KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   10 Ocak 2009, Cumartesi
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Punk Marketing

R.LAERMER&M.SIMMONS

Üretim Durumu

Demir-çelik sektörü ülke ekonomisi ve sanayileşmede lokomotif sektör özelliğine sahiptir. Demir-Çelik sanayinde gözlenen gelişmeler ile kalkınma süreci arasındaki ilişki incelendiğinde ekonominin demir çelikle ilgili alt sektörlerinin gelişiminde demir çelik ürünleri önemli bir rol oynamaktadır. Bu sektörün önemi en başta tüm endüstriyel dallara girdi vermesinden kaynaklanmaktadır. Demir çelik sektörünün inşaat, otomotiv, demiryolu ve akla gelebilecek tüm cihaz ve eşya üretimine katkısı vardır.

Kişi başına çelik tüketimi yıllardır ulusların ve toplumun kalkınmışlık düzeyinin bir ölçüsü olarak ifade edilirken, bu tanım son yıllarda kişi başına vasıflı çelik tüketimi olgusuna kaymış bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kişi başına demir çelik tüketimi 500 kg civarında iken bu rakam Türkiye’de 200 kg düzeyindedir.

Altyapı sorunlarını çözmüş gelişmiş ülkelerde demir-çelik sanayinin nisbi öneminin azaldığı, buna karşılık gelişmekte olan ülkelerde özellikle yüksek vasıflı demir-çelik tüketiminin hızla arttığı görülmektedir.

2001 yılında Türkiye’nin toplam ham çelik üretiminin yaklaşık yüzde 65’i ark ocaklı tesisler, yüzde 35’i ise entegre tesisler tarafından gerçekleştirilmektedir.

Bugün demir-çelik sektöründe üretim, yüksek fırına dayalı üretim yapan 3 adet entegre tesis (Erdemir, İsdemir, Kardemir) ve 15 elektrik ark ocaklı tesis olmak üzere toplam 18 tesis tarafından gerçekleştirilmektedir.

Demir-çelik sektöründe yabancı sermayeli 12 firma mevcut olup toplam yabancı sermaye içinde sektörün payı yüzde 1’dir.

Ürün bazında kapasitelere bakıldığında, toplam kapasitenin yüzde 84’ü uzun ürünler, yüzde 14’ü yassı ürünler, yüzde 2’si vasıflı çelik ürünlerinden oluşmaktadır. 1980 sonrasında, uzun ürünleri girdi olarak kullanan inşaat sektörüne yönelik teşviklerin yarattığı beklenti ile uzun ürünlerde iç tüketimin çok üstünde bir kapasite oluşmuş, yassı ürün kapasitesi dünya ölçeklerinin gerisinde kalınmıştır. Bugün sektörün en önemli sorunu budur. Sektörde uzun ürün üretiminde yaklaşık 5,5 milyon tonluk ihracı zorunlu iç talep fazlası varken, yassı mamullerde 3 milyon ton arz açığı bulunmaktadır. Gelişmiş demir çelik üreticisi ülkelerde yassı ürün oranı yüzde 60, uzun ürün oranı yüzde 40 civarındadır.

Demir-çelik sektöründeki uzun ve yassı ürün dengesizliğini ve yassı mamul arzındaki eksikliği giderebilmek amacıyla İsdemir 31 Ocak 2002’de Erdemir’e devredilmiştir. İsdemir’deki yassı mamül üretimi için gerekli olan yatırımların yaklaşık tutarının 700 milyon doları bulacağı ve sözkonusu yatırımlara, devir sözleşmesinden itibaren en geç 18 ay içinde başlanması ve 5 yıl sonra da bitirilmesi planlanmaktadır.

Demir-Çelik Eşya
Demir çelik sektöründeki olumlu gelişmeler demir çelik eşya ve malzeme sektörünün de gelişmesine etkili olmuştur. Demir çelik eşya sektöründe döküm ürünleri önemli bir yer tutmaktadır.

Bugün, Türk döküm ürünleri sektöründe, özel sektöre ait 83 büyük sanayi kuruluşu, 187 adet KOBİ boyutunda işletme, 912 adet de küçük atölye boyutunda dökümhane işletmesi faaliyet göstermektedir. Sektörde yabancı sermayeli dört adet döküm sanayi tesisi bulunmaktadır. 20 adet de kamu kesimine ait döküm döküm fabrikası bulunmaktadır. Üretim yöntemlerine göre; 2001 yılında 615.000 ton pik döküm, 132.000 ton sfero döküm, 7800 ton temper döküm ve 107.000 ton çelik döküm olmak üzere toplam 862.000 ton demir-çelik döküm üretimi yapılmıştır. Türk dökümhaneleri yerli sanayimizin birçok dalında kullanılan alaşımlı ve alaşımsız demirden mamul her çeşit döküm parçalarını üretebilmektedir.

