KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   04 Aralık 2008, Perşembe
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

"Beş Yılda Dört İşyeri Değiştireni İşe Almam"
Ümran BEBA
Pepsico International Doğu Akdeniz İş Birimi Genel Müdürü

Pepsico International Doğu Akdeniz İş Birimi Genel Müdürü Ümran Beba, Robert Kolej’de, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde ve yine aynı üniversitenin işletme lisansüstünde eğitim almış. Tezi, ’pazarlama ve tüketici davranışları’ konusundaymış. İlk işine Barem Pazar Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde başlamış. 1988 yılında Başer-Colgate firmasına marka müdürü olarak girmiş. Burada 6,5 yıl değişik pazarlama pozisyonlarında çalışmış. 1994 yılında pazarlama direktörü pozisyonundayken ayrılıp Frito Lay’e katılmış. Frito Lay Türkiye bünyesinde pazarlama direktörlüğü, insan kaynakları direktörlüğü, satış/pazarlama direktörlüğü yapmış.

2001 yılında genel müdür pozisyonuna atanmış. Genel müdür olarak üç yıl çalıştıktan sonra 2004’te şu anki görevi PepsiCo International Doğu Akdeniz İş Birimi Genel Müdürlüğü’ne terfi etmiş. 2006 yılının başından bu yana Ümran Beba, Ortadoğu, Afrika bölgesindeki Kadın Yönetici Geliştirme programının liderliğini de yapıyor. Ümran Beba, TÜSİAD ve YASED üyesi.

Ümran Beba kariyeri boyunca başarılı olmuş bir işkadını. Acaba dışarıdan bakınca bu kadar güçlü görünen bir kişilik kendisini nasıl tanımlıyor?
Yıllar içinde insanlar değişiyor. Özünüz değişmese de aslında tecrübelerle giderek pişiyorsunuz. Açık ilişki kurmayı seven ve buna değer veren biriyim. Takım üyelerinin işe katkılarının olması için çabalarım. İçimde sonuçlara ulaşmak için bir tutku var. Yaptığım işi mutlaka sevmem ve ulaşacağım hedefi net bir şekilde belirleyip, buna koşmam lazım. Koşarken de açık, dürüst bir ilişki kurmam gerekir diye düşünürüm. Mesela en son otantik liderlikle ilgili bir konferansa katılmıştım. Otantik liderliği ve kendimi anlamaya çalıştım. Beş tane çok önemli unsur öne çıkmıştı. Birincisi tutku, ikincisi sonuçlara ulaşmak için içinizden gelen ateş, üçüncüsü açık ilişkiler, güven oluşturmak ve destek alma, destek verme. Üst yönetimdekiler sorunları kendi başına çözmek ve dışarıdan destek almamak hissiyatına kapılabiliyorlar. Bunu çok doğru bulmuyorum. Yeri geldiğinde desteği çalışanlarımızdan, iş arkadaşlarımızdan veya üstlerimizden isteyebilmeliyiz. Ben ilişkilerine güvenle başlayanlardanım. Puanı baştan verir ve verilen sözlerin tutulmasını önemserim. Bazılarının ’yaparız, ederiz, tamam efendim’ dedikten sonra iyi iş çıkarmaması bende ciddi bir hayal kırıklığına yol açar.

Özellikle kadın yöneticilerin artması için çaba göstermişsiniz...
Evet, bu konu bizim açımızdan çok önemli. Şimdilerde kadın yönetici oranı yüzde 50’ye vardı. Bilindiği üzere evdeki satın alma kararında kadınların oranı yüzde 80. Bu Amerika’da böyle. Türkiye’de de oranın benzer olduğunu sanıyorum. Kadın kendisi için satın almasa bile bizim kategorimizdeki ürünlerde çocuğunu yönlendiriyor, yani kadın ya alıcı ya etkileyici konumda. Bu nedenle bizim işimizde kadınların temsil edilmemesi düşünülemez.

