Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's, aralarında ERDEMİR'inde yer aldığı 13 Avrupalı demir-çelik üreticisini inceleyip, sektörün görünümünün negatif olduğunu bildiren bir rapor düzenlemiş ve sektörde 2010 yılına kadar bir canlanma olmayacağını belirtmiş.
Bu konuya Türkiye’nin demir-çelik sektörü açısından bakarken, önce İSO 500 büyük raporunda sektörün durumunu inceledim. İlk 50 içerisinde 15 demir-çelik şirketi yer alıyor ve bunlardan 1’i dışında 14'ü, 2007’de bulundukları yerden daha iyi bir konumdalar. Kimi 12, kimi 10, kimi 7 sıra yükselmiş. Gerileme gösteren tek şirket ise, yalnızca 2 sıra geriye düşmüş.
Bunun ardından demir-çelik sektörü yetkilileriyle konuştum. Onlar da uzun mamulde, inşaat demirinde bir sıkıntı olduğunu belirtiyor. Buna karşılık yassı mamulde ERDEMİR'in sıkıntıyı aştığını, ürün yetiştiremediğini iddia ediyorlar.
Moody's'in Avrupa açısından değerlendirmesinin doğru olabileceğini, yatırımlar tamamen durduğu için, 2010’da bir canlanma beklenmesinin gerçekçi olabileceğini, ancak bunun Türkiye için doğru olmadığını öne sürüyorlar.
Türk demir-çelik sektörü, son dönemde krize rağmen yatırımlarını sürdürüyor. ERDEMİR, ve İSDEMİR, uzun süredir sürdürdüğü yatırımlarını kriz döneminde de devam ettirdi. Ayrıca Nursan ve Tosçelik de, kriz döneminde girdikleri yeni yatırımlarını tamamlama aşamasına geldi. Artık eski kamu kuruluşu ERDEMİR dışında, özel sektör de yassı mamul üretimini gerçekleştirmeye başladı. Türk demir-çelik şirketleri, bütün dünya pazarlarını yakından takip ederek, yeni yatırımlar yapıp, yeni pazarlara yöneliyor.
Bu açıdan Moody's'in araştırmasındaki "2010 yılı öncesi canlanma olmaz" değerlendirmesi, Türk şirketler tarafından gerçekçi bulunmuyor. Avrupa'da canlanmanın başlayacağı tahmin edilen 2010’da ise, yassıda ve uzunda kapasite artımı ile girecek Türkiye demir-çelik sektörünün, önemli bir avantaja sahip olacağı iddia ediliyor.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|