2009’un 2’nci çeyreğinden itibaren otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde uygulanan teşvikler, demir-çelik sektörünü de olumlu etki yaptı. Demir-çelikte 1’inci çeyrekte yüzde 60'ların altına düşen kapasiteler, teşviklerle yeniden yüzde 76'lara çıkarken, üretim de artmaya başladı. İç pazardaki canlılık, ihracat yapan demir-çelik şirketlerini de iç pazara yöneltti. Bu nedenle birçok şirket, ihracat için yaptığı bağlantıları öteleyip, iç pazara döndü. Sektörün talebi, teşviklerin krizin etkileri netleşene kadar sürdürülmesi.
Teşviklerle birlikte Nisan-Mayıs aylarında hareketlilik yaşandığını aktaran Demir Çelik Üreticileri Derneği (DÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan; "Geçen yıl 21 milyon 200 bin ton çelik tüketimi yapıldı. 2009’un ilk 6 ayında ise toplam çelik tüketimi 7 milyon 577 bin ton oldu" dedi. İlk çeyrekte ağır kayıplar oluştuğunu, 2’nci çeyrekte sektörün bunu telafi etmeye başladığını dile getiren Yayan; "Şimdi 3’üncü çeyrekte pozitif yönde ilerlemeye devam ediyoruz" dedi.
Otomotiv ve dayanıklı tüketim ürünlerinde gelen teşviklerin, daha çok sektörün yüzde 20’sini oluşturan yassı çelik üreticilerini etkilediğini aktaran Çolakoğlu Metalürji Genel Müdürü Uğur Dalbeler; "Soğuk çelik ve galvaniz gibi çelikleri üretenler, kriz döneminde ciddi bağlantılar yaptılar. Ancak iç pazar canlanınca daha önce yapmış oldukları ihracat bağlantıları erteleyip, içerde oluşan talebi karşılamaya çalışıyorlar" dedi. Türk çelik şirketlerinin yüksek bir ihracat potansiyeli elde ettiğini kaydeden Dalbeler; " Bu noktadaki gelişim üretimi artırdı. Böylece dünyadaki çelik üretimi yüzde 40 düşerken, Türkiye’deki düşüş oranı yüzde 15 civarında oldu" değerlendirmesini yaptı.
Yassı çelikte Türkiye'nin ihracat potansiyelinin çok az olduğunu kaydeden Efesan Grup Yönetim Kumlu Başkanı Kadir Efe, ancak Türkiye’de gerileme olduğu sürece, şirketlerin otomatik olarak dışarıya yönelmeye çalışacağını dile getirdi. Kampanyaların vergi açısından da avantaj getirdiğini söyleyen Efe; "Alınan ÖTV ve diğer vergilerde düşüş olsa da, volilitenin yükselmesinden dolayı elde edilen vergi miktarı çok daha yukarda gerçekleşti. Hem devlet, hem yurtiçi üretim hem de istihdam ile üçlü düşünmesi lazım. Bütün dünyada bu tür yaklaşımlar var” diye konuştu.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Dünya Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.dunyagazetesi.com.tr
|