|
 |
Türkiye’nin Helvacısı 100 Yaşında
Nevzat DİNDAR
|
|
Denizlili Hacı Emin Bey’in Koska’sı l00’üncü kuruluş yıldönümünü kutluyor. Şirketin üçüncü kuşak patronu Nevzat Dindar’ın, bu asırlık Türk firmasını yabancılarla "evlendirmeye" hiç niyeti yok…
Türkiye’deki asırlık şirketlerin sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Bugün yaşamını devam ettiren yüzyıllık şirketlerin büyük bir kısmı ise gayrimüslim aileler tarafından kurulmuş. Aslında bu çok doğal. Çünkü Osmanlı döneminde ticaret genelde gayrimüslimler tarafından yapılırdı. Ancak birkaç tane de olsa Osmanlının son dönemlerinde kurulmuş ve bugün de hala varlığını sürdüren Türk şirketi mevcut. İşte bunlardan biri de gıda sektöründeki Koska...
Bugünlerde çeşitli hediyeler ve bir dizi etkinlikle 100’üncü yaşını kutlayan Koska, Denizli’de Hacı Emin Bey tarafından kurulan bir gıda devi. Aslında Koska’nın sahipleri kamuoyu tarafından pek bilinmez. Ancak her ne kadar sahipleri pek fazla göz önünde olmasa da, marka 150’yi bulan ürün çeşidiyle ciddi bir bilinilirlik oranına sahip... Koska’nın merkezi İstanbul Avcılar’da. Üretim, buradaki 20 bin metrekarelik kapalı alanda yapılıyor. Grup, üretim alanı açısından sektöründe Türkiye’nin en büyüğü.
Üçüncü Kuşak Yönelimde Türkiye’nin nadir asırlık şirketlerinden olan Koska’yı üçüncü kuşak patron Nevzat Dindar’a sorduk. Dindar’la 70 bayisi, 30 araçlık filosu, ABD’den’ Yeni Zelanda’ya 43 ülkeye uzanan ihracatı ve on milyonlarca dolarlık cirosuyla global bir şirket olma yolunda ilerleyen Koska’nın ikinci asır hedeflerini konuştuk. Koska bir grup. Bünyesinde 5 şirket var. Grup şirketlerinin en büyüğü Merter Helvacılık, Türkiye’nin ikinci 500 büyük şirketi arasında. 2008 hedefi ise ilk 500 içine girmek. Diğer şirketler Koshel, Kospek, Merter Gıda Taşımacılık ve Merter Mağazacılık’la birlikte Koska’nın çalışan sayısı 600’ü buluyor. Grubun yıllık cirosu ise 100 milyon dolar civarında.
Yabancılarla Evliliğe Karşı Koska bir aile şirketi. Yönetimde Dindar ailesinin üyeleri var. Karşımızda Türkiye’nin en büyük gıda üreticilerinden birinin sahibi olunca, ister istemez son dönemin en klasik sorusunu sorma ihtiyacı duyuyoruz; "Yabancılar size de geldi mi? Şirketi satmayı düşün4yor musunuz?" Nevzat Dindar kısa ve net bir cevap veriyor: "Hayır."
Oysa biz bir süredir o kadar çok alıştık ki "Neden olmasın" veya "İyi bir teklif gelirse düşünürüz" türünden cevaplara... Doğal olarak bu hayır cevabı ilgimizi çekiyor. Bugüne kadar teklif gelip gelmediğini sorduğumuzda ise Dindar çok sayıda evlilik talebi aldıklarını, ancak olumlu bakmadıklarını söylüyor. Yeni projeler, yatırımlar ve büyümü hedeflerinden önce Dindar’a 100 yıllık bir şirketi yönetmenin nasıl bir duygu olduğunu sormak istiyoruz. Çünkü böyle bir soruyu asırlık bir Türk şirketinin patronuna sorma imkanını pek bulamıyoruz. Bu konuda da ilginç bir cevap aldık. Dindar, işte bu yüzden, yani asırlık nadir Türk şirketlerinden biri oldukları için yabancı evliliğine sıcak bakmadıklarını belirterek şunları söylüyor: "Tabii 100 yıllık bir şirketin başında olmak gurur verici. Büyük bir mutluluk. Ancak önemli olan bunun devam etmesi. Biz bugünlere gelene kadar hep bildiğimiz işi yaptık. Ve bunu yaparken büyüme stratejilerimizi öz kaynaklarımızla finanse ettik. Bundan sonra da benzer bir stratejiyle devam edeceğiz. Yönetimde benim dışımda dördüncü kuşak var. Hepsi çok iyi eğitimler aldı. İşin içindeler. Böyle de devam edecek."
