Son yıllarda kırmızı et sektöründe meydana gelen fiyat artışıyla stratejik bir önem kazanan beyaz et sektöründe yeni yatırımlar için birbiri ardına çalışmalar yapılıyor. Bir yandan iç pazarda artan et fiyatları karşısında alternatif protein aracı olarak görülen beyaz ette tüketim hızla artarken, bir yandan da komşu ülkelere yapılan ihracatta gösterilen başarı, sektörde kapasite artışını sağlayacak yatırımların da gündeme gelmesini sağladı. Bu noktada yeni kesimhane veya mevcut kesimhanelerde kapasite artışına giden firma sahipleri, aynı zamanda damızlık kümes ve yem fabrikaları konusunda yatırım atağına geçti.
Türkiye beyaz et sektörünün iç pazarda artan tüketim ve her geçen gün yükselen ihracatı karşısından önümüzdeki iki yıl içinde yeni yatırımları hayata geçirmesinin şart olduğunu vurgulayan sektör temsilcileri, söz konusu yatırımların ardından tüketicinin ihtiyaç duyacağı protein ihtiyacının sektör tarafından garanti altına alınacağını savunuyor. Buna ilave olarak, 2009 yılında sürekli artan kırmızı et fiyatlarına rağmen piliç eti fiyatlarının makul seviyelerde kalmasını kendileri için bir avantaj olarak gören sektör temsilcileri, yem hammaddesindeki dışa bağımlılığın azaltılması ve piliç eti ihracatında verilen ton başı desteklerin artmasıyla sektörü parlak bir geleceğin beklediğini vurguluyor.
Beyaz Et Sanayicileri Damızlıkçılar Birliği’nden (BESD-BİR) edinilen bilgilere göre, Türkiye kanatlı eti sektörü 2009 yılında yüzde 6.6 büyüyerek, 1 milyon 345.000 ton üretim yaptı. Üretiminin 1 milyon 250.000 tonunu piliç eti, 35.000 tonunu hindi eti ve 60.000 tonunu da tavuk ve diğer kanatlı etleri oluşturdu. Sektörün son 20 yıllık gelişimine bakıldığında ise üretim 2009 yılı itibariyle 1990 yılına göre 6.2 kat artarken, kişi başına tüketimde yılda 3.8 kilogramdan 17.4 kilograma çıktı. Sektör temsilcileri sözü edilen dönemde nüfusun 16 milyon arttığını buna karşın kişi başına tüketimin 4.6 kat artış gösterdi. Yine 2009 yılında toplam kanatlı eti ihracatı 2008’e oranla yüzde 44 arttı. Sektör, 2009 yılında 115.000 ton kanatlı eti ve sakatatı ihracatı yaparak, yaklaşık 153 milyon dolar gelir elde etti. Bu dönemde Türkiye yurtdışına 81.6.000 ton tavuk eti, 32.5.000 ton tavuk ayağı, 953 ton da hindi eti ihracatı gerçekleştirildi. Tavuk eti ihracatından 121 milyon, tavuk ayağından 30 milyon, hindi etinden ise 1 milyon dolar gelir sağlandı. BESD-Bir verilerine göre sektörde yaklaşık 11.000 350 adet etlik piliç kümesi mevcut. Kanatlı eti ve ticari yumurta üretimiyle sektörde yaklaşık 500.000 kişinin istihdam edildiğinin altını çizen BESD-BİR temsilcileri, sadece kanatlı eti sektörünün yıllık cirosunun 3.5 milyar dolar olduğuna vurgu yapıyor.
İhracatın Lideri Irak Pazarı BESD-BİR’in Ege İhracatçı Birlikleri’nden aldığı verilere göre ise 2010 yılının ilk yarısında toplam kanatlı eti ihracatı miktarda yüzde 11, değerde de yaklaşık yüzde 30 arttı. Bu dönemde toplam kanatlı eti ve sakatatının değeri 86.5 milyon dolara ulaştı. Bu rakam 2009 yılının aynı dönemi için 66.6 milyon dolardı. Tavuk eti ve sakatat miktarında 2009 yılına göre yüzde 6.1, değerde ise yüzde 22.7 artış kaydedildi. Tavuk ayağı toplam miktarı da yüzde 32.2, ihracat toplam değeri de yüzde 73.9 arttı. Buna karşın hindi eti ihracatı ise miktarda yüzde 36.1, değerde de yüzde 55.8 azalma kaydetti. BESD-BİR temsilcileri yurtiçinde önemi artan sektörün artık yurtdışı pazarlarda da hissedilir oranlarda sıçrama yaptığına dikkat çekiyor. Sektörün şu anda en çok ihracatı Irak pazarına yaptığını vurgulayan birlik temsilcileri, bunu sırasıyla Azerbaycan, Tacikistan, Bosna Hersek ve Özbekistan’ın takip ettiğini aktarıyor. Ayrıca sektörün Uzakdoğu ülkelerine de tavukayağı ihraç ettiğini anlatan birlik temsilcileri Vietnam, Çin ve Hong Kong’un bu alanda Türkiye’nin önemli pazarları arasında yer aldığına değiniyor. İhraç pazarlarında sektörün hedeflerini belirleyen birlik temsilcileri Ortadoğu ve yakın çevrede bulunan ve büyük miktarlarda kanatlı eti ithalatı yapan ülkeleri pazara ekleme hedefinde. Bu noktada Rusya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Ürdün, Lübnan, Yemen, Mısır, Kuzey Afrika ülkelerini hedef pazarları arasında gören firmalar, resmi kanallar ve heyet ziyaretleriyle sözü edilen pazarlara girme hedefinde.
Beyaz et sektörünün sorunları noktasında değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcileri, Türkiye kanatlı eti sektöründe ihracata verilen teşviklerin yetersiz olmasını eleştiriyor.
Bu konuda sektörün rekabet ettiği ülkelerde ihracata ton başına verilen desteklerin yüksekliğine dikkat çeken sektör temsilcileri, ABD’nin piliç etinin tonuna 600 dolar, AB’nin ise ton başına 300-550 Euro arasında ihracat teşvik pirimi verdiğin, Türkiye’de ise bu oranın 26 dolarda kaldığını vurguluyor. Bununla birlikte yem hammaddelerinde önemli bir yer tutan soya küspesi vesoya fasülyesinde sektörün tamamen dışa bağımlı olması sektör temsilcilerinin üzerinde durduğu konular arasında. Ayrıca firma sahipleri kümes yatırımları konusunda 31 ilde tarım arazilerinin sadece yüzde 5’lik kısmını kullanmalarının yatırımları küçülttüğü kanaatinde.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için derlenmiştir.
www.kobiden.com
|