|
Üretim Toplam cirosal hacmi 6 milyar dolara ulaşan Türkiye demir çelik sanayii, 2003 yılında 18 milyon 300 bin tonluk üretim gerçekleştirdi. Üretimini bir önceki yıla göre yüzde 11,1 oranında arttıran sektörde üç entegre tesis olmak üzere toplam 19 tesis faaliyet gösteriyor.
2003 yılının Ocak-Eylül döneminde gerçekleştirilen 52 milyon 866 bin 537 ton demir-çelik ürünleri üretimi 17 katrilyon 343 trilyon 716 milyar değer yarattı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre üretim miktarı yüzde 5,6, üretim karşılığı elde edilen değer ise yüzde 46.8 oranında arttı.
2002 yılına göre 2003 yılında yüzde 6,7 oranında artan dünya ham çelik üretimi geçtiğimiz yıl 945 milyon 140 bin ton olarak gerçekleşti. Dünya ham çelik üretiminde 2003 yılında gerçekleştirdiği 220 bin 115 tonluk üretimiyle Çin, 2002 yılında olduğu gibi geçtiğimiz yılda dünya lideri oldu. 63 ülke arasında ilk sırada yer alan Çin 2002 yılına göre yüzde 21,1 oranında üretim artışı gösterdi.
|
Yıllar İtibariyle Ham Çelik Üretimi (Bin Ton) |
|
Üretim |
|
1998 |
1999 |
2000 |
2001 |
2002 |
2003 |
|
14.148 |
14.309 |
14.324 |
14.981 |
16.301 |
17.999 |
Satışlar Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden birisi olarak kabul edilen demir-çelik sanayii 2003 yılında 6 milyar dolarlık cirosal hacim elde etti. 2002 yılında 18 milyon 298 bin 360 tonluk ham çelik üretimi yapan sektör, 2004 yılında ise 20 milyon ton üretim hedefliyor.
Herhangi bir ülke ekonomisinin refah seviyesinin göstergelerinden biri olan demir çelik tüketimi, ülkemizde gelişmiş ülkelere göre oldukça düşük seviyede, sektör bu bakımdan gelişme potansiyelini koruyor. Gelişmiş ülkelerde 350-400 kg olan ve gelişmekte olan ülkelerde ise 1000 kg’ı bulan kişi başı tüketim rakamı ülkemiz için ortalama 208 kg seviyesinde. Gelişmiş ülkelere göre oldukça düşük seviyede gerçekleşen yurtiçi tüketimimiz bütçelerde yatırımlara yeterli kaynak ayrılmaması nedeniyle artış gösteremiyor. Deprem tahribatının onarımına yönelik alt ve üst yapı yatırımlarının tamamlanamaması ve Yapı Denetim Kararnamesinin işlerlik kazanmaması iç pazarda talebi engelleyen önemli etken oldu. Buna ilaveten 2001 yılında derinleşen kriz ile birlikte yaşanan ekonomik daralmanın inşaat sektöründeki faaliyetleri durma noktasına getirmiş olması da tüketimin canlanamamasında bir diğer faktör.
|