KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   10 Ocak 2009, Cumartesi
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Punk Marketing

R.LAERMER&M.SIMMONS

"Demir-Çelik Sektörüne Yatırım Yapan Kaybetmez"
Ayhan ASLAN
İÇDAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi

Türkiye’de konjonktür her zaman değişir ama demir çelik, tersane ve enerji hep iyi sektörlerin başını çekmiştir. Bu sektörlere yatırım yapacak ülkeler çok gelişecekler. Türkiye de bu alanlara yatırım yaparsa ilerde sorun yaşamayacaktır."

İÇDAŞ’ın tarihi 128 yıl öncesine, 1880 yılına kadar uzanıyor. Haliç’te gemi tamiri ve servisi işlerini yapmak üzere kurulan İÇDAŞ, bugün üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük özel sektör çelik üreticisi. Haliç Tersanesi’nde bir kızakla başlayan süreç bugün milyon dolarlarla ölçülen dev bir işletmeye dönüşmüş. Şimdilerde başlangıçtan itibaren sayarsak üçüncü kuşak, işi farklı bir vizyona taşımak konusunda da ikinci kuşak iş başında.

İÇDAŞ’ın pek çok farklı alanda üretimi ve yatırımı var. Tornalama ve haddeleme işlemleriyle demir çelik sektörüne 1955 yılında girilmiş. 1970 yılından bu yana da inşaat demiri ve alaşımlı çelik üretiyor. İÇDAŞ, İSO belirlemelerine göre Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu arasında genel sıralamada 2007 yılında 13’üncü sırada yer alıyor. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan kuruluşları arasında ise 2007 yılında 11. sırada. İÇDAŞ AŞ’nin grup şirketleriyle birlikte 10 bine yakın çalışanı bulunuyor. İstanbul ve Çanakkale’de üretim yapan kuruluşun 2010 hedefi, önümüzdeki süreçte genel sıralamada ilk 10’da, ihracatta ise ilk 5’te yer almak. İÇDAŞ, demir çelik üretiminin yanı sıra tersanecilik, liman işletmeciliği, pilotaj ve römorkaj, kara ve deniz taşımacılığı, gemicilik, brokerlik, sigorta aracılık, dış ticaret, turizm, inşaat, enerji alanlarında da faaliyet gösteriyor. Ayrıca İÇDAŞ yönetimi, önümüzdeki dönem için ülkemize ithal edilen yassı çelik üretme yönünde de yatırım kararı almış. İÇDAŞ Çanakkale’de, 2008 yılı sonuna kadar 2 milyar 600 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor. 2009 yılında devreye girecek çevre dostu enerji santralleriyle santrallerden çıkan külün tamamının değerlendirileceği klinger üretim ve öğütme tesisleriyle bölgeye yapılan yatırım tutarı 3 milyar 200 milyon doları bulacak. İÇDAŞ, Kemer-Bekirli bölgesine 1 milyar 600 milyon dolarlık tersane ve enerji yatırımı öngören girişimini de 2010 yılında devreye alacak. Bu yatırımla birlikte İÇDAŞ’ın toplam yatırım tutarı 4 milyar 400 milyon doları bulacak. Üretiminin büyük bir kısmını dış ülkelere ihraç eden İÇDAŞ, üretim süreçlerinde çevre dostu yaklaşımını benimsiyor. Bu amaçla da konuyla ilgili personel Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından periyodik eğitime tabii tutuluyor.

Bu başarının arkasında kimler var?
Bugün dünya devi haline gelmiş kuruluşun sahibi, Kastamonu Cide’den 128 yıl önce yola çıkmış Aslan ailesi. Aslan ailesinin öyküsü şöyle: Haliç’teki ilk tezgâh kurulduktan sonra ailenin beş oğlundan en küçüğü Bayram Aslan, sanat okuluna gider ve tornacılığı öğrenir. O günlerin zor koşullarında torna yapmayı bilmek altın bilezik değerindedir. Bayram Aslan’ın zanaatkâr olarak işin içine girmesi girişimin boyutlarını farklı bir noktaya taşır. İÇDAŞ’ın pek çok alana yayılmış yatırımlarının bugünkü yönetiminde, ilk kuşaktan Bayram Aslan ve iki kardeşiyle, ikinci kuşaktan beş oğul görev yapıyor. Firma büyük, yatırımlar çeşitli olunca Aslan ailesi farklı bir yönetim biçimini benimsemiş. Aile bireyleri dönüşümlü olarak üç ay süre aralıklarıyla başkan olarak görev yapıyorlar. İÇDAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Aslan ile geçmişten bugüne İÇDAŞ’ı konuşuyoruz. Aslında konumuz daha çok İÇDAŞ’ın geleceği.

"Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" atasözüne uygun bir yaşam biçimi var Ayhan Aslan’ın. Onun ve diğer aile fertlerinin isimlerini medyada pek görmüyoruz. "Bu bir tercih." diyor ve ekliyor: "Şu ana kadar da bu tercihimizden vazgeçmedik. İş ve aile arasında dengeyi sağlayanlardanım. Performansımı artırmak için işime ve aileme gerekli zamanı ayırırım. İÇDAŞ’ın başarısı için çalışırken, ailemle ilgilendiğimde de işle ilgili stresimi atarım. Başarımdaki en önemli pay da bu dengeyi kurmuş olmak." diyen Aslan, dinlenmek için çocukluğundan beri maket yapıyor.

Peki, kaç tane maketiniz var?
"Çocukluğumda telsizli uçaklarla ilgilenirdim. Ayrıca tekneler ve arabalar yapardım. Şimdi de oğlumla birlikte tank yapıyoruz, uçak uçuruyoruz. Oğlumla hobilerim daha da keyifli hale geldi." diyor. "İşlerimle anılmak isterim. Bunun dışında arkadaş, iş, aile çevresi olsun kendisine güvenilen, sözüne sadık, yaptığı işi layıkıyla yapan, devleti ve milleti için çalışan başarılı bir insan olarak da anılmak isterim." diyerek de kısaca hayata bakışını özetliyor. İÇDAŞ’da, kimse çıkıp da bu işi ben yaptım demediği için işler kendiliğinden yürüyormuş gibi gözüküyor. Oysaki böylesine büyük ağır sanayi kuruluşu olan İÇDAŞ’ta işin daha başlangıcından bugüne kadar gelen büyük bir emek var. "İşin başında zor dönemler geçirdik elbette. O dönemlerde Türkiye’de ihracat yoktu, ithalata dayalı bir sistem vardı. Turgut Özal döneminden sonra bu sistem değişti ve 1987 yılında İÇDAŞ olarak ihracata başladık. Diğer yandan iç piyasadaki hammadde de bize yetmiyordu. Bu nedenle hammadde ithalatına da başladık ve fabrikanın üretimini belli bir düzeye getirdik. Ancak burada şunu da söylemek lazım; İÇDAŞ’ı kurarken çok çalıştık." diyen Aslan, deniz işletmeciliği konusunda bir girişimleri yokken bu alanı da layıkıyla öğrenmek için çok çaba sarf ettiklerini söylüyor. Kendi üretimleri için de ithalat ve ihracatı yapma gereği doğunca gemilere gereksinim duyulmuş. Gemi satın almış ve işletmeyi de öğrenmişler. Peki bunun sonucunda ne olmuş? "Bu sayede armatörlükte de iyi bir yere geldik. Yılda altı gemi yapmayı planlıyoruz. Kuru yük gemisi yaptığımız gibi, tankerler de inşa ediyoruz." diyor İÇDAŞ Genel Müdürü Aslan. Yönetim felsefesini soruyorum; "Aslında çok zor değilimdir ama inandığım konularda direnç alırsam kızar ve ben de direnirim." diyor.

