KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Gıda Sanayi İşletme Ekonomisi
Prof. Dr. Bahattin ÇETİN

Gıda Endüstrisinde Güvenli Gıda Üretmek
Teslime MAHMUTOĞLU


"Raf Fiyatını Takip Etmek, Üretim Kadar Önemli"


Erdal BAHÇIVAN
Bahçıvan Gıda Genel Müdürü
"Raf Fiyatını Takip Etmek, Üretim Kadar Önemli" Krizlerden en son etkilenecek sektörün gıda olduğu herkes tarafından dile getirilen bir görüş. Bu görüşü savunanlar, ‘İnsanlar lüksünden, giyiminden, seyahatinden taviz verir ama yeme ve içmesinden asla’ der. Ancak Türkiye Süt, Et ve Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı ve Bahçıvan Gıda Genel Müdürü Erdal Bahçıvan, bu yaygın görüşe karşılık iç çekerek “Keşke öyle olsa” diyor.

Çocuk yaşından bu yana, adeta sütün içinde büyüyen Bahçıvan’la, gıda sektörü üzerine konuştuk. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Bahçıvan, hem alaylı hem mektepli bir sanayici olarak, gıda sektörünün tüm sıkıntılarını ve çözüm yollarını net bir şekilde ortaya koydu.

Krizden en az etkilenecek sektörün gıda olduğu söyleniyor. Gerçekten öyle mi?
Sektörün şanslı mı yoksa şanssız mı olduğuna karar vermekte güçlük çekiyorum. Dışarıdan bakıldığında ‘sıkıntı, her sektöre ulaşır ama gıdaya bulaşmaz’ diye bir varsayım var. Bu, insanların tüketmekten en son vazgeçecekleri ürünün gıda olmasına dayandırılıyor ama keşke durum öyle olsa gerçekten.

Gıdada da mı kriz var?
Tabii ki insanlar zaruri tüketimlerini yapıyor. Ama şirketlerin de projeksiyonu, bütçesi ve hedefleri olduğu unutuluyor. Ekonomide pastanın küçülmesi, gıda sanayini de etkiliyor. Öncelikle finans akışı etkileniyor, hammadde fiyatları düşüyor, stoklardan dolayı sıkıntı çekiliyor. Yaptığınız makine, pazarlama ve insan kaynağı yatırımlarının karşılığını almanız gerekiyor. Bunun için belli bir hacme ulaşmanız lazım. Onlar olmayınca, siz de etkileniyorsunuz. Kaldı ki gıdada, tüketim miktarının düşmesi de bir sıkıntı yaratıyor. 3 kilo tüketen bir ailenin 1 kiloya inmesi, bizim için çok önemli. Bunların hepsine baktığınız zaman, ‘Gıda krizden etkilenmez’ tezine inanmak mümkün değil.

Böylesi dönemlerde fiyat tutturmak da zor olsa gerek?
Yaklaşık 2 yıldır Türkiye ve dünyada gıda ürünleri fiyatları çok yükselmişti. Şimdi de inanılmaz ölçüde tüketimden kaçma ve buna paralel olarak da, fiyatlarda gerileme var. Bu yönetilmesi zor bir süreç. Çünkü kriz öncesinde hammadde fiyatlarında yüzde 150’lere varan artışı, sanayiciler rafa ve müşteriye yansıtamadı. Bir anlamda sanayici, raf ve hammaddeyi sübvanse etti.

Hammadde fiyatlarının düşmesi sizi neden olumsuz etkiliyor? Siz üreticisiz?
Şu anda hammadde üretenlerin üzerinde, ciddi bir fiyat baskısı var. Yakın zamana kadar yüksek fiyatları perakendeye karşı sineye çektik. Şimdi de düşen fiyatları dengelemek noktasında bir görevimiz var. Talepteki baskı, fiyatları daha da aşağı gitmeye zorluyor. Ancak bizim o hammaddeyi yaşatmamız lazım, çünkü bunun yarını da var. Hayvancılıkta kaynaklarınızı yok ederseniz, tekrar oluşturmak oldukça uzun bir zaman alıyor. Bu nedenle gıda sanayicinin, hem tüketim hem de hammadde tarafında sıkıntıları var. Bunu dengelemek gibi bir görevimiz var.

Hammadde fiyatlarındaki artışı raf fiyatlarınıza yansıtamadığınızı söylüyordunuz. Şimdi düşüşü yansıtabiliyor musunuz?
Hammadde üreticileri ve sanayiciler için büyük bir sıkıntı var. Ancak tüketici açısından olumlu bir durum söz konusu. Süt ürünlerinde, 2008 Eylül ayından bu yana, yüzde 10-15 oranında bir düşme var. Bu fiyatların daha uzun bir süre yükselmeyeceğini söyleyebilirim. Bu yıl yağışlar da iyi görünüyor, Türkiye’nin verimi de iyi olacak. Tüketici açısından, ciddi anlamda aile bütçesine katkı sağlayacak bir durgun fiyat dönemine giriyoruz. Artış olmayacağı gibi fiyat düşüşleri de gelebilir.

Artık tüketicinin en hassas olduğu nokta fiyat oldu galiba?
Evet, tüketici artık raf fiyatına karşı inanılmaz hassas. Promosyonlar ve raf indirimleri, dikkatle takip ediliyor. Artık profesyonel bir Türk tüketicisi tipi oluştu. Bu da bizlere, ürünün rafta doğru fiyatla bulunması noktasında ciddi görevler yüklüyor. Raf fiyatını takip etmek, üretim kadar önemli.