Bağlı olduğum bölge Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya’da kadın yönetici oranının artmasına doğrudan katkıda bulunuyorum. Arabistan, Mısır, Pakistan ve Hindistan da bu bölgenin içinde. 2006’nın başında kadın yöneticiler için bir proje başlattık ve ihtiyaçlarını anlamaya çalıştık. Doğal olarak iş ve özel hayat dengesi gibi özel bir konuyu da gündeme getirdik. Özel hayat dengesi çok ön plana çıktı. Kültür ön plana çıktı. Ancak bu konuların hiçbirisi kadın özelinde konular da değildi. Sonradan geliştirdiğimiz tüm politikaları hem kadın hem de erkeklere uyguladık. Mesela esnek çalışma saatleri koyup da sadece kadınlar için demedik, dememeliyiz de! Yarı zamanlı çalışma konusunu gündeme getirdik. PepsiCo’nun benim de içinde bulunduğum bölgenin başkanı Saad Abdüllatif ve şu anda 91 ülkede projemiz hayata geçmiş durumda. Bütün ofislerimizde esnek saatler, yarı zamanlı çalışma uygulaması var.

Ayrıca ’telafi izni’ var. Diyelim ki bir hafta sonu seyahat ettiniz, çalışmanız gerekti bunu hafta içi izni olarak kullanabiliyorsunuz. Şu anda test etmekte olduğumuz evden çalışma veya uzaktan erişimli çalışma modelleri de var. Bütün bu uygulamalar için Türkiye pilot ofis seçildi ve süreci başlattık. Yaklaşık 50 kadın yöneticimiz var ve onlarla yılda bir kere bir araya geliyor, adına yüklenen iş, ev ve aile sorumluluğunu nasıl yöneteceğimizi konuşuyoruz. Başarılı kadın çalışanlarımızın sorumluluklarının zorlaması nedeniyle bırakıp gitmemesi için doğum izni sonrası yarı zamanlı çalışabilir kılıyoruz.

Ümran Beba hedef odaklı olduğunu söylemişti. Öyle de yürüyor. Nasıl bir ortamda büyüdü ve kimlerden ya da en çok kimden etkilendi?
Hedef odaklı olmak özelliğimi annemden almışım. Babam devlet memuruydu. Mütevazı bir hayatımız vardı. Babam kızlarına güvenen ve güven telkin eden biri, annem de, ’İstersen daha iyisini yaparsın’ diyen ve düşünen biriydi. Ben Aydın doğumluyum. Ankara’da ortaokulda okurken din dersi hocamız bana Robert Kolej’in lise hazırlık sınavının olduğunu söyledi. Sınava girme konusunda beni yönlendirdi. Şimdi düşünüyorum da gerçekten vizyon sahibi bir öğretmenmiş. Kendisine teşekkür ediyorum.

Keşke mühendis olmak yerine farklı bir kariyer seçseydim dediğiniz oldu mu?
İçimde sanatsal bir yan olduğunu söyleyebilirim ve resimle uğraşmayı keyifli buluyorum. Okul dönemlerimde de folklor oynadım. Üniversitede okurken konservatuar sınavlarını kazandım ve üç ay konservatuara gittim. Ama uzun bir yol olduğunu gördüm ve vazgeçtim. Keşkeleri mi sordunuz. Bir balerin olmayı çok isterdim.

Frito Lay PepsiCo’nun en fazla yatırım yaptığı ve Türkiye’de büyütmek istediği alan. Gelecekte çerez pazarına da gireceğinizden söz edilmişti. Neler yaptınız ve gelecekte daha ne kadar yatırım yapacaksınız?
Dünya üzerinde belli ülkelerde çok tüketilen ama ülkemizde daha yeni gelişmekte olan bir alandan söz ediyoruz. Türkiye’de alışılagelmiş bir çerez pazarı var. Dünyada çerez pazarında PepsiCo’nun yaptığı işler de var. Türkiye’de de niye olmasın sorusunu uzun süredir soruyoruz. Ancak tam anlamıyla içimize sinmeden adım atmıyoruz. Hollanda’da iki yıl kadar önce çereze ilişkin bir satın alma yapılmıştı. Amerika’da yıllardır fıstıklarımız satılıyor. Güney Afrika ve Meksika’da var. Dolayısıyla bu sektöre girmemiz mümkün, ikinci bir iş. Diğer yandan son beş-altı senede Frito Lay’de güzel bir trend yakaladık. Hem Türkiye’nin ekonomisi hem bizim orijinal aktivitelerimiz hem de ekiplerimizin yoğun çalışmasıyla iyi bir noktaya geldik. Son bir senede odaklandığımız ’PepsiCo Fayda Gözeten Performans Konsepti’ içinde daha sağlıklı ve gönül rahatlığıyla alınabilecek ürünler konusunda çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.

