Her gün, yeni gelişmelerle güne başladığınız, heyecanla büyüyen bir girişimin mimarı olmak ya da güçlü bir kurumun başarılı bir yöneticisi olarak merdivenleri tırmanmak… Hangisini seçerdiniz? Yeni bir girişim yaparken, uykusuz gecelerin sayısının fazla olacağı kuşkusuz… Ama kimileri, hayattan çok daha farklı şeyler bekliyor ve profesyonel kariyerin kapısına kilit vurup, ‘Sil baştan’ diyebiliyor… Geçtiğimiz yılın son aylarında, “lezzet çiçekleri” konseptiyle yeni bir kulvar yaratan Didem Güney Alsoy ve Hamit Kekeç, böyle radikal bir kararla ortak girişim yapan iki genç girişimci… Bankacılık ve teknoloji sektöründe üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra, hayattan beklentileri doğrultusunda, üstelik kriz döneminde yeni bir başlangıç yaptılar. Çiçekleri “yenilebilir” hale getiren ve hediye alışkanlıklarına farklı alternatifler sunan Bonnyfood’u yaratan iki ortak, birbirini tamamlayan uzmanlık alanlarının sinerjisi ile birlikte çalışmaya karar verdiklerini söylüyor…
“2005 yılında doğum yaptığımda çok hediye aldım, büyük bir çoğunluğu da çiçekti. Ne yazık ki 43 çiçeğin yalnızca 1’ini görebildim, hastaneye hiçbirini sokmadılar. Hatta doğum günlerinde hazırladığım yaratıcı hediyelerimden etkilenen bazı arkadaşlarım fark yaratma çabasında da bulundu… Ama en özel ve farklı hediyeyi, yurtdışında yaşayan bir akrabam gelirken getirdi. Üstünde kızımın adı olan bir buket çiçek gibi süslenmiş kurabiye… Bu tür ürünleri, 15 yıl önce de Londra’da bir açılışta görüp etkilenmiştim. Bu konuda internet üzerinden neler yapabilirim diye araştırmaya ve ilgili şirketlerle yazışmaya başladım. Kararlıydım, ancak o dönemde bazı engeller nedeniyle başlayamadım.” Ortaklardan Didem Güney Alsoy, lezzetli ve yaratıcı bir hediye ile ilk tanışma anını ve girişim fikrinin doğuşunu böyle anlatıyor. Fakat o dönemde, şartlar gereği, profesyonel hayata geçtiğinde de fark yaratacak hediye bulmanın ne kadar zor olduğunu daha da fazla gördüğünü söylüyor. Çiçek ve pastaya alternatif, şık, eğlenceli ve lezzetli bir çözüm bulmanın zorluklarını kendisi de yaşıyor… Bugünkü “lezzet çiçekleri”nin temeli de tüm bu birikimlere dayanıyor. Aynı grupta çalışan ikili, o yıllarda, hem kurum hem arkadaşları için keyifli hediyeler hazırlatıp sürprizler yapıyor. Tüm bunlara, internet ortamında ve insanların dokunmadan satın aldığı ürünler konusundaki tecrübeleri de eklenince ortak hedefte buluşuyorlar.
Yola çıkarken, öncelikle yurtdışındaki modelleri araştırarak franchising almaya niyetlenip, Amerika, Portekiz, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde incelemeler yapıyorlar. Ancak, özellikle Amerika’dan franchising için aldıkları teklifler, rakamları nedeniyle biraz “ürkütücü” oluyor. Bunun yanında söz konusu şirketlerin ürün grupları da beklentilerini karşılamıyor… Çünkü büyük çoğunluğu yalnızca meyve çiçekleri üretip satıyor. Bu durum, ortakları kendi ekiplerini kurup ürün gamı oluşturmaya teşvik ediyor. Yaklaşık 6 ay boyunca yurtdışında ve yurtiçinde eğitimlere katılıyor, kadrolarını kurup, tedarikçi yönetimini oluşturuyorlar. Aynı zamanda marka ve patent işlemleri tamamlanıyor.
Bonnyfood, bugün, çikolatalı çilek, meyve, sebze, kek ve kurabiye olmak üzere 5 kategoride “yenilebilir çiçek” üretiyor. Ürün çeşidi sayısı ise 80. Bunun yanında, müşterilerin aradığı damak tadına uygun, bekledikleri konsepti yansıtan özel tasarımlar da yapıyorlar. Düğün veya bebek doğum kutlamaları için isimli ve şekilli ürünler de yapılıyor.
