Krizle beraber yüzde 12 daralmanın yaşandığı teknoloji marketleri pazarında, Teknosa hızlı yükselişine devam ediyor. Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane ile pazardaki konumlarını, kriz stratejilerini ve hedeflerini konuştuk.
Teknoloji marketleri pazarında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Teknosa olarak son 2 yılın değerlendirmesini yapabilir misiniz? Teknosa olarak hem 2007 hem de 2008 yılında büyümeye devam ettik. 2007 genel anlamda sektörün daha hareketli olduğu ve hızlı büyümenin yaşandığı bir yıl oldu. Gerek uluslararası zincirlerin pazara girişi, gerekse de iç piyasadaki yüksek talep, pazarın büyümesinde önemli bir rol oynadı. Ancak 2008’de küresel krizin etkileri ile pazarda bir miktar küçülme yaşandı. Genel tabloya baktığımız zaman, yüzde 12 oranında bir daralmanın olduğunu görüyoruz. Ancak Teknosa olarak biz bu dönemde de büyümemizi sürdürdük.
2008’in sonunda başlayan ekonomik kriz sizi nasıl etkiledi? Ekonomik kriz elbette tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını değiştiriyor. Bu dönemde tüketici ya alışveriş yapmayı kesiyor, ya da çok güvendiği bir yerden alışveriş yapmayı tercih ediyor. GfK panel çalışmasının sonuçlarına göre, 2008’in son çeyreğinde, pazar payımızda normalden daha fazla bir artış oldu. Özellikle Temmuz ayında pazar payımız yüzde 11'li seviyelerdeyken, Kasım ayı itibarıyla pazar payımızın yüzde 12’lere çıktığını gözlemledik.
Genel çerçeveden bakıldığında, teknoloji marketleri krizden nasıl etkileniyor? Ekonomik krizin de etkisi ile 2008’in son 4 ayı, pazarın en çok küçüldüğü dönem oldu. Tüketicinin tedirginliği pazara yansıdı ve bu dönemde pazar yüzde 12 oranında küçülme yaşadı. Ancak biz yine de liderliğimizi korumayı başardık.
Krizin bu yılkı etkileri hakkında neler söyleyeceksiniz? 2009 yılında, şimdiye kadar da gördüğümüz kadarıyla, çok fazla bir hareketlenme olacağını düşünmüyorum. Şu anda 7,74 milyar TL olan pazarın aynı rakamlarda kalacağını düşünüyoruz. Ancak biz bu pazar içerisinde kendi payımızı artırmayı hedefliyoruz. Şu anda yüzde 12 seviyesindeyiz. 2009 sonunda, pazarın yüzde 14'üne sahip olmayı hedefliyoruz.
Pazarda yerli markalar kadar yabancı zincirler de var. Rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz? Dünyanın hiçbir yerinde, bu kadar çok uluslararası zincir marketin bir arada olduğu başka bir ülke yok. Organize perakendecilere ek olarak, Türkiye'de 35.000 teknoloji perakendecisi bulunuyor. Bu da sektörün potansiyelini ve gelecek vadeden yapısını gösteriyor. Kıyaslamanın yerli-yabancı arasında değil, daha çok hizmet anlayışı doğrultusunda yapılması gerektiğine inanıyorum. Teknoloji perakendeciliği sektöründe kalıcı olabilmek için, doğru stratejileri uygulamak gerekiyor. Yalnızca ürün sunmak değil, tüm boyutlarıyla müşteriye en iyi hizmet kalitesini verebilmek önemli. Dolayısıyla müşteri odaklı düşünemeyen, bilimsel perakendecilik anlayışı ile hareket etmeyen yerli ve yabancı tüm oyuncuların, pazarda kalıcı bir yer edinebileceğini düşünmüyorum.
Öte yandan yüzde 100 yerli sermayeli bir şirket olarak, tüketicilerimizi çok iyi tanıyor olmanın avantajına sahibiz. Tüketici trendlerini iyi takip ediyoruz. 2 yıl önce hizmete soktuğumuz Teknosa Asist uygulaması ile tüketicilerimizin bizlere 24 saat ulaşabilmesini sağlıyoruz. Yalnızca satış sonrasında değil, satış öncesinde de diledikleri ürün hakkında bilgi sahibi olabilecekleri mecralarla onlara ulaşıyoruz.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Platin Dergisi’nden derlenmiştir.
www.platinonline.com
|