Türkiye’de ve dünyada evlere servis pizzanın açık ara lideri Domino’s Pizza Genel Müdürü Aslan Saranga ile konuştuk.
Türkiye’de yemek alışkanlıkları hızla değişiyor. Özellikle kentlerde hızlı yemek kültürü giderek etkisini artırırken, bir zamanlar bize yabancı olan birçok yemek çeşidi artık sofraların sıradan konukları haline geldi. Bu konukların arasında pizzanın yıldızı ise son yıllarda iyice parlamaya başladı. Pizza tüketimi giderek artarken, evlere serviste artık kebabı da lahmacuınu da geride bıraktı. Evlere servis pizzanın açık ara lider firması olan Domino’s Pizza Genel Müdürü Aslan Saranga ile hem sektörde yaşanan gelişmeleri hem de şirketi konuştuk...
Türkiye’de pizza alışkanlığı ne durumda? Benim gözlemim şu: Bizim milletimiz iki şeyi seviyor; birincisi hamur işi, ikincisi et ürünleri. Bu ikisini çözen adam restaurantçılıkta iyi para kazanır. Ama bunun zor tarafı da bizim millet hamur işinin iyisini anlıyor. Öyle her önüne konanı yemez. Pizza olayına baktığınızda, kendi kültüründe lahmacun ve pide olan bir ülkede pizzanın yayılması çok kolay. Çünkü zaten pizza doğasında diğerleri ile aynı.
Pizzanın avantajı nedir? İlk zamanlar insanlar değişiklik olsun eğlence olsun diye pizza yiyorlardı, şimdi bir ihtiyaç oldu. Çünkü bayanlar çalışıyor artık. Öyle bizim annelerimizin zamanındaki gibi, eve gideyim, fasulye ayıklıyayım, karnıyarık yapayım filan gibi şeyler çok kolay değil artık. Basit şeyler yeniliyor veya dışarıdan ısmarlanıyor. Bir de öyle bir hale geldi ki, dışarıdan ısmarlanan yemek daha ucuz olmaya başladı. Bunların hepsi işin hacmini artırıyor. Gidişat bu artık...
Yemek alışkanlıklarında da değişiklikler var. Eskiden tüm aile oturur beraber yemek yerdi ama artık yemek saatleri de değişiyor. İnsanlar saatlerden bağımsız olarak devamlı yemek yiyor. Yemek olayı günün her tarafına dağılmaya başladı ve eskisi gibi seramoni şeklinde olmuyor. Burada ciddi bir sosyal dönüşüm var ve pizza evlere servis olayı da bu dönüşümün bir sonucu.
Lahmacun-pizza rekabetinde son durum nedir? Valla kebapçıları ve lahmacuncuları yenmeye başladık. Bu benim yaptığım araştırmaların bir sonucu. Kesinlikle pizza kullanıcıları kebaba ve lahmacuna fark atmaya başladı. Şu anda evlere serviste pizza tüketimi kebabı geçti. Bunun içine lahmacunları da katın. Ve biz bundan sonra farkı açarak devam edeceğiz. Çünkü pizza sektörü daha organize ve sistematik büyüyor ve daha büyük volümlere ulaşıyor. Bir de kebap-lahmacun olayında şu var; yediğiniz yerde koku yapıyor. Et de daha çabuk soğuyor. Pizza dünyanın her yerinde evlere serviste bir numaradır.
İnternetten satış hacminiz nedir? İnternet satışları toplamın yüzde 10’una ulaştı. Bunun hacmi daha da büyüyecek.
Dominos’ta ürünler her ülkede standart mı? Dominos pizzanın standart olanı hamuru, sosu ve peyniri. Bunun üzerine her malzeme ülkeden ülkeye değişebiliyor. Mesela Japonya’da deniz mahsulleri, İngiltere’de acılı, bizde et ürünleri, Fransa’da özel peynirler seviliyor. Her ülkenin damak tadına uygun ürünler satılıyor.
