KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
07 Şubat 2012 Salı
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Gıda Sanayi İşletme Ekonomisi
Prof. Dr. Bahattin ÇETİN

Gıda Endüstrisinde Güvenli Gıda Üretmek
Teslime MAHMUTOĞLU


Yaş Meyve ve Sebzede İlaç Kalıntısı


Ali Ekber YILDIRIM
Dünya Gazetesi Köşe Yazarı
Yaş Meyve ve Sebzede İlaç Kalıntısı Türkiye yılda ortalama 26 milyon ton sebze ve 16 milyon ton meyve olmak üzere toplam 42 milyon ton üretim yapıyor. Üretilen yaş meyve ve sebzenin ortalama yüzde 5'i ihraç ediliyor. İhracatta ilk sırada Rusya, 2’nci sırada AB var.

Zirai ilaç kalıntısı nedeniyle her iki pazarda da ihracatçılar zaman zaman önemli sorunlar yaşıyor. Yapılan analizlerde kalıntı limitleri aşıldığı için ihraç edilen ürünler geri gönderiliyor. Çoğu kez, bir iki şirketin yaptığı hatanın faturası tüm ihracatçılara, hatta ülkeye kesiliyor.

Yaş meyve ve sebzede zirai ilaç kalıntısı sorunu nereden kaynaklanıyor ve yıllardan beri neden çözülemiyor?

Sorunun iki boyutu var. Biri Türkiye kaynaklı, diğeri ise dış kaynaklı. Türkiye, 42 milyon ton yaş meyve ve sebze üretiyor. Fakat yalnızca ihraç edilen 2 milyon tonluk ürünü ilaç kalıntısı için analize tabi tutuyor. İç piyasada tüketilen 38 milyon tonluk ürün analiz edilmiyor. Tüketici de bunu talep etmiyor. Böyle olunca, zaman zaman ilaç kalıntısı olan ürünler ihraç ürünüyle karışıyor. Rusya veya AB bunu yakalayınca da ürünü geri gönderiyor.

Türkiye'de üretilen ve tüketilen yaş meyve ve sebzenin tamamı için ilaç kalıntı analizleri yapılmadıkça bu sorunun çözülmesi çok zor görünüyor. Ayrıca, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı göstermelik değil, AB ve Rusya'nın gösterdiği titizlikle iç piyasada denetim yapmalı. Bundan daha da önemlisi bu ürünleri üretenler sürekli eğitime tabii tutulmalı.

Sorunun ikinci boyutu Rusya ve AB’nin zirai ilaç kalıntı limitlerinden kaynaklanıyor. Türkiye'nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki en önemli iki pazarı olan Rusya ve Avrupa Birliği, kendi tüketicisinin sağlığını korumak amacıyla zirai ilaç kalıntısı ile ilgili limitleri belirliyor. Bu limitlerin üstünde ilaç kalıntısı olan ürünleri ülkeye sokmuyor. Bu limitlerde zaman zaman değişiklikler yapılıyor ve bu değişiklikler ilan ediliyor. Limitlerin çok düşük olduğu ve tutturmanın zor olduğu iddia edilebilir. Zaman zaman ihracatı engellemeye,  fiyatı düşürmeye yönelik uygulamalar olduğu da söylenebilir. Fakat hiç kimse Rusya'ya veya AB’ye, ‘Tüketicini korumak için limitleri niye bu kadar düşük belirliyorsun?' diyemez. Kaldı ki, belirlenen limitler çok önceden ilan ediliyor.

İhracatçı Birlikleri bu değişiklikleri üyelerine bildiriyor. Fakat işin kaynağındaki üreticinin ya bunlardan haberi olmuyor ya da uyarıları ciddiye almıyor. Üreticiye yönelik bilgilendirme, eğitim çalışmaları da yeterince yapılmayınca zirai ilaç kalıntısı nedeniyle Türkiye sorun yaşıyor.

AB’nin aldığı son karar bu yönüyle ele alındığında Türkiye'nin yanlışları daha net görülecektir.

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından kabul edilen bir yönetmelik 25 Temmuz 2009 tarihli Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'nde yayınlandı. Yönetmeliğin 25 Ocak 2010 itibariyle yürürlüğe gireceği 6 ay öncesinden biliniyor.

Yönetmelik ne getiriyor?

* Kalıntı riski taşıyan Türkiye menşeli taze biber, kabak, domates ve armut ürünlerinin AB’ye ihracatında gümrük kapılarında yüzde 10 sıklıkla, her 10 TIR’dan birinde numune alınarak zirai ilaç kalıntı analizi yapılacak.

* Analiz sonucu 3 günde alınacak ve bu süre zarfında TIR'lar bekletilecek.

* Zirai ilaç kalıntısı tespit edilen ürünler imha edilecek.

Avrupa Birliği'nin 6 ay önceden kabul ettiği ve 25 Ocak'ta uygulayacağını ilan ettiği bu yönetmelikle ilgili bugüne kadar ne yapıldı? 

Taze biber, kabak, domates ve armut üretenler bilgilendirildi mi?

İhracatçılar gerekli önlemleri aldı mı?

Tarım Bakanlığı sıkıntı yaşanmaması için gerekli önlemleri aldı mı?

İhracatçılar bu duruma haklı olarak isyan ediyor. Çünkü analiz sonucu temiz çıksa bile TIR'ların 3 gün bekletilmesi ürünün bozulmasına neden olacak. Ürün alıcıya geç ulaşacağı için pazarları kaybetme tehlikesi var.

Özetle, son yıllarda ihracatı hızla artan yaş meyve ve sebzede zirai ilaç kalıntı sorunu çözülmedikçe bu krizler hep yaşanır. Tekrarlamakta yarar var. Çözüm, üreticinin eğitilmesi, tüketicinin bilinçlenmesi ve yalnızca ihraç edilen değil, üretilen ürünün tamamının analize tabi tutulmasıdır.

Kaynak: Dünya Gazetesi

www.dunyagazetesi.com.tr

 
 
Bu yazı 2720 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Açıkta Satılan Gıda Ürünlerinde Tehlike
GDO’lu Ürünler
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Satın Almada Gıda Güvenliği Ve Kalite Arayışının Önemi
Selim DURSUN
 
kobifinans Açıkta Satılan Gıda Ürünlerinde Tehlike
Nur DEMİROK

kobifinans GDO’lu Ürünler
Tevfik GÜNGÖR
 
Türkiye, Gıda Güvenliği Konusunda Son Sırada
Dünya Bankası tarafından yayınlanan Türkiye raporunda ...

01 Mayıs 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010