“Türkiye'nin sütçüsü” sloganıyla faaliyetlerini sürdüren Sütaş, 35 yıllık geçmişe sahip. Şirketin Bursa Karacabey ve Aksaray'daki iki tesisinde günde 2.500 ton süt işlenebiliyor. Sütaş 2012'ye kadar 250 milyon TL'lik yatırım yapmayı planlıyor. Bu yatırım tamamlandığında, tesis sayısı 4’e, günlük süt işleme kapasitesi de 3.500 tona yükselecek. Halen 2.700 olan çalışan sayısı ise 5.000’e ulaşacak.
2012'ye kadar 250 milyon TL’lik yeni yatırım yapacağınızı açıkladınız. Nereye kurulacak yeni fabrikalarınız? Karacabey ve Aksaray’daki mevcut iki fabrikamız, sütçülük ve hayvancılığın geliştirilmesi için uygun coğrafyalarda bulunuyor. Biz taze ürüncüyüz. Bu yüzden de üretim tesislerimizi, ürünlerimizin tüketicilerimize hızla ulaşabileceği yerlerde kurmak istiyoruz. Yeni tesislerin yerine henüz tam karar vermediğimiz için açıklamak istemiyoruz.
Son yıllarda sektörünüz kırgınlıklarla ve kavgalarla anılıyor… Ulusal Süt Konseyi (USK), 12 yıllık bir çabanın ardından kuruldu. Türk toplumuna ve Türkiye ekonomisine çok önemli katkıları olacağına inanıyorum. Kuruluş sürecinde yaşanan ufak tefek tartışmaları artık unutalım ve USK'nın görevini yapmasını bekleyelim. Hayvancılığın ve süt üretiminin ihtiyacı istikrar. USK'dan beklentimiz de bu konuda çalışmalar yapıp hükümetlere, yönetenlere telkinde bulunması, gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmasını sağlaması…
Sütaş’ın sektördeki yeri nedir? Bize göre kayıt içi ve ölçülebilen, süt ve süt ürünleri pazarının yıllık hacmi 4,5 milyar TL. Bizim bu pazardaki genel payımız yüzde 15,6. En yakın rakibimizin payı 13,4. Ondan sonra geleninki ise 11,2. Bunlar araştırma şirketi Nielsen’in rakamları. Ayran, yoğurt, peynir gibi ana kategorilerin hepsinde lideriz.
250 milyon TL’lik yeni yatırımınızın ne kadarını hayvancılığa yapacaksınız? 150 milyon TL'sini hayvancılık, kalanı da sanayi yatırımlarına harcayacağız. Yatırımlarımızı entegre yapıyoruz. Süt fabrikası, yem fabrikası, eğitim çiftliği ve damızlık çiftliği şeklinde. Halen Sütaş'ın işlediği sütün çok küçük bir kısmı kendi çiftliklerinde üretiliyor. Biz esasen kendi damızlık üretimimizi artırmayı hedefliyoruz. Karlı bir hayvancılık için kaliteli damızlık gerekiyor. Damızlık geliştirmek üzere kurduğumuz bir çiftliğimiz var. Orada üstün bir ırk gelişti. Tarım Bakanlığı, Lalahan Araştırma Merkezi ile yaptığımız çalışmayla sperma üretimi ve bunların dağıtımı başladı. Embriyo transferi yapılıyor.
Peki, yetiştirdiğiniz bu damızlıkları ne zaman üreticiye dağıtabileceksiniz? 2010 sonunda ayda 250 adet damızlığı üreticiye dağıtabilecek hale geleceğiz. Mevcut damızlık çiftliğimiz 1.500 baş hayvan üretiyor. Halen Aksaray’da bir damızlık çiftliği daha kuruyoruz. Ayrıca Karacabey’de de iki tane daha kuracağız.
Kendi süt ihtiyacınızı karşılamak için sağmal çiftlikleri de kuracak mısınız? Ulaştığımız uzmanlık gereği daha büyük çiftlikler kurmak istiyoruz. 3.000-4.000 başlık çiftlikler bunlar. Arazileri buldukça bunları hayata geçireceğiz. 3 yılın sonunda 15.000 süt ineği daha yetiştiriyor olacağız. Sütaş’ın süt ineği sayısı da 3 yıl içinde 20.000’e çıkacak.
2010 yılında Türkiye ekonomisi ve sektörünüz adına beklentileriniz nedir? Sektörümüz, geçen yıl küçülen Türkiye’de yüzde 3 büyüdü. Küçük de olsa pazar payımızı arttırdık. Grubumuzun 2009 yılı cirosu yaklaşık 800 milyon TL. 2010’dan umutluyuz. Hızla yeni yatırımlar yapıyoruz. Türkiye’de üretenler heyecanlı. Bende aynı heyecanı duyuyorum.
Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için, Para Dergisi’nden derlenmiştir.
www.paradergi.com.tr
|