Türkiye’de en çok hangi pizza satılıyor? En çok giden pizza, 9 malzemeli Extravaganazza. Satışlarımızın yüzde 40’ını oluşturuyor. Sonra pastırmalı Turkish pizza, üçüncüsü de pizza Italiano. Bu iki pizza bizim Türkiye’de bulup literatüre koyduğumuz pizzalar. Bizde bol malzemeli ve etli ürünler en çok gidiyor.
Kaç pizza satıyorsunuz? Günde ortalama 16 bin adet pizza satıyoruz.
Malzemeler nereden geliyor? Yüzde 100 Türk malı. Yurtdışından hiçbir şey getirtmiyoruz.
Evlere 30 dakikada getirme garantisi veriyorsunuz? Bu trafikte nasıl güvenebiliyorsunuz? Bir kere dükkanlarda buna yönelik bir altyapı var. Her dükkanda 20 bin dolar harcadığımız bir bilgisayar sistemi bulunuyor. Evlere serviste bizim hedefimiz önce çok hızlı sipariş almak, zaten bilgisayar sistemi ile müşteriyi önceden tanıyoruz, sonra da çok hızlı bir şekilde pizza yapmak. Bizim elemanlarımız 1-1.5 dakika arasında bir pizzayı hazır edebiliyor. Son model hızlı fırınlarda da 4-6 dk arasında pişiyoruz. İki dakika sipariş, 1.5 dk pizza, altı dakika pişmesi derken 9-10 dakikada pizza hazır hale geliyor. Demek ki daha 20 dakikam var.
Orada da şunu yapıyoruz işte, her 6 dakikalık mesafeye bir dükkan açıyoruz. 6 dakikadan ötesine ya gitmiyoruz ya da orada bir talep varsa dükkan açıyoruz. Böylece çok büyük aksaklıklar olmadığı sürece biz 30 dakika içerisinde siparişi rahatlıkla ulaştırıyoruz.
Ortalama kaç dakikada teslim ediyorsunuz? Ortalama 15 dakikada gidiyor.
30 dakikayı geçerse? O zaman pizzayı bırakıp para almadan geri dönüyoruz.
Yetiştirememe oranınız nedir? Yüzde 0.5 oranında yetişemiyoruz. Bin siparişte 5 tane yani. Geçen ay 320 bin sipariş gelmiş ve biz 1600 pizzayı bedavaya vermişiz.
Piyasadaki dalgalanmalar sizin sektörü etkiliyor mu? Temmuz’a kadar yaşanan siyasi belirsizlik dönemi bizi etkilemedi. Zaten bu tip belirsizlikler bizi genelde etkilemez. Biz bu etkilenme durumunu bir tek 2001 krizinde yaşamıştık. Ama orada da şöyle olmuştu: Herkes krize girmişti, en son biz girmiştik...
Neden size fazla dokunmuyor bu belirsizlikler? Bu bizim işimizin büyüyen bir pazar olmasından ve rekabetin tam oturmamasından kaynaklanmış olabilir. Bir de pizza artık dışarıda yiyebileceğiniz en ucuz ürün haline geldi. Bugün promosyonlar vs’lerle ucuza pizza yiyebilirsiniz. Aslında bu kriz ortamları bize faydalı da oluyor. Çünkü insanlar hesaplarını kitaplarını yapmaya başladıkları zaman pizza almak en mantıklısı haline geliyor.
Gıda fiyatlarındaki yükseliş sizi etkiledi mi? Gıdada dalgalanma çok oldu. Etkilemedi diyemem ama onu da hacmi artırıp diğer maliyetleri düşüşerek dengelemeye çalıştık. Biz o artışların çok küçük bir bölümünü yansıttık.
Pizza fiyatları son yıllarda neden bu kadar düştü? Bu işe ilk başladığımızda bizim Ulus’ta, Bağdat Caddesi’nde dükkanlarımız vardı. Ama artık Bayrampaşa’da, Zeytinburnu’nda, Harem’de, Kartal’da restorantlarımız var ve çok başarılılar. Bu olay yüksek hacimle alakalı. Bundan 5-6 sene evvel 20-25 dükkan için alım yaparken şimdi 95 dükkan için alım yapıyoruz. Bu da satın alma gücümüzü artırıyor ve biz kârlılığımızı 10 pizza üzerinden değil 100 pizza üzerinden yapıyoruz. Yani 20 pizzada kazanmaya çalıştığımız kârı 100 pizzada kazanıyoruz. Böylece her iki taraf da kazanıyor...
