HP bu yıl 2 milyon 400 bin kapasiteli bilgisayar fabrikası yatırımı yapmak için Birleşik Arap Emirlikleri, Kuzey Afrika ülkeleri ve Balkan ülkeleri gibi rakipler arasından Türkiye‘yi seçti. Çorlu’da süren ve tamamlandığında 2.000 kişilik istihdam yaratacak olan 60 milyon dolarlık yatırım, gelecek yıl devreye girecek. HP’nin Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, bu yatırımla Türkiye’den çevre ülkelere 1 milyar doların üstünde teknoloji ürünü satacaklarını söylüyor.Eylül 2008'de göreve gelen HP Genel Müdürü Serdar Urçar, yeni koltuğunda bir ay sonra patlak veren krizle karşı karşıya kaldı. Sektörde pazar payı kaybetmeden operasyonel karlılık hedefine yaklaşma stratejisini izlediklerini söyleyen Serdar Urçar, bu dönemde ise sektörde ise konsolidasyonlarla değişim yaşandığına dikkat çekiyor.
Türkiye'de katma değerli hizmet, hizmet ve yazılım alanlarında faaliyet gösteren şirket satırı alma hedefleri olduğunu ifade eden Urçar, ayrıca hizmet ve servis merkezlerini Türkiye'de konumlandırarak buradan Ortadoğu ve Afrika'ya hizmet sağlama noktasında da planları olduğunu söylüyor. Kriz yönetimi.
Global krizin görüldüğü 2009 yılını nasıl geçirdiniz? Bu dönemde stratejiniz ne oldu? Global ekonomik faktörler ve krizin etkisiyle sektör açsından zor geçti. Bu dönemde büyüme ve ciro hedefinin öneminin kalmadığını gördük. Pazar payı kaybetmeyecek şekilde en iyi hedefi belirledik. Özellikle masraf tarafını azaltarak, pazarda görülecek küçülmeden daha fazla bu kalemi düşürerek karlılık hedefini yakalamak ya da yaklaşmak gibi bir strateji belirledik.
Operasyonel kar hedefiniz ne kadardı? Türkiye özelinde rakam veremiyoruz ama ülke olarak ciro,net karlılık ve masraf hedefimiz var.Net karlılıktaki hedefimize yüzde 95 oranında yaklaştık.Ürün ve hizmet karmamızdaki katma değerli ürünlerin ağırlığı arttı.Daha az ciroyu daha yüksek karlılıkla yapabildik.
Sektörün kriz sürecindeki eforu ve bu günkü gidişatı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sektörün küçüldüğü, birçok şirketin zorlandığı bir yıl oldu. Piyasada birçok değişim yaşandı. Global ve yerel anda konsolidasyonlar yaşandı, birleşme satın almalar oldu. Bu durum devam edecek gibi görünüyor. Zaten sektördekilerin çoğu global şirketler. Global şirketler anlamında konsolidasyonun devamını bekliyorum. Türkiye pazarında ise spesifik yerel oyunculara bakıldığında dağıtım kanallarında yine bekliyorum. Ayrıca perakende kanalında da konsolidasyon beni şaşırtmaz.
Siz böyle bir satın alma düşünüyor musunuz? Küresel konsolidasyonlar zaten bizi etkiliyor. Türkiye bazında da katma değerli hizmet, hizmet ve yazılım şirketlerini satın alarak bu konuda ilerlemek noktasında planlarımız olabilir. Bu yıl için erken ama 34 yıllık pencerede gerçekleştireceğimiz planlar arasında yer alıyor.
Foxconn ile birlikte Türkiye'de masaüstü bilgisayar üretimi için fabrika kurma çalışmalarına başladınız. Üretim için Türkiye nasıl seçildi, süreci anlatır mısınız? Burada birkaç faktör etkili oldu. Bunlardan ilki Türkiye'nin 2001-2002 yıllarında yakaladığı tüketici bilgisayarlan tarafında hızlı büyüme. Böylece global yöneticiler Türkiye pazarındaki büyümeyi gördü ve yakından tanımaya başladı. Bu dönemde Türkiye'ye gelmeleriyle birlikte ilişkiler yakınlaştı. Bunun dışında lojistik anlamda avantajlı konumda olması, üç saatlik uçuşla çok yoğun nüfuslu bölgelere aşabilme kolaylığının olması da etkili. Bir diğer unsur ise Başbakanlık Yatırım Ajansı’nın yatırım için gösterdiği çaba.