Demir çelik üretiminde ne kadar yenilikçi olunur bilemem ama gördüğüm kadarıyla İÇDAŞ, içinde bulunduğu sektör gereği yenilikçi bir kurum olmak ve teknolojisini sürekli değiştirmek zorunda! "İÇDAŞ için yaptığımız yatırımlarda kullandığımız makinelerin her zaman son teknoloji olmasını tercih ediyoruz, çünkü hem maliyet hem de çevreye duyarlı olması açısından yeni teknolojiler çok farklı. Bir örnek vermek isterim. Geçmiş yıllarda Türkiye’de depremin yıkım gücü bilinmiyor ve inşaatlarda nervürlü demir kullanılmıyordu. Oysaki nervürlü demirin Türkiye gibi deprem kuşağı olan bir ülkede kullanılması gerekiyordu. Biz sadece ihracata yönelik üretim yapıyorduk. Bu demirin gerekliliğini yaptığımız çalışmalarla halka duyurduk. Ülkede birbiri ardına gerçekleşen depremlerden sonra deprem çeliği de yapmaya başladık. Şu anda da inşaat demirlerini Avrupa’ya ihraç ediyoruz. Türkiye’deki inşaatlarda mutlaka bu çeliğin kullanılması gerekiyor." diyor.

Çevreye duyarlı bir kurum olduğunuzu söylemiştiniz. Çevreci girişimlerde bulunarak pek çok şirketten önce de yasal prosedürleri yerine getirmişsiniz...
"İSO 14001:2004 belgesini ilk alan kuruluşlardanız. 2005’te İstanbul Sanayi Odası’ndan, 2006’da da Kocaeli Sanayi Odası’ndan çevre teşvik ödülü aldık. Şu anda Çanakkale’de 30 bin metrekarelik bir alanı İÇDAŞ ormanı yaptık. Aynı zamanda fabrika çevresine ağaçlandırma çalışmalarıyla 60 bin fidan diktik." diyen Ayhan Aslan’a uzun yıllara dayanan bir aile geleneğinin birikimlerini işine nasıl yansıtacak sorusunu soruyorum; "Edindiğim deneyimler ışığında daha fazla yatırım yapmayı hedefliyorum. Bundan sonraki amacımız İÇDAŞ’ı Avrupa’nın en büyük demir çelik tesislerinden biri yapmak. Şu anda yıllık kapasitemiz 3,5 milyon ton ve hedefimiz de 10 milyon tonlarda. Tersanelerimizde yedi bin tonluk kimyasal tankerler inşa ediyoruz. Türkiye’de ilk 3 bin 850 tonluk kuru yük gemisini biz inşâ ettik. Ardından yedi binlik ve 5 bin 850 tonluk tankerler yaptık. Hedefimiz 200 bin ve 250 bin tonluk tankerler ve kuru yük gemileri inşâ etmek." diyor.

Türkiye’de gemi inşaat sektörü son dönemde çok hareketlendi. Bunu neye bağlıyorsunuz?
"Bunu bir yandan navlunların yüksek olmasına ama diğer yandan da dünyadaki ticaret hacminin artmasına bağlıyorum. Şu an kendi yükümüzü dahi taşırken gemiye ihtiyacımız oluyor. Bunun karşılığında çok yüksek navlunlar ödüyoruz. Gemi üretimine her zaman ihtiyaç var." İÇDAŞ adına yatırımları yaparken, Türkiye adına konmuş hedefleri de gerçekleştiriyorsunuz. Bir bakıma Türk işadamlarının yapabileceklerini de gösteriyorsunuz...

"Bu çok doğru. İÇDAŞ olarak belli bir yere geldikten sonra başka sektörlerde de bunu yapabiliriz diyerek yola çıktık. Sektörü de, tersaneciliği de belli bir aşamaya getirdik. Bundan sonra da enerji yatırımlarıyla iyi bir yere gelmeyi hedefliyoruz. Biga’da şu anda 135 megavatlık enerji santralimiz çalışıyor. 2008-2009 yıllarında Türkiye’de enerji ihtiyacı olacağı, dar boğaza gireceği de söyleniyor. Bunları daha önceden görmüştük. Fakat gerekli sermayeyi ve yatırımı sağlamakta zorlanmıştık. Şu anda mevcut olan santralimizle kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz. Bir sene sonra dört bin megavatlık kurulu güce erişeceğiz."

