KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Gıda Sanayi İşletme Ekonomisi
Prof. Dr. Bahattin ÇETİN

Gıda Endüstrisinde Güvenli Gıda Üretmek
Teslime MAHMUTOĞLU


“Şarap Alkol İçin Alınmaz, Keyiftir”


Sibel Kutman ORAL
Doluca Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi
 “Şarap Alkol İçin Alınmaz, Keyiftir” Türkiye’de şarap üreten en eski şirketlerden biri Doluca. 1926’da, Almanya’da şarapçılık konusunda eğitim gören Nihat Kutman tarafından kurulan Doluca, bugün 14 milyon şişe şarap üreten, Türkiye’nin ve Avrupa’nın sayılı tesislerinden biri. Bugün aralarında Sarafin gibi ödüllü markaların bulunduğu 40’a yakın şarabı bulunan ve Avrupa’da birçok ülkeye ihraç edilen Doluca’nın yönetimine, 3’üncü kuşaktan Sibel Kutman Oral katılıyor.

Türkiye’de şarap üretimi son birkaç yıldır büyük bir ivme yakalamıştı. Markalar, kaliteli üzümler sayesinde güçlü bir sektör doğuyordu. Şu anda sektörün durumu nedir?
Son 5 yılda ciddi bir gelişme yaşadık. Yalnızca rakamsal olarak değil, kalite açısından çok önemli adımlar atıldı. Bağcılık gelişti, üzümler çeşitlendi, teknoloji de paralel olarak gelişti. 80-90 milyon litre şarap üretilir oldu. Bu gelişmeler devam ediyordu ama şimdi sıkıntılar yaşanıyor. Bu arada tüketicide de ciddi bir değişim yaşandı. Seçicilik artmaya başladı. Marka bilinci, üzüm bilinci, yıl bilinci gelişti. Bundan 10 yıl önce, şarap yalnızca kırmızı, beyaz diye seçilirken, şimdi yılına, fıçısına, yöresine göre tercihler ortaya çıkıyor. Bu sayede Türkiye’de de, dünyada madalyalar alan şaraplar üretiliyor artık.

Bu süreçte tüketim arttı mı?
Türkiye’de geçen yıllara oranla bir artış var tabii ki. Ancak hala kişi başına düşen tüketim 1 litre. Oysa Fransa’da bu 60 şişe. Kayıt dışı yaygın olduğu için de, tam rakam bilinemiyor.

Kayıt dışını önlemek için getirilen bandrol uygulaması nasıl etki yarattı. Kayıt dışı biraz azaldı mı?
En azından bunu sevinçle karşıladık. Sanırım kayıt dışı şimdi yarı yarıya düşmüştür. Ancak denetleme mekanizmalarının sağlam olması lazım. Bundan emin değiliz.

Şarapta reklam yasaklarının yanı sıra, pazarlama tekniklerinize yönelik bazı yasaklar da var. Bunları nasıl yorumluyorsunuz?
Sektöre yönelik net olmayan yönetmelikler var. Cümleler her zaman yoruma açık. Ama özetle, son uygulamaya göre, alkollü içeceği fiyat kolaylığı ile özendirmeyeceksiniz. Ticaretin en temel kurallarından biri kampanyalar. Biz bu kolaylığı sunabilmek zorundayız. Bunu yap, ama duyurma deniyor. Zaten reklam yasağı var. Sektörde almamız gereken çok yol var.

Dünyada da alkole yönelik kısıtlamalar oluyor... Türkiye’de yapılan yanlış nedir?
Bütün dünyada tabii ki sigaraya ve alkole karşı gençleri korumak için önlemler var. Ama alkol ile sigara birbirinden ayrılıyor. Zarar durumu farklı. Ayrıca alkol içinde de, yüksek-düşük alkol ayrılıyor. Her ülke, bir alkolizm problemi varsa ona göre davranıyor. Örneğin İskandinavya. Biz farklı uygulama yapıyoruz. Sigaraya ne önlem alıyorsan, koy yanına alkolü… Biz şarabı ayrı yerde görüyoruz. Şarap alkol için alınmaz, keyiftir.

Şimdi bir de küresel bir kriz yaşanıyor. Nasıl etkileniyorsunuz?
Krizin boyutlarını biz de tahmin edemiyoruz. Ama dünya bu kadar sarsılırken, bizim etkilenmememiz mümkün değil. Genel bir kanı var, alkol krizden etkilenmez diye. Biraz doğruluk payı olsa da, cirolar düşer. 15 TL’lik şarap alan, daha ucuzuna yönelir. İnsanlar böyle durumlarda lüksü kısar. Şarap da ihtiyaç değil sonuç olarak. Öte yandan, amaç alkol almaksa, şarap yine kaybeder. Çünkü şarabın alkol oranı düşüktür. Bu kriz farklı. Daha önceki krizlerde, en üstteki tabaka pek etkilenmez, yüksek kaliteli şarap tüketimi devam ederdi. Hissetmeye başladık tabii ki. İş dünyasında iş yemekleri azaldı. Etkilemeyecek demek zor.

Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Referans Gazetesi’nden derlenmiştir.

www.referansgazetesi.com
 
 
Bu yazı 1535 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“Önce Markanıza, Sonra Kendinize Harcayın”
“Tüketiciler Bilinçlendikçe, Doğal Meyve Suyu Talebi Artıyor”
“Zaman, Odaklanma Zamanı”
"Aromalı ve Light Biraları Kadınlar Tercih Ediyor"
"Raf Fiyatını Takip Etmek, Üretim Kadar Önemli"
"Kebabı da Lahmacunu da Yendik"
"Gıda ve Temizlik Malzemeleriyle Büyüdük, İnşaat Devi Oluyoruz"
"Hiçbir Şey Hayatı Ertelemeye Değmiyor"
Fırsatı Kaçırmadan Başarıyı Yakalamak
"Lokantanın Salonunu Değil, Mutfağını Görün"
Fast Food Sektöründe Hangi Etler Kullanılıyor?
"Bir Kiler Daha Çıkmaz"
"Sadece Sütçülük Yapmaya Devam Edeceğiz"
"Algida 17 Yılda 600 Milyon Dolar’lık Yatırım Yaptı"
A’dan Z’ye Bakliyat ve Dinçer
Türkiye’nin "Zeytinyağı Sevenler Kuşağı"nı Yaratması Gerekiyor
Kaliteden Taviz Vermeden Marka Yarattılar
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Önce Markanıza, Sonra Kendinize Harcayın”
Mehmet KARAKUŞ

kobifinans “Tüketiciler Bilinçlendikçe, Doğal Meyve Suyu Talebi Artıyor”
Alaaddin GÜÇ
 
kobifinans Bir Odaklanma Başarısı Sütaş
M. Rauf ATEŞ

kobifinans Susamyağını Markete İlk Veren Çok Kazanacak!
Nur DEMİROK
 
Kara Değirmeninden İhracata
kobifinans Cumhuriyetin ilk yılları. Türkiye’de sanayi ...

Ev Tipi Biber Salçasını İlk Kez Fabrikada Ürettiler
kobifinans Kimileri yola erken çıkar… Yaşıtları ...
 
Krizlerin Parlayan Sektörü: Fast Food
kobifinans Dünya, ekonomik tarihinde bir dönüm noktası olarak ...

06 Ocak 2009

Ülkemize Gelen Turistlerin Yüzde 96’sı Türk Yemeklerinden Memnun
kobifinans Gıda Güvenliği Derneği’nin yaptırdığı ...

08 Ağustos 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010