İhracatta tekstil ve otomotivden sonra üçüncü sırada olan demir çelik sektörü, yıllık 10 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile zirvede üçüncü sıraya yerleşti. Haziran ayı itibariyle yıllık hazır giyim ihracatı 13.6, otomotiv sektörü ise 12.6 milyar dolar oldu.
Demir-çelik ürünlerindeki ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri (İMMİB) ve İstanbul Demir ve Demirdışı Metal İhracatçıları Birliği Başkanı Tahsin Öztiryaki, "Geçen yıl ki demir çelik ihracat artışı yüzde 30’lardaydı bu sene artış oranı yüzde 14’lerde. Miktar olarak azalış, değer olarak artış var. Katma değeri yüksek ürünlere doğru bir geçişimiz söz konusu. İnşaatlık demirde dünyada bir numarayız, en çok üretim Türkiye’de" dedi.
Türkiye’nin toplam ihracatındaki payı 1981 yılında yüzde 1.9 olan demir çelik sektörü bunu 2004 yılında yüzde 15’e yükseltti. 2004 yılında yüzde 70’lik artışla 9.4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, bu yılın ilk 6 ayında da 4.9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Özellikle inşaat demiri, çelik borular, profiller, inşaat aksamı, filmaşin ve yassı ürünlerde büyük ihracat artışları sağlandı.
Tahsin Öztiryaki, küresel demir çelik piyasalarının 2004 yılında, Çin merkezli talepler nedeniyle olağandışı gelişmelere sahne olduğunu belirterek, Türkiye’ninde özellikle ABD ve Ortadoğu’dan gelen yüksek talepleri karşılayarak ihracatını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. ABD’ye yapılan ihracatın 340 milyon dolardan yüzde 251’lik artışla 1.2 milyar dolarak çıktığını vurgulayan Öztiryaki, bu ülkenin Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı haline geldiğini söyledi.
Çin’le Promosyon Savaşı Tahsin Öztiryaki, Çin’in bu yıl demir çelik sektörüne büyük yatırım yaparak kapasitesini yüzde 25 arttırdığını belirterek, Çin’le mücadele etmek için strateji olarak işlenmiş ürünlerin satılmasına yönelik birtakım promosyon çalışmaları başlattıklarını kaydetti.
Rusya’nın mutfak kültürü ve mutfak standartları açısından henüz Çin tarafından ele geçirilmemiş bir pazar olduğunu ifade eden Öztiryaki, "Biz şimdi kendi mutfak ürünlerimizi Rusya’da oturtmaya çalışıyoruz. Eğer bunu yakalayabilirsek Çin’in önünde olacağız" dedi. Tahsin Öztiryaki, Türkiye’nin mutfak endüstrisi bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden olduğunu, 250 milyon dolar olan mutfak eşyası ihracatının 600 milyon dolara çıkartıldığını anlatarak, bu rakamın önümüzdeki yıl 1 milyar dolar civarına çıkarılmasını hedeflediklerini bildirdi.
Çin’le sadece fiyat anlamında rekabet etmeyeceklerini belirten Öztiryaki, "Yüksek standartla, çabuk hizmet veren, Avrupa’ya daha yakın ve onlarla daha işbirliği içinde olan bir politikayla Çinlilere karşı duracağız. Tabii ki korkuyoruz. Ama korkunun ecele faydası yok. Savaşa devam ediyoruz ve devam edeceğiz de" diye konuştu.
Yassı çelik ürünlerine getirilen gözetleme kararı hakkında da bilgi veren Öztiryaki şöyle devam etti:"İthalatta yassı mamül için bir gözetleme kararı alındı. Kontrol belgesi alınıyor. Halbuki ithalatçı birlikleri aktif olsaydı, her an her türlü istatistiki bilgiyi almanız mümkün olabilirdi. Kesinlikle kontrol altına alınması gerekiyor.”
KOBİ’lere Erdemir Çağrısı Son teklif verme tarihi 26 Eylül’de sona erecek olan Erdemir’in Türk sermayedarlarının bir araya geldiği ortak girişim grubu tarafından alınmasının Türkiye’nin yararına olduğunu belirten İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri (İMMİB) ve İstanbul Demir ve Demirdışı Metal İhracatçıları Birliği Başkanı Tahsin Öztiryaki, "Erdemir Türkiye için çok köklü ve önemli bir kuruluş. Paranız olsa bile yeni bir Erdemir kurmaya insanın ömrü yetmez. Yerli sermayenin oluşturduğu ortak girişim grubu çok kısa bir zamanda oluştu. Ön yeterlilik alınması önemliydi. Bu aşamadan sonra bir şeyler daha gelişebilir. KOBİ’leri ve daha küçük sermaye sahiplerini de bu oluşumda yer almaya davet edeceğiz" dedi.
Türk sanayicisinin zorluklarla savaşarak çelikleşmeye başladığını ifade eden Öztirkyaki, "Sanayici Erdemir’i alırsa tam çelikleşecek" dedi.
Özelleştirmenin şu anda dünyanın gerçeklerinden olduğunu vurgulayan Öztiryaki, "Eski komünist ülkeler de dahil yüzde 90 oranında özelleşmişler. Özelleşirken de ne bu fabrikalarımızdaki işçilerimize ne de Türkiye piyasasına zarar verecek problemleri yaratmamalıyız." dedi. Erdemir’in iyi bir fiyata satılmasının da önemli olduğunu vurgulayan Öztiryaki, fiyatı tahmin etmenin spekülatif olacağını, fiyatı oyuncuların belirleyeceğini söyledi.
Ortak girişim grubunun ciddiyetsiz olduğu yönündeki eleştirileri de yanıtlayan Öztiryaki, "Bir istek ve heyecan var. Bu ihalede Türk sanayicisi testten geçecek. Bunu başarırsak ortak girişim grubu başka özelleştirmelere de girebilir. Bir örnek olur. Yurt dışındaki özelleştirmelerle de ilgilenebilir" dedi.
Kaynak: Dünya Gazetesi
|