Devlet desteği almadan yaptığınız yatırımlar var. Peki "Su Sesi" otel projesini tatil ihtiyacınızı karşılamak için mi yaptınız?
"Antalya bölgesinde yer tahsisleri başlamıştı. Biz de Galeria’nın ortaklarındanız. Bir turizm oteli işletiyoruz. Madem böyle bir işe soyunduk, oradan bir yer alalım ve otel inşâ edelim dedik. İki sene içinde otelimizi inşâ ettik. İşimiz malum çok stresli ve ben bu stresimin bir kısmını otel ve turizm faaliyetleriyle uğraşırken atıyorum."

Yatırım yaptığınız alanlarda Türkiye’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce Türk yatırımcısı hangi alanda yürümeli?
"Türkiye’de konjonktür her zaman değişir ama demir çelik, tersane ve enerji her zaman iyi sektörlerin başını çekmiştir. İlerde bu sektörlere yatırım yapacak ülkeler çok gelişecekler. Bugün Japonya bu üç sektörün de anası. Türkiye bu alanlara yatırım yaparsa ilerde sorun yaşamayacaktır. Türkiye, kimyasal tanker yapımında birinci sırada. En büyük ihracatını bu alanda gerçekleştiriyor. Eğer Türkiye bu tersaneciliğini daha da geliştirirse, makine yapımına da başlarsa, ana makine, tersanecilik konularında daha da ilerler. Japonya, gemilerin navigasyon yani elektronik aletlerini yapıyor, otomasyonu gerçekleştiriyor. Bu Japonya’nın daha fazla ihracat yapmasının bir diğer nedeni."

Türkiye ekonomide nereye doğru gidiyor? Ülkenin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
"Bence Türkiye’nin ekonomisi çok parlak. Gelecekte emlakta, konutta, inşaat sektöründe fiyatlar artacak. Böyle bakınca Türkiye AB’ye yaklaştığı sürece önünde hiçbir engel olmayacak." diyen Ayhan Aslan’a, ’Türkiye’yi daha farklı bir noktaya götürmek konusunda işin başındakilere yani çok iş düşüyor. Bu konuda Türk işadamlarına ne önerirsiniz?’ diye sorduğumda, "Bana göre Türkiye kendini yeterince ifade edemiyor. Türkiye’deki işadamlarının yapması gereken en önemli şey lobi yapmak. AB’ye giremeyişimizin temel nedenini buna bağlıyorum." diye cevap veriyor. Aslan’a, Türkiye adına iş dünyasının güçlü sektörel kuruluşlarında çalışmayı düşünüp düşünmediğini soruyorum. "Aile olarak da kurum olarak da her zaman siyaset üstü bir tavır sergiledik. Bundan sonra da sektörün içinden ve sanayici olma özelliğimizi de göz önünde bulundurarak, iş dünyasının saygın toplulukları içinde yer almak istiyoruz." diyor.

Kaynak: Zaman Gazetesi / Günseli Özen Ocakoğlu

www.zaman.com.tr

 

 
 
Bu yazı 3061 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Demir Çelik Sektörü İhracatta Zirveyi Zorluyor
Erdemir Özelleşmeli
Çin, Rakiplerimizi Meşgul Etti
 
  Üyelik Girişi
Haberler

Akdeniz Bölgesi’nden Metal İhracatı Yüzde 18 Arttı

18/12/2008

Demir-Çelikte Anti-Damping Kaldırıldı

04/12/2008

Röportaj
Demir Çelik Sektörü İhracatta Zirveyi Zorluyor

Erdemir Özelleşmeli

Başarı Öyküleri
"Farkımız Değişimi İzlemekti"
Türkiye’nin çelik sanayiindeki ilk girişi...

Yedek Parça Üreterek Başladı, Şimdi Dünyaya Fabrika İhraç Ediyor
Arcelor’a yedek parça üreterek işe başlayan CVS Makine bugün fabrika ya...

Analiz-Araştırma
Türkiye, Çelik Üretimini En Fazla Artıran Ülke
Türkiye, 2008’in 9 aylık döneminde, 11,1&...

07/01/2009

Türkiye Demir-Çelik Sektöründe İddialı
Türkiye, 2007 yılında dünya ham çelik ...

06/08/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2009
Content by Kolay İçerik