|
Demir çelik sektörü ülke ekonomilerinin kalkınmasında lokomotif sektörler içinde yer alıyor. Sektörün başta inşaat, otomotiv ve demiryolu olmak üzere tüm mamul eşya üretimine doğrudan katkısı bulunmakta… Özellikle altyapı sorunlarının henüz çözümlenmediği gelişmekte olan ülkelerde demir çelik sektörü ayrı bir öneme sahip.
Türk ekonomisinin gelişmesinde de aynı doğrultuda büyük rolü bulunan sektörün, modern anlamda temelleri 1930’larda atıldı. Türkiye’de demir çelik üretimine ilk kez Kırıkkale’de 1928’de savunma sanayinin çelik ihtiyacını karşılamak üzere Askeri Fabrikalar Müdürlüğü’ne bağlı olarak başlandı.
1937’de, Atatürk’ün direktifleriyle, Türkiye’nin ilk entegre demir çelik tesisi olan Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) temeli atıldı. 1939’da 150.000 ton çelik üretimi gerçekleştiren şirket uzun dönem, “ilk ve tek olma” özelliğini korudu.
Kardemir’in gelişmekte olan Türkiye’nin demir çelik ihtiyacına cevap verememesi ve yassı ürün talebini karşılamak için, ikinci entegre tesis olan Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) 1965’de 470.000 ton kapasite ile üretime başladı. 1977’de, uzun ürün ve yarı mamul talebini karşılayabilmek amacıyla, Türkiye’nin üçüncü entegre tesisi, İskenderun Demir Çelik Fabrikaları (İSDEMİR) işletmeye açıldı.
Öte yandan 1960’lı yılların başında demir çelik özel sektörün de ilgisini çekmesiyle ilk elektrikli ark ocaklı tesis İzmir’de faaliyete geçti. Bunu takip eden 4 ark ocaklı kuruluşun işletmeye açılması ile 1980’de Türk Demir Çelik Endüstrisi, yıllık 4,2 milyon ton ham çelik üretim kapasitesine ulaştı.
24 Ocak Kararları ile kalkınma stratejisini değiştiren ve ihracata dayalı kalkınma modelini benimseyen Türkiye’de 1980’ler sektörün gelişimi açısından önemli bir dönem oldu ve yeni elektrik ark ocaklı tesisler kuruldu. Özellikle inşaat sektöründe ve çeşitli imalat sanayilerinde canlanma ve altyapı yatırımlarının hız kazanması uzun ürün talebinde artışı beraberinde getirdi.
1996’da Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması sonucunda, gümrük vergilerinin karşılıklı olarak kaldırılması, Türkiye ile AB arasındaki çelik ticaretinin gelişmesine katkıda bulundu.
2000’de 14,3 milyon ton olarak gerçekleşen Türkiye’nin demir-çelik üretimi, 2007’de 25,8 milyon tona çıktı ve Türkiye dünya çelik üretiminde 11’inci sıraya yükseldi. Demir-çelik sektörünün üretim ve tüketim değerleri incelendiğinde uzun mamul üretiminin iç pazarın ihtiyacından fazla olduğu, öte yandan yassı mamulde ise tüketimin bir kısmının ithalat yoluyla karşılandığı görülüyor.
Kaynakta, daha sonraki yıllara ait bilgi bulunmuyor.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için TC. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü Demir-Çelik Sektör Raporu’ndan derlenmiştir.
www.igeme.org.tr
|