Danone Hayat İçecek’in Genel Müdürü Yeşim Güra, sektörün içinden gelen biri olmanın avantajıyla, şirketini krizden yara almadan kurtarmanın planlarını, işler yoluna girdiğinde de yeni atılımlar yapmanın hazırlıklarını yapıyor.
Krizin en yoğun döneminde bu göreve geldiniz. Zorlandınız mı bu yüzden? Zaman zaman ‘Ortam daha iyi olsa, her şey de bu kadar kötü gitmese keşke’ dediğim oldu. Ama akıllı adımlar atarsanız, kriz fırsatlar da yaratıyor. ‘Zaman odaklanma zamanı’ dedik ve belli noktalara konsantre olup, hızlı hareket ettik. İnsanların kafalarından bazı soru işaretlerini kaldırdığınız zaman, performanslarda önemli artışlar oluyor.
Krizin su sektörüne etkisi nasıl oldu? Böyle dönemlerde, gıda sektöründe olmak her zaman avantaj. Şişelenmiş pet içecek pazarı, yüzde 20’ye yakın bir büyüme kaydetti. Damacanalarda da yüzde 4 gibi bir büyüme oldu. 2008 sonu itibariyle sektörün toplam büyüklüğü 8,6 milyar litreye ulaştı. Bunun içinde damacananın rolü yüksek. Dolayısıyla hızlı büyüyen ve temel gıda olması itibariyle, krizden etkilenmesi güç olan bir sektörde olmamız şans.
Hiç etkilenmediğinizi mi söylüyorsunuz? Tabii ki etkilendik. Piyasada 250’ye yakın şirket var. Özellikle yerel markaların sayısı çok fazla. Ancak yaygın ve ulusal markalar, piyasada ağırlık oluşturuyor. İlk 30 şirket, piyasanın yüzde 80’ini oluşturuyor.
Krizle birlikte pazarda ekonomik anlamda “ucuza yönelme” oldu. Özellikle pet pazarında daha ekonomik boylar tercih ediliyor. İnsanlar alışveriş yaparken, bütçesine en uygun ürünü bulmak istiyor. Bunu diğer krizlerde de görmüştük.
Ekonomik boydan kastınız nedir? 1,5 litrenin üstü ebatlar “ekonomik boy” olarak tanımlanır. Ağırlıklı büyüyen boylar onlar oldu. Orada oyuncular arasında fiyat rekabeti de arttı.
Bu rekabet fiyatlara ne oranda yansıdı? Pazarda yüzde 15-20’lere varan indirimler oldu. Buna karşın maliyetlerde de yüzde 10 gibi bir düşüş oldu.
Pazardaki yeriniz nedir? Nestle-Erikli birleşmesinden sonra pazardaki yerimiz 2’ncilik oldu. Yüzde 10’lar civarında bir pazar payımız var. Hedefimiz büyümek. Krize rağmen hızlı bir büyüme içinde olduğumuzu söyleyebilirim.
Zor zamanlarda musluk suyu, ambalajlı sulara alternatif oldu mu? Su kullanımı içinde ambalajlı su pazarının önemli bir yeri var ve bu pazar büyüyor. Demek ki her yıl artan bir sayıda tüketici, şişelenmiş içeceği tercih ediyor. Çok net ölçümleyemesek de, belli bölgelerde yer yer musluk suyuna kayış var, bu eğilim daha çok paralel kullanım anlamında. Birçok kişi içmek için şişelenmiş suyu tercih ediliyor ama yemeğini yaparken musluk suyunu kullanıyor.
Krizle birlikte insan kaynaklarında küçülmeye gittiniz mi? 300 kişiye yaklaşan bir ekibiz. Büyüme potansiyeli gördükçe de büyüyoruz. İnsan kaynaklarında organizasyonu küçültmeyi düşünmesek de, tedbirli davranıyoruz. Ama gelişen noktalarda eleman alımına devam ediyoruz.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|