Ürünlerimiz yemek arası atıştırmalık dediğimiz ürünler. Normal miktarlarda tüketildiğinde kimse kendini kötü hissetmemeli. Özellikle miktarlar yükseldiğinde çocuklarla ilgili tereddütler olabiliyor, bunu da açıkça söylemek gerekiyor. Fakat şu an geldiğimiz noktada Cheetos serisi çocukların rahatlıkla yiyebileceği bir ürün; çünkü Cheetos kızartılmıyor, fırınlanıyor. Üretimde yüksek oleik’li bir ayçiçeği yağı türüne de geçeceğiz. Bir diğer fırınlanan ürünümüz de Ofis 3-5 ve yüzde 25 daha az yağlı. Kızartma ve yağ meselesinin tüm tüketicileri meşgul eden konu olduğunu biliyoruz. Son çıkan Lay’s yüzde 30 daha az yağlı üretildi.

Peki, Türkiye’de oluşturduğunuz değer, ciro anlamında ne kadar?
Bugüne kadar 500 milyon dolarlık yatırımımız oldu. Her yıl 50 milyon dolarlık daha yatırım yapılıyor. İkinci fabrikamızı da açtık. Ayrıca fabrikalarımızın kapasitesini artırıcı yeni hatlar açabilir ve fırınlama teknolojilerine yatırım yapabiliriz. Şu anda PepsiCo olarak 2 bin 800, üçüncü partileri de katarsak 6-7 bin kişiye iş imkanı sağlıyoruz. Bu rakam içinde çiftçilerimiz de var. Doğrudan çalışmasak da pek çok çiftçi bizim için iş yapıyor. Sağlıklı ürünler üretirken çevrenin korunmasına da azami özen gösteriyoruz. Çok önemli üç çevre projesi üzerinde çalışıyoruz: ’Atık su arıtma, katı atık projesi ve güneş enerjisi’.

Türkiye’nin projeleri PepsiCo’dan dünya çapında çevresel sürdürülebilirlik için özel destek aldı. Ayrıca "GAP İdaresi ile birlikte yürütülen Okuma Odaları, Hayal Ortakları Derneği ile yürütülen ’Oku, Düşün, Paylaş’ projesi ve ’Tarsus Akıllı Sınıflar’ projeleri kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz arasında yer alıyor. Bizim gibi şirketler rakamlarla konuşur. Kâr, ciro herkes buna bakar ama artık sağlıklı ürünlere yönelmek gerek. Çevreye olan zararı minimize etmek şart. Çalışanlarımızla ilgili değer üretebilmek, onlara katkı sağlayabilmek önemli.

Gençlere PepsiCo’da kariyer imkanı var mı?
Evet, ama şimdi gençler biraz daha sabırsız. İş hayatında yükselmenin esaslarından biri sabırdır. Mesela beş yıldır çalışıyor ama dört işyeri değiştirmiş bir kişiyi buraya almayı düşünmem. Bizde kariyer elbette var. Mesela Tuncay Akgün üretimde mühendis olarak başlamış ama şu anda genel müdür pozisyonunda. Ben direktör olarak girdim, şu anda bulunduğum nokta bölge sorumluluğu. Bizim gibi şirketlerde yurtdışı imkânının olması gerekir. İş büyüdükçe Türkiye etrafındaki ülkeleri görmek gerektiğini gördüm. İlla gitmiş olmak için yurtdışına gitmek gerekli değil, bir gereklilik olursa gidilir. Türkiye bugün merkez haline gelen bir ülke. Şu anda beş ülkenin merkezi durumundayız. İnşallah bu sayı on olur.