Ne kadar sürede karar verildi ve Türkiye'nin bu süreçteki rakipleri kimlerdi? Altı aylık karar verme süreci oldu. Türkiye ile yanşan birkaç lokasyon vardı. Birleşik Arap Emirlikleri, Kuzey Afrika ülkeleri ve Balkan ülkeleri diğer adaylardı. İmzaların atılması 10 ay sürdü. Toplamda 1-1,5 yıllık süre diyebiliriz. Üretim planı hep vardı ama Türkiye, gösterdiği çabayla lokasyon olarak öne çıktı. Üretime ise Çorlu'daki fabrikada önümüzdeki yıl geçilecek.
Bu üretim Türkiye pazarındaki hedeflerinizi nereden nereye taşıyacak? Pazar payımız yüzde 17-18 ile kişisel tüketim de pazarda bir numarayız. Ama masaüstünde olumlu etkileri olur. Fabrika, aylık 200.000 yılık 2 milyon 400 kapasiteyle çalışacak. Türkiye'den dağıtılan 1 milyar doların üstünde teknoloji ürünü olacak. Yüzde 95'i başka ülkelere gidecek. Türkiye HP' Nil üslerinden biri olmuş durumda. İhracat yapılacak ülkeler Kuzey Afrika, eski SSCB ülkeleri, Balkanlar ve Doğu Avrupa ile bir miktar Ban Avrupa olabilir.
İstihdam konusu son zamanlarda oldukça gündemde. Siz fabrikayla birlikte ne kadar istihdam sağlayacaksınız? HP olarak önce üretimle birlikte 600 kişiye, onun ardından istediğimiz grafiği yakalarsak 2000 kişiye istihdam sağlayacağız. Sektördeki istihdama da önemli bir katkı olacak.
Çoğu global şirket, operasyonlarını maliyeti yüksek ülkelerden düşük maliyetli doğu ve Asya ülkelerine kaydırıyor. Bu trend Türkiye'de yer bulabilir mi? Belli ileri teknoloji ürünlerinde üretim Türkiye'de olabilir. Ama Türkiye ucuz işçilik ülkesi değil, üretimin belli kısımlarında o nedenle Asya Ülkeleriyle yarışmamız zor. Beyaz yakalı yani kaliteli mühendis ile uygun maliyeti birleştiren dünyada birtakım hizmet ve operasyon merkezleri var. Katma değerli hizmet üretiyorlar.
Çokuluslu şirketler böyle merkezlerini Türkiye'ye getirip 400-500 civarında istihdam yaratabilir. Servis operasyon merkezleri Türkiye'de açılabilir. Bir zaman sonra Türkiye'deki Ar-Ge kültürü oturdukça bizim gibi BT şirketleri, Ar-Ge faaliyetleri ciddi beklentilerle buraya kaydırabilir.
HP'nin bu konuda planları var mı? Önce üretim herkesi işini kotarmak istiyoruz tabii ki. Ama yine de başka alternatiflere de bakıyoruz. Belli bir konu etrafında odaklı, İngilizce bilen donanımlı mühendisleri içeren servis ve hizmet merkezini Türkiye'ye getirebilir miyiz? HP olarak buna bakıyoruz. Telekomünikasyon çözümleri tarafında böyle bir grubumuz var o bir alternatif olarak duruyor ama yerel kadromuzla yerel müşterilere bakıyoruz. Burada çok daha büyük bir takımı sadece Türkiye için değil Ortadoğu, Afrika ve Balkanlara yönelik hizmetlerin sağlanabileceği bir merkezden bahsediyorum. Ama şu anda net olarak bir şey söylemem mümkün değil.
Farklı alanlara yönelerek daha fazla genişleme gibi bir planınız var mı? Hem kişisel tüketiciye hem de kurumlara yönelik her türlü hizmeti veriyoruz. Ama yakınsama ile birlikte farklı teknolojiler anlamında iletişim ve bilgi birbiri içine giriyor. İnternet üzerinden örneğin fotoğraf çekip basabilen ABD'li şirket aldık. Bu aslında bizim işimiz değil ama buna benzer internet üzerinden sağlanan servisler konusunda yeni hizmetler olabilir. Telekom şirketiyle de ortaklaşa online ve elektronik hizmet verme noktasında adımlar atabiliriz.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Ekonomist Dergisi’nden derlenmiştir.
www.ekonomist.com.tr
|