KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Yöneticiler İçin Bilişim Teknolojileri ve Enformasyon Sistemleri
Tunçhan CURA

Ansiklopedik Bilişim Sözlüğü
Bülent SANKUR


“Türk Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü, 2023’de 160 Milyar Dolar'lık Hacme Ulaşacak”


Tayfun ACARER
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı
“Türk Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü, 2023’de 160 Milyar Dolar'lık Hacme Ulaşacak” Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, sektörü ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu. Genişbant teknolojisinin BT sektörünün geleceğini şekillendireceğini söyleyen Acarer; “2023’de iletişim altyapısı, üstyapısı, regülasyonlar, Ar-Ge, yenilikçilik ve küresel ekonomide rekabet edebilirlik açısından Türkiye’nin, dünyanın lider ülkeleri arasında yer almasını hedefliyoruz” dedi.

Acarer, “Hedef 2023” yolundaki Türkiye’nin, bu kulvardaki yol haritasını anlattı.

Gelecekte sektörü şekillendirecek eğilimler sizce neler olacak? Bu eğilimler çerçevesinde, Türkiye için uluslararası arenada fırsat gördüğünüz alanlar neler?
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemi her geçen gün daha da artıyor. Gelecekte sektörü şekillendirecek en önemli etken sahip olunan genişbant erişim olanağı olacaktır. Gelişmiş ülkeler bunun üzerinde önemle duruyor. Yakınsamanın da etkisiyle, ses, görüntü, veri haberleşmesinin ve TV yayıncılığının en çok ihtiyaç duyacağı teknoloji, genişbant erişimidir. Ayrıca, bu network üzerinden taşınacak, paylaşılacak, depolanacak, güvenliği sağlanacak bilginin önemi de daha fazla artacaktır. Kısaca söylemek gerekirse, sektörün geleceği güvenli bilginin barındığı genişbant teknolojisi ile şekillenecektir.

Türkiye’nin bu fırsatları yakalayabilmesi ve sektörün fırsat dalgalarını kaçırmadan daha hızlı gelişebilmesi adına, BTK olarak siz, bu açılımları nasıl bir vizyonla destekleyeceksiniz?
Düzenlemenin varlık sebepleri içindeki en önemli maddeleri; etkin rekabetin tesisi ve tüketicinin korunmasıdır. Bu nedenle düzenleyici araçlar pazara hakim olan veya etkin piyasa gücüne sahip olan büyük oyuncular üzerine uygulanır. Biz de bu noktada gelişmiş ülkeler seviyesinde, dünyaya entegre, genç ve dinamik nüfus avantajını kullanacağımız bir sektör oluşturma yönünde düzenleme yapmayı öngörüyoruz.

BT’de hizmetler alanında sertifikasyon ve standardizasyon konusunun her geçen gün daha da önemli hale geleceği bir gerçek. BTK olarak, sertifikasyon ve standardizasyonun tüm sektör geneline yaygınlaşması konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
BT’nin hemen hemen tüm sektörlerde kullanılması ve daha çok insanın gündelik hayatını etkilemesi, düzenleyicilerin bu konular üzerinde daha çok çalışmalarını sağladı. Hollanda Standartlar Enstitüsü’nün yaptırdığı bir araştırmanın sonucuna göre, dünyada yürütülen BT projelerinin yarısı müşteri beklentilerini karşılamaktan yoksunken, yılda 300 milyar dolar civarı bir para, başarısız BT projelerine harcanıyor. Dünyada büyük alımlar yapan kurumlar bu tür hizmetleri sınıflandırmış ve ancak belli bir standardın üstünde sunulan hizmeti satın alacaklarını bildirmişler. Bundan sonra BT hizmeti sağlayıcılarının, ciddi bir uyumluluk yarışına gireceklerini göreceğiz.

Yani dünyaya genel olarak baktığımızda BT hizmetlerinin kamu alımları için konulan kurallarla düzenlenmiş olduğunu görüyoruz. Dünyada BT hizmetleri alanına düzenleyici müdahale de aslında kamu satın almasının disipline edilmesiyle yapılmış.  Bu konuda TÜBİSAD, geçtiğimiz yıllarda  E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu’nda sunumlar yaptı ve sonra bizimle de görüştü. Biz yıllardan beri düzenlemede şeffaflık ve katılımcılık ilkesiyle hareket ediyoruz. E-imzadan alan adlarına ve 3. nesile kadar, herkesin katılımına açık ulusal koordinasyon kurulları kurup, buradan gelen birikimle düzenleyici çerçeveyi çizmeye çalışıyoruz. Bu konuda da böyle yapıyoruz.

Halihazırda BT sektörüne baktığımızda yazılım geliştirmesinden bakım onarımına kadar çeşitli sınıflarda, finanstan savunmaya, otomotivden gıdaya hemen her sektöre hizmet veren ve bu hizmeti sağlayan irili ufaklı 20.000 bine yakın oyuncunun olduğu bir manzara karşımıza çıkıyor. Bu 20.000 oyuncunun yüzde 90’a yakını KOBİ ölçeğinde, 10 kişi ve daha altında personel istihdam eden küçük oyuncular.

