KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Anadolu'da Dericilik
Lütfü DAĞTAŞ

Ayakkabıcılık Terimleri Sözlüğü
Asuman YILGÖR, Sami AKALIN, Nezihe SEYHAN


Türkiye’de Deri ve Ayakkabıcılık Sektörünün Genel Durumu

1970’lerden beri Türkiye’de önemi giderek artan sektör, aynı dönemde petrol krizinin olumsuz etkilerinin ardından 1980’lerde tekrar yükselişe geçti ve uygulamaya konulan liberalizasyon politikaları ile gelişimi hızlandı. 1990’ların  başında SSCB’nin dağılması ve Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanan gelişmeler ile deri ürünleri ihracatının büyük bölümü bu bölgelere yapılır hale geldi, ancak 1998’de ortaya çıkan Rusya krizi, pazar çeşitlendirmesinin gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi. 2000’den itibaren ise başta AB olmak üzere yeni ülke pazarlarına  açılmaya başlanmasıyla, sektör daha olumlu bir gelişme eğilimi içine girdi.

Sektörün Türk ekonomisindeki ağırlığına bakıldığında, GSMH içinde yaklaşık yüzde 1, imalat sanayi üretiminde yüzde  2,3 ve toplam kayıtlı sanayi istihdamında yüzde  1,5 oranında pay aldığı görülüyor. Türkiye’de ham deri üretimi konusunda sağlıklı bilgi elde edilebilmesi güç olmasına rağmen, ihtiyaç duyulan ham derinin yarıdan fazlasının ithalat yoluyla karşılandığı biliniyor. Türkiye’de kesilen hayvanlardan elde edilen deriler, işlenen derinin yüzde 40’ını oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 60’lık bölüm ise ithalat yoluyla karşılanıyor. Deri ürünleri üretiminde kullanılan büyük baş hayvan derilerinin yüzde 46’sının, küçük baş hayvan derilerinin ise yüzde 75’inin ithalat yoluyla tedarik edildiği tahmin ediliyor. İthalata bu oranda bağımlı olunmasının nedeni ise hem miktar hem de kalite açısından sanayi ihtiyacının yurtiçinden karşılanamaması…

Diğer taraftan, sektörle ilgili en çarpıcı verilerden biri, kapasite kullanım oranlarının düşük olması… Üretim altyapısı ve kapasite gücünün satışa dönüştürülemediğinin bir göstergesi olan, kapasite kullanım oranlarındaki düşüklük, aynı zamanda sektörde üretim maliyetlerini de arttıran en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için hazırlanmıştır.
 
 
Bu yazı 11215 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Türkiye’de Deri-Ayakkabıcılık Sektörünün Gelişimi
Dericiliğin Tarihçesi
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Hotiç’in Yeni Markası: Yaya
Serdar HOTİÇ
 
Ayakkabı Üretiminde İhtisaslaşmış Köy
kobifinans Yeşilyuva, adeta micro kredi cenneti gibi. 6500 ...

Üç-El Ayakkabı'dan 1 Günde 800.000 Euro’luk İhracat
kobifinans 200.000 istihdam edildiği Üç-El Ayakkabı fabrikasında, ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010