Dominos’un pazardaki yeri neresi? Biz Eylül’de 100 restauranta ulaşmış olacağız. Toplam evlere servis pizza pazarında en yakın rakibimizin 30 şubesi var. Her bölgede pazar payımız değişmekle birlikte birçok bölgede rakibimiz bile yok. Orada da pideciler ve kebapçılar bizim rakibimiz. Sonuçta rekabetin olduğu yerlerde pazar payımız yüzde 35-40, ama olmadığı yerlerde zaten tek satıcı biziz.
Dünyada durum nedir? Dünyada da bu işin en büyüğü Dominos. Toplam 8 bin mağazası var ve hedef bunu 10 bine çıkmak.
Satışlarda evlere servisin payı nedir? Bizim satışlarımızın yüzde 80’i evlere servis. Zaten Dominos’un konsepti kurulduğundan yana böyledir. Bizim restaurantlarımızın çoğunda oturma alanları çok küçüktür.
Türkiye’de Dominos’un büyümesi ne zaman başladı? Biz ilk restaurantımızı 1996’da açtık. 1999’a kadar 10-15 arası restaurantımız vardı. 2001’e kadar krizi dönemi gibi geçti ve 2002’den sonra hızla büyümeye başladık. Son 4 senede 30 restauranttan 95’e kadar geldik. Hatta son 3 senede her sene 20-25 arası dükkan açtık.
Neye güvenerek bu kadar büyüdünüz? Bir kere pazar hızlı büyüdü. Türkiye hızla değişiyor. Ekonomi iyi gidiyor. Tamam biz iyiyiz vs ama ekonomi de çok büyüdü. Ayrıca biz de bu işi iyi öğrendik. Dominos Pizza hesabını kitabını iyi yaptığın zaman başarısız olma riski çok düşük bir iş. Kiramız düşük. Çünkü evlere servis olduğu için en iyi noktalarda yerler kiralamıyoruz. Eleman konusunda da çok esneksiniz, part time çalıştırabiliyorsunuz. Sabit maliyetler çok düşük. Düşük satışlarla bile maliyetleri karşılayabiliyorsunuz. Bizim bayilerimizden de çok büyük talep geldi. Hem onlardan talep gelince hem biz büyüyünce bir de reklamlarla televizyona çıkıp tanınırlık da artınca kartopu gibi büyümeye başladı son 3 senede.
Ciro hedefiniz nedir? 2008 ciro hedefimiz 75 milyon YTL. 2009’da bunu 140 milyon YTL’ye yükselteceğiz.
Nasıl olacak bu? Önümüzdeki sene 40 tane daha restaurant açacağız. Bu seneye 80 restaurantla başladık, eylülde 100, yıl sonunda da 115 olacağız. Seneye ise 40 tane daha açıp ciroyu ikiye katlayacağız.
Hangi bölgeye ağırlık vereceksiniz? Bizim hedefimiz Anadolu. İstanbul’da hemen her bölgede varız artık ve bölgeleri bölmeye başladık. Mimar Sinan’dan Gebze’ye kadar her 6 dakikalık mesafede bir Dominos restaruantımız var. Bizim önümüzdeki 2-3 senelik hedefimiz 200 restauranta, sonra da 5-6 sene içinde 500 restauranta ulaşmak. Ankara ve İzmir merkez olarak Anadolu’da büyümeyi hedefliyoruz.
Fiyatlar her yerde aynı mı olacak? Evet fiyatlar aynı olacak. Biz zaten ürünlerimizin çoğunu promosyonlu satıyoruz.