Sektörde teknik ve idari kadrolarda çalışan 2.056 kişi üniversite mezunu, 3.388 kişi orta öğretim mezunudur. Vasıflı ve vasıfsız usta ve işçi sayısı ise 14.742 dir.

Sektörde hammadde ve yardımcı maddelerin önemli bir kısmı yerli kaynaklardan temin edilmekte olup, nitelik ve nicelik bakımından yeterli olmayanlar ithal edilmektedir.

Sektördeki maliyet unsurlarını incelediğimizde; pik grubu işletmelerde, yüzde 30-40 hammadde, yüzde 20-30 işçilik, yüzde 20 enerji ve diğerleridir. Çelik grubu işletmelerde ise yüzde 25-35 hammadde, yüzde 25-35 işçilik, yüzde 25 enerji ve diğerleridir.

Son 10 yılda üretim miktarı olarak büyüme oranı yüzde 60’dır. Son yıllarda Türkiye, çok miktarda döküm ürünleri kullanan Avrupa’ya döküm parçaları sağlayan en önemli ülke konumundadır. 1970-1995 yılları arasında Avrupa’nın döküm üretimi yüzde 7,8 artarken, aynı dönemde Türkiye’nin üretimi yüzde 250 artmıştır. 1970 Türkiye’de döküm yılında üretim 217.000 ton iken 2001 yılında 862.000 tona ulaşmıştır.

Üretim değeri açısından 2000 yılında Dünyada 13. sırada olan Türk döküm sanayi, Avrupa’da 5. sıradadır. 1990 yılından günümüze kadar, Türkiye’nin döküm mamulleri üretimi, modernizasyon ve kapasite artırma yatırımlarıyla düzenli bir artış trendi göstermiştir. Döküm mamullerinin yanı sıra Türkiye, inşaat sektöründe kullanılan her türlü demir çelik metal malzemeyi üretmekte ve ihraç etmektedir. Üretilen inşaat malzemeleri arasında demir döküm radyatörlerden, her türlü hırdavatçı malzemesine kadar basit veya karmaşık geniş bir ürün yelpazesi mevcuttur.

Türkiye’nin dikişli ve dikişsiz olmak üzere toplam demir-çelik boru üretim kapasitesi 3 milyon ton civarındadır. 2000 yılında demir-çelik boru üretimi 1.473.000 tona ulaşmıştır. Bu üretim miktarının 1.470.000 tonu dikişli borulara, kalan 3.000 tonu ise dikişsiz borulara aittir. Demir-çelik boru sektöründe 25 üretici firma faaliyet göstermektedir. Sektördeki dikişsiz boru üreten tek firma olan MKEK ait ÇELBOR A.Ş. Nisan 2002 de ERDEMİR’e devredilmiştir. Dikişli boru üretim teknolojisi çok gelişen sektör bugün kendi teknolojisini kendi üretebilecek durumdadır. Gerek imalat kapasitesi, gerek ürün kalitesi bakımından önemli ölçüde ihraç potansiyeline sahip olan demir-çelik boruların 2001 yılı ihracatı 424 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Kaynak: Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği

 
 
Bu yazı 5787 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Sektörün Tarihi
Üretim Ve Satışlar
Demir Çelik Sektöründe Yatırımlar Ve Finansman
Temel Sorunlar, Riskler ve Beklentiler
Alüminyum Ve Bakır Üretimi ve İhracatı
Sektörün Durumu ve Sorunları
Dış Ticareti
Demir-Çelik Sektöründeki Gelişmeler
Demir-Çelik 2006 Değerlendirmesi
Sektöre Genel Bakış
Sektörün Sorunları ve Çözüm Yolları
Maden Bulduk!
 
  Üyelik Girişi
Haberler

Akdeniz Bölgesi’nden Metal İhracatı Yüzde 18 Arttı

18/12/2008

Demir-Çelikte Anti-Damping Kaldırıldı

04/12/2008

Röportaj
"Demir-Çelik Sektörüne Yatırım Yapan Kaybetmez"
Ayhan ASLAN

Demir Çelik Sektörü İhracatta Zirveyi Zorluyor

Başarı Öyküleri
"Farkımız Değişimi İzlemekti"
Türkiye’nin çelik sanayiindeki ilk girişi...

Yedek Parça Üreterek Başladı, Şimdi Dünyaya Fabrika İhraç Ediyor
Arcelor’a yedek parça üreterek işe başlayan CVS Makine bugün fabrika ya...

Analiz-Araştırma
Türkiye, Çelik Üretimini En Fazla Artıran Ülke
Türkiye, 2008’in 9 aylık döneminde, 11,1&...

07/01/2009

Türkiye Demir-Çelik Sektöründe İddialı
Türkiye, 2007 yılında dünya ham çelik ...

06/08/2008

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2009
Content by Kolay İçerik