Şirketin çalışma modeline ve yarattığı farka gelince… Öncelikle sipariş üzerine üretim yapılıyor. Başka bir ifadeyle, pastanelerde olduğu gibi hazırda bulunan ürünlerden seçim yapmıyorsunuz. Lezzet olarak yerel beğenisi olan ürünleri sunarken; görsellik olarak ise bir çiçeğin duruşu, kokusu ve şık ambalajının bileşimiyle ortaya çıkan, şaşırtıcı bir hediye sunulmuş oluyor. Klasik bir hediyeden farklı olarak, istenilen mesaj, kurabiye veya meyvelerin üzerine yazılabiliyor, ya da konsepte uygun mesaj kartları veya balonlarla birlikte gönderilebiliyor. Bununla birlikte, ürünler, içerikleri itibariyle hastanelere de rahatlıkla gidiyor.
Öte yandan, grubun böyle bir hizmet verebilmek için ekip oluşturması da pek kolay olmamış… Alsoy, yeniliklere açık, işine sanatsal bir yorum katabilen, yaratıcı, özenli ve profesyonel bir ekip oluşturmak için önemli bir araştırma ve seçim süreci yaşadıklarını söylüyor. Örneğin; Swissotel’de pasta şefliği yapmış, fuar organizasyonu planlama görevinde bulunmuş veya Migros’da tedarik ve lojistik bölümlerinde görev almış kişilerden seçme bir takım kuruluyor. Alsoy, Bonnyfood’daki ekip çalışması hakkında şu yorumu yapıyor: “Hedefe ulaşmak için, öncelikle iyi bir ekibe sahip olmak gerektiğini düşünüyoruz. Doğru bir tecrübeye sahip olmak kadar, egosunu aşmış, yeniliklere açık bir takım olmak da çok önemlidir. Bununla birlikte, müşterilerden gelen geri bildirimleri çok önemsiyoruz. Örneğin, ‘Bu çok lezzetli olmuş, keşke pembesini de yapsanız’ diyorlarsa alternatifi sunuyoruz. Bazen de müşteriler ‘Biz üzerinde 30 adet olan değil de 90 parçalısını istiyoruz’ dediğinde, ona göre uygulama yapıyoruz. Taze meyve ve sebze ürünlerinde mevsimsel etkiye uygun geliştirmelerimiz de oluyor.”
Şirketin iş hedeflerine gelince… Alsoy, kendi alanında yeni bir kulvar yaratan markanın, kısa sürede öncü ve lider hale gelmesini hedeflediklerini söylüyor: “ Türkiye’de yaygın olarak tercih edilen, alternatif ve farklı hediyelerle sevdiklerini şaşırtan ve şımartan, ortamı şenlendiren, insanların kolayca ve rahatça kaynaşmasını sağlayan çok özel ve sosyalleştirici bir hediye konsepti sunmak istiyoruz. Bonnyfood markasının kısa sürede belli bir konuma ve bilinirlik düzeyine ulaşacağını öngörüyoruz. Bu süreçte öncelikle Aralık ayına kadar Ankara ve İzmir’de kendi şubelerimizi açacağız, akabinde diğer illerde sürekli denetlenen ve bizimle aynı kalite şartları ve prensibiyle çalışabilecek franchisingler veriyor olacağız. Bu yöndeki talepleri kurulduğumuz ilk aydan bu yana almamıza rağmen, özellikle standartların oturması, ekibin ve sistemin, kısaca temelin iyice sağlamlaşması sonrasında yapacağımız franchising açılımının organizasyonumuza fayda getireceğine inanıyoruz.”
Peki, girişimci olmanın, profesyonel olarak çalışmaktan nasıl bir farkı var? Alsoy, ortaklar olarak yaşadıkları bu özel deneyimde en önemli farkın, elini taşın altına koymak değil, tamamen altına girmek olduğunu söylüyor: “Rol kavramı girişimci de özellikle başlangıçta hiç olmuyor. İşin büyük resmini de, detayını da, sistem düzene girene kadar kendiniz üstleniyorsunuz. Profesyonel hayatın birikimi sizi cesur ve kontrollü olmaya itiyor. Yatırımlarınızı yönetirken kurumsal yapıdaki hantallık olmadan hareket edebiliyorsunuz. Bir dönem her şeye yetişmek biraz zorluyor. Neredeyse uyumak dışında işle ilgileniyorsunuz.”
Kurumlara Özel Hizmetler de Var Bonnyfood’un kurumlara özel hizmetleri de var. Kurumsal şirketlerin toplantı veya hediye gönderimlerine özel çalışmalar yapılıyor. Şirket, son dönemde, örneğin Aymod Fuarı’nda “Hakiki Deri” grubu için 6000 parça “girişte karşılama ürünü” hazırlamış. İlaç şirketlerinin ürün tanıtımlarında, markalarının üstüne yazıldığı kurabiye çiçekleri sunuluyor. Happy hour ve diğer toplantılar için, kurumlara özel ürünler de sunuluyor.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 23. Sayı
|