Düzenlemenin varlık sebeplerinden, rekabetin tesisi ve tüketicinin korunması, en önemli iki madde olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle düzenleyici araçlar, pazara hakim olan veya etkin piyasa gücüne sahip olan büyük oyuncular üzerine uygulanır. Biz de bu noktada 20.000 oyuncudan belli şartları taşıyanları düzenlemeye tabi tutmayı ön görüyoruz.

Bu düzenleyici çerçevede ise bir belgelendirme rejimini planlıyoruz. Bu rejim, muhakkak uluslararası kabul edilebilirliği olan akreditasyon mekanizmasına dahil, belgelendirme kuruluşlarının denetimleri akabinde, elde edilen belgeler marifetiyle yürüyen bir yaşam çevrimi olacaktır.

Yani BT’yi sınıflandırmaya ve ilgili sınıfa tekabül eden gerekliliği ve bu gerekliliğin yerine getirilmesine dair neler yapılacağına yönelik uygulamalar çalışmanın en temel noktasıdır. Takdir edersiniz ki BT gibi geniş bir konu için de bu ciddi bir süreç…  Bu ilk raporu yayınlıyoruz. Dünyadaki uygulamalara genel bir bakış, standartların incelenmesi ve BT düzenlemesinde nelerin yapılması gerektiği gibi bilgiler bu raporda yer alıyor. Sonrasında süreç; sınıflandırma-gereklilik-belgelendirme ilişkilerinin kurulması şeklinde ilerleyecek.

2023 hedefine ulaşabilmemiz için BTK’nın çıkardığı yol haritası nedir?
2023 yılında iletişim altyapısı, üstyapısı, regülasyonlar, Ar-Ge, yenilikçilik ve küresel ekonomide rekabet edebilirlik açısından Türkiye’nin dünyanın lider ülkeleri arasında yer almasını hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için belirlediğimiz birkaç başlığı hatırlatmak isterim.

* Bilişim sektörü büyüklüğünün 160 milyar dolara çıkarılması,
* Türkiye'nin 2023 yılında küresel BT pazarında söz sahibi en az bir ulusal şirkete, en az bir ulusal markaya, tasarım ve standardıyla bize ait en az bir ulusal ürüne sahip olması,
* Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin tamamlanması,
* Yakınsamanın dikkate alınarak yeni nesil şebekelere geçiş sürecinin tamamlanması,
* Rekabetin geliştiği alanlarda düzenlemelerin azaltılması ve denetime ağırlık verilmesi,
* Kamu, özel sektör ve üniversite işbirliğinin artırılması, ortak yatırımla bilişim Ar-Ge laboratuarlarının kurulması,
* Teknoparklar ve yenilikçilikçilik merkezlerinin yaygınlaştırılması,
* İletişim sektöründe yer alan tüm alt piyasalarda birden fazla işletmecinin hizmet vermesinin sağlanarak dengeli bir pazar yapısının oluşturulması.

Ulaştırma Bakanlığı ile beraber, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak, 3. nesil ve numara taşınabilirliği alanında, gerek Ar-Ge çalışmaları, gerekse yerli firmalara iş verilmesi konusunda yeni bir vizyon ortaya koydunuz. Bu doğrultuda yapılan yatırımlarda tatmin edici neticeler alabildiniz mi?
3. nesil hizmet ihalesinde, işletmecilerin satın alacakları yazılım ve donanımın yüzde 40’ını yerli firmalardan, yüzde 10’unu KOBİ’lerden alma zorunluluğu getirdik. Bu tüm taraflar için olumlu oldu. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. 3. nesil için geç kalındı ancak önümüzde yeni nesil teknolojiler için hala yerli üretim fırsatı var, bunu kaçırmamalıyız. 3. nesil ihalesinde şart koştuğumuz bir diğer önemli koşul da yerli Ar-Ge personeli istihdamının zorunlu tutulmasıdır. Her bir işletmeci, yıllar itibariyle kademeli olarak 500’er Ar-Ge mühendisi istihdam edecek. Bunu da yakından takip ediyoruz. Sayın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da bu konuda önemli desteğini görüyoruz. Yerli üretimin ve yetişmiş insan gücü istihdamının artırılması için önemli adımlar bunlar. Bunlarla yetinmiyoruz tabii. İşletmecilerimiz bizim bu tür düzenlemelerimizi keyifle uyguluyorlar ve bu konuya her zaman destek oluyorlar. İlgili taraflar olarak hep birlikte bu tür girişimlere devam edeceğiz.

Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için derlenmiştir.

www.kocsistem.com.tr

 
 
Bu yazı 1329 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Türkiye Planlarımızda Öne çıktı
"Teknoloji Sektöründe Başarılı Olmak İçin Tek Gereklilik Finansman Değil"
“Bilgi, Bir Şirketin En Kıymetli Varlığı”
“Bilişim Sektörünün Gelişim Sürecinin Hızı Hiçbir Zaman Değişmeyecek”
“Dünya Oyuncusu Olmayı Hedefliyoruz”
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Türkiye Planlarımızda Öne çıktı

kobifinans "Teknoloji Sektöründe Başarılı Olmak İçin Tek Gereklilik Finansman Değil"
Bülent ÇELEBİ
 
kobifinans Krizde En Çok Dizüstü Bilgisayarı Konyalılar Aldı
Şelale