Poşet Çaya Girdi Peki, Koska Grubu’nun 101. yılda ve takip eden dönemde büyüme stratejisi nasıl olacak? Aslında büyüme sorusu son yıllarda birçok şirket için ortak bir anlam taşıyor: Farklı sektörler, yeni alanlarda üretim, yepyeni işler... Nevzat Dindar, bu konudaki görüşleri de şöyle: "Büyüme hedeflerimiz üretim alanlarımıza yönelik. Çok farklı alanlara girme gibi bir hedefimiz yok. Kendi işimizde Türkiye’nin en büyüğüyüz. En büyük helva üreticisi biziz. Tahinde de Türkiye’nin en büyük üreticisi konumundayız. Susam işinde çok iyiyiz. Lokum’ işinde çok ilerdeyiz. Bunları devam ettirmek istiyoruz. 101. yılda ve takip eden yıllarda da böyle olmasını planlıyoruz. Tabii büyümeyi kendi işimiz çerçevesinde yapacağız. Örneğin Koska mağazalarının sayısını artıracağız, gıdada farklı ürünler çıkaracağız. Buralarda yeni projelerimiz var."
Koska Grubu, son olarak çay üretimine girdi. Meyve ve bitki çayları konusunda oldukça iddialı. Fındık kreması ve reçel pazarında da atakta. Pasta işinde de ciddi bir büyüklüğü ulaşmış durumda. Son dönemde öne çıkan en iddialı ürünler ise organik olanlar. Nevzat Dindar bu konuda çok hassas davrandıklarını ve tüm ürünlerin uluslararası sertifikalarının olduğunu özellikle belirtiyor. Koska’nın iddialı olduğu bir başka alan da diyet ürünleri. Nevzat Dindar, kesinlikle sakarin ve benzer tatlandırıcı kullanmadıklarını, bütün diyet ürünlerinin doğal tatlandırıcılardan yapıldığını vurguluyor. Koska’nın halen helva, reçel, badem ezmesi, lokum, tatlı, baklava ve pastada diyet ürünleri var. Ve bütün bu ürünler Sanayi Bakanlığı’ndan izinli.
Kahvaltılı, Yemekli Mağaza Koska Grubu, mağazacılıkta iddialı bir projeyle atağa kalkıyor. Konsept tamamen Koska yöneticileri tarafından belirlenmiş. Bu konuda çok titiz bir çalışma yapılıyor. 2008 yılında İstanbul’un farklı bölgeleri ile İstanbul dışında yeni bir yapılanma söz konusu. Dindar, bayilik konusunda hassas davrandıklarını ve çok sınırlı bir bayilik çalışması yapacaklarını söylüyor. Mağazalarda tüm Koska ürünlerinin satışının yanı sıra kahvaltı ve yemek servisi de olacak.
Mağazada Resim Sergisi Koska mağazalarından biri, İstanbul Avcılar’daki fabrika binasının girişinde yer alıyor. Bu mağazada Türkiye’de görmeye hiç alışık olmadığımız ilginç bir durum dikkatimizi çekiyor. Mağazanın bir köşesinde resim sergisi var. Daha doğrusu bir sanat galerisi. Her ay bir başka sanatçının sergisinin açıldığını söylüyor Nevzat Dindar. Ayrıca galeride isteyenlere resim dersi de verildiğini sözlerine ekliyor.
Kaynak: Para Dergisi
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
879 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|
|
|