu andaki plana göre TTNet hariç olmak üzere diğer internet servis sağlayıcılara al-sat ve veri akış erişiminde yüzde 2,6 ile 3,8 oranında bir indirim yapılacağı, oranların düşük olmasına rağmen bunun başlangıç oluşturulacağı belirtilmektedir. Bu kapsamda 29,90 YTL olan aylık ADSL ücretinin de 15,99 YTL’ye ineceği ifade edilmektedir.
Dünya rekorlarının Türkiye’de olduğu bu alanda özellikle cep telefonlarının hayatımıza yoğun bir şekilde girmesiyle vergiler çok daha önemli bir hale gelmiştir. Özellikle özel iletişim vergisinin yüksekliği ülkemizi rekorlarda bu alanda diğer ülkelerin önüne geçirmektedir. Ayrıca alınan KDV rekorlarımızı pekiştirmektedir. Burada bazı lüks tüketim maddelerinde KDV oranı sıfır iken iletişimdeki bu vergi yükü doğal olarak tepki çekmektedir.
Sadece özel iletişim ve katma değer vergisi değil bunların yanında alınan diğer vergi ve mali yükümlülükler mükellefleri konuşma bedelinin çok üzerinde vergi ödemeye zorlamaktadır. Gelişmekte olan ülkeleri esas aldığımızda bu ülkelerin ortalamasının yaklaşık dört katı vergi ödeyen mükelleflerimiz herhalde dünyanın en özverili mükellefleridir. Bir boyutuyla mevcut vergilerin Anayasa’ya aykırı olması da söz konusu olabilmektedir. Zira, haberleşme, Anayasa’da güvence altına alınmış temel haklardan olup kısıtlanamaz. Yüzde 60 vergi oranıyla haberleşme hürriyeti üzerinde ilave bir kısıtlama gerçekleştirilmektedir.
Bütün bunların yanında vergi üzerinden vergi almak geleneğinin de sona erdirilmesi gerekmektedir. Sadece iletişim alanında değil, akaryakıt alanında da benzer durum söz konusudur. Bu kapsamda özel iletişim vergileri yanında özel tüketim vergisinin de bütün yönleriyle gözden geçirilmesinde fayda vardır. Bu konuda vergicilik alanında vergi oranlarının düşmesinin toplam vergi gelirlerine olumlu katkıda bulunacağı bilinmektedir. Bu sonuç yapılacak çalışmalarla da ortaya konulmalı ve vergi indirimleriyle şu anda ülkemizdeki vergi gariplikleri ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için şu anda gündemde olan iletişim alanında makul bir indirim oranı gerekmektedir.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|