Pizza üretimi dükkanlarda mı yapılıyor? Bizim üç fabrikamız var. Gebze, İzmir ve Ankara’da. Bu fabrikalarda pizzanın hamurunu üretip dükkanlara dağıtıyoruz. Böylece dükkanlarda herhangi bir üretim işi için hem yere, hem zamana, hem insana ihtiyacımız kalmıyor. Dükkanların ihtiyacı olan tüm malzemeyi bu fabrikadan gönderiyoruz. Dükkandaki elemanın tek yaptığı hamuru açıp malzemeyi üzerine koymak... Böylece 1-2 gün içerisinde pizza ustası yaratabiliyoruz.
Bayilik için şartlarınız neler? Bir kere bayinin işin başında duruyor olması lazımç. Bu bizim en önemli kriterimiz. Bundan sonra yeterli finansman gerekiyor. Bunun anlamı da 170-180 bin dolarlık yatırım. Bu kadar, başka bir kriter yok...
Her istedikleri yere açabiliyorlar mı? Hayır, her istediği yerde açamaz. Bizim göstereceğimiz noktalarda açılabilir...
Ne kadar talep var? Çok talep var. Ayda 60-70 başvuru geliyor. Yılsonunda 115 resturantımızın 75 tanesi bayi olacak.
Restaurantların kaç tanesi bayi? Senede 30 dükkan açıyorsak bunun 20 tanesi bayiler, 10 tanesi bizim tarafımızdan açılıyor. Ayrıca bir bayinin ikinci ve üçüncüyü açma oranı çok fazla. Bizim şu anda bir bayimizin ortalama 2.5 restaurantı var. Tek dükkan açıp kalan çok çok az.
Bayileriniz kimler? Bir kere bayilerimizin hiç biri öyle para babası ve zengin insanlar değil. Hepsi bu işe herşeylerini koyup 24 saatlerini veren insanlar. Bir grup bizim dükkanlarımızda motorcu veya vardiya müdür olarak çalışmaya başlamış insanlar. Başlamışlar, 5-6 sene çalışıp kendi dükkanlarını açmışlar. İkinci grup aileler. Baba-anne-oğul hepsi bir dükkanda çalışarak bütün vakitlerini harcıyorlar ve çok başarılı oluyorlar. Özellikle Anadolu’da bu tip örneklere çok rastlıyoruz. Üçüncü grup ise eskiden profesyonel yöneticilik yapmış ve kendi işini kurmak isteyen grup.
Kaç çalışanınız var? 2 bin kişiye yakın çalışanımız var. İlk hedef bu sayıyı 2010 sonunda 3 bin 500’e çıkarmak.
Çalışanlar şirket içerisinde yükselebiliyor mu? Tabii ki. Biz zaten onları geleceğin müdürleri olarak görüyoruz. Operasyon müdürüm mesela, burada servis elemanı olarak başlamıştı. Ayrıca aralarında bayimiz olanlar da var.
Dominos Türkiye’nin sahibi kim? Yüzde 50 Türk-ABD ortaklığı. Türkiye’deki sahibi Ataman ailesi...
Ne zamandan beri Dominos’tasınız? 1996 yılından bu yana, yani ilk kurulduğundan beri.
Daha önce sektörde tecrübeniz var mıydı? Ben İstanbul İşletme’yi bitirdim, üzerine finans mastırı yaptım. 1-2 sene borsada çalıştım, sonra 1-2 sene metal alım satımı yaptım. Bu ikisinin arasında da kısa bir süre sağlık sektöründe çalıştım. Zaten Dominos’a girişim de o sayede oldu.
Nasıl? O dönemde yabancı bir ortağım vardı ve o bana dedi ki, "Dominos diye bir marka var. Türkiye’ye getirmekle ilgilenir misin?" O dönemde ilk önce ’hayır’ dedim, ’bu yaştan sonra pizzacılık mı yapacağız?’ Sonra o dönem çalıştığım ortaklarıma projeyi götürdüm, onlar da Amerika’yı biliyorlardı ve proje hoşlarına gitti. Bana da ’sen bu işin başında dur gerekirse başına başka birisini koyarız dediler.’ Ama o gün bugündür işin başındayız. Sonuçta bu iş biraz tesasüf oldu. Şu anda belki metal satacaktık ama pizza satıyoruz.
Kaynak: Hürriyet Gazetesi
www.hurriyet.com.tr
|