İç tüketim daraldığına göre, zaten çok düşük olan süt ürünleri ihracatımızda durum ne?
Et ve süt ürünleri ihracatında Türkiye, etrafımızda avantajlı pazarlar olmasına rağmen, fazla başarılı değil. Komşularımızın hemen hemen hepsi, süt ve et ürünlerinde ithalatçı oysa. Pazar yakınlığı şansını bile kullanamıyoruz. Bunun başlıca nedeni, fiyatlarımızın yeterince rekabetçi olmaması.

Diğer ihracat kalemlerinde Ortadoğu’yu şu sıralar çok gündemimizde tutuyoruz oysa...
Ortadoğu’nun en önemli dış ticaret giderleri süt ve et ürünleri. Hepsinin hem tüketimi hem de alımları yüksek. Kendilerinde yeteri kadar üretim olmadığı için, bu ürünleri ithal ediyorlar. Oysa yakınlık, Türkiye için çok önemli bir avantaj. Bu pazarlara taze ürün sunabilecek imkanımız var. Kültürel nedenlerden dolayı, Türk ürünlerine karşı bir doğal yakınlık durumda. Mevcut durum fırsat yaratıyor. bu dönemlerde yapılacak girişimleri olumlu buluyorum.

Bahçıvan Gıda’nın ihracatı var ama…
Evet, bireysel olarak, Ortadoğu’nun muhtelif ülkelerine çeşitli miktarlarda ihracat yapıyoruz. Türkiye’de ihracatın içinde, süt ürünlerinin payı, yüzde 1’i geçmez. Bizim ihracatımız 10’lar civarında. Bu süt fazlalığının bir şekilde önüne geçmemiz lazım. Ortadoğu, bizim için en büyük hedef pazar.

Ortadoğu’nun yarattığı potansiyelin rakamsal büyüklüğü ne kadar?
İlk etapta fiyat desteği alınırsa, 500 milyon dolarlık potansiyel yakalarız. Bu da, sektöre inanılmaz bir katkı sağlar.

Bu dönemde yabancı sermaye girişinin en çok olacağı sektörlerden biri de gıda olarak gösteriliyor. Sektörde o yönde bir hareket var mı?

Küreselleşme her sektörde kendini gösteriyor. Sektörümüzün bunun dışında kalması mümkün değil. Mutlaka bir ilgi alanı oluyoruz. Bunu, bozulmanın ya da zayıflığın işareti olarak görmüyorum. Aksine, Türk gıda sektörünün önündeki fırsat. Kendi başımıza yapamadığımız birtakım şeyleri, böyle bir kültür değişimi ile yapabiliriz. Turizm, bankacılık ve otomotivde bunun güzel örnekleri var.

Her ürünün artık hedefi dış pazar. Hiçbir sektörün, yalnızca Türkiye pazarında kalmak gibi bir lüksü yok. Yalnızca gıdada değil, tarımında da yabancı ilgisi var. Bence bu da en çok Türk çiftçisine faydalı olacak. Bu işi daha entelektüel boyutlarda yapma imkanı doğacak.

Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.

www.isteinsan.com.tr
 
 
Bu yazı 1499 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“Önce Markanıza, Sonra Kendinize Harcayın”
“Tüketiciler Bilinçlendikçe, Doğal Meyve Suyu Talebi Artıyor”
“Zaman, Odaklanma Zamanı”
"Aromalı ve Light Biraları Kadınlar Tercih Ediyor"
“Şarap Alkol İçin Alınmaz, Keyiftir”
"Kebabı da Lahmacunu da Yendik"
"Gıda ve Temizlik Malzemeleriyle Büyüdük, İnşaat Devi Oluyoruz"
"Hiçbir Şey Hayatı Ertelemeye Değmiyor"
Fırsatı Kaçırmadan Başarıyı Yakalamak
"Lokantanın Salonunu Değil, Mutfağını Görün"
Fast Food Sektöründe Hangi Etler Kullanılıyor?
"Bir Kiler Daha Çıkmaz"
"Sadece Sütçülük Yapmaya Devam Edeceğiz"
"Algida 17 Yılda 600 Milyon Dolar’lık Yatırım Yaptı"
A’dan Z’ye Bakliyat ve Dinçer
Türkiye’nin "Zeytinyağı Sevenler Kuşağı"nı Yaratması Gerekiyor
Kaliteden Taviz Vermeden Marka Yarattılar
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Önce Markanıza, Sonra Kendinize Harcayın”
Mehmet KARAKUŞ

kobifinans “Tüketiciler Bilinçlendikçe, Doğal Meyve Suyu Talebi Artıyor”
Alaaddin GÜÇ
 
kobifinans Bir Odaklanma Başarısı Sütaş
M. Rauf ATEŞ

kobifinans Susamyağını Markete İlk Veren Çok Kazanacak!
Nur DEMİROK
 
Kara Değirmeninden İhracata
kobifinans Cumhuriyetin ilk yılları. Türkiye’de sanayi ...

Ev Tipi Biber Salçasını İlk Kez Fabrikada Ürettiler
kobifinans Kimileri yola erken çıkar… Yaşıtları ...
 
Krizlerin Parlayan Sektörü: Fast Food
kobifinans Dünya, ekonomik tarihinde bir dönüm noktası olarak ...

06 Ocak 2009

Ülkemize Gelen Turistlerin Yüzde 96’sı Türk Yemeklerinden Memnun
kobifinans Gıda Güvenliği Derneği’nin yaptırdığı ...

08 Ağustos 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010