Türkiye ekonomisiyle ilgili görüşlerinizi alabilir miyim?
Geçtiğimiz beş seneye bakarsanız aslında Türkiye güzel bir ivme yakaladı. Bu ivmenin içinde reform programlarının uygulanması, hızlı kararlar alınabilmesi çok önemliydi. Türkiye tek parti sisteminin artılarını yaşadı. Tabii dünyadaki ve Türkiye’deki gündemin politik anlamda değişmesi ekonomiyi hiç etkilemedi desek yalan olur. Muhakkak tüketicinin güven endeksi etkileniyor. Firmaların daha fazla gayret harcaması gerekiyor. Geçtiğimiz beş yıla göre daha fazla gayret göstererek aynı büyüme trendini sürdürebiliriz.

Bu gelişmeleri pozitif değerlendiriyorum. Çünkü iyi bir trend yakalayıp devam ederken birtakım şeyleri gözden kaçırabiliyorsunuz. Türkiye’deki bu iniş çıkışlar durup düşünme fırsatını veriyor. Bu da yöneticilerin gelişiminde iyi bir deneyim oluyor. Bu sene içe dönüp düşünmek için dönüşüm yılı oldu. İşleri daha iyi nasıl yapabilirim diye oturup bakmak lazım. 2001’de de hepimiz dönüp içimize bakmıştık. Sektörümüzde en hızlı büyüyen firmalardan biriyiz. Dünyadaki ve ülkedeki trendler bizi de etkiliyor. Türkiye’de enflasyondan bayağı kopmuş, fiyat artışı yapmamıştık. Şimdi fiyat artışlarını tekrar konuşuyoruz çünkü hammadde girdilerimizde artış var. Belki eskisi gibi bir enflasyon ortamı olmayacak ama fiyatlarda artış olacak. O da tüketimi genelde olumsuz etkileyebiliyor. Artık hepimiz, ’Nasıl daha üretken, daha farklı nasıl olabiliriz?’ sorularını sorma aşamasındayız.

Kaynak: Zaman Gazetesi/Günseli Özen Ocakoğlu

www.zaman.com.tr

 
 
Bu yazı 533 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

"Piyasadaki Para Krizi Yumurta Maliyetlerine de Yansıyacak"
"Artık Rakibimiz Kalmadı"
"Adana Kebabını Tahtından Ettik, Turkish Pizza Avrupa’da Bile Çok Sevildi"
Özsüt Her Gün 15 Bin Pasta Satıyor
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Pizzayı “Kemer Sıktıran Ürün” Saydı, Krizden Korkmadı

21/11/2008

Kuru Kayısı İhracatından 270 Milyon Dolar’lık Gelir Elde Edildi

01/08/2008

Röportaj
"Piyasadaki Para Krizi Yumurta Maliyetlerine de Yansıyacak"
Derya PALA

"Artık Rakibimiz Kalmadı"
Caner DİKİCİ

Konuk Yazar

Nur DEMİROK
"Gerçek Kuskus Türk Damağına Uyar"


Nur DEMİROK
Buğdaydaki Rüşeym Mucizesi

Başarı Öyküleri
Elmayı Çikolata Sosuyla Kapladı, Başarıyı Yakaladı
Karamel ve çikolata soslu elmalardan oluşan hediye sepetlerinin satışıyla baş...

Deride Mucize Yaratan İş Kadını Keçi Peynirini de Marka Yapıyor
Deri sektöründe Avrupa’nın en önemli mark...

Analiz-Araştırma
42 Milyon Kişi Şekerleme Tüketiyor, Pazar 400 Milyon YTL’ye Ulaşıyor
Türkiye’de 400 bin YTL’lik pazara u...

25/09/2008

Atıştırmalık Ürünler İçin Milyarlar Harcıyoruz
Ipsos KMG’nin raporuna göre, ortalama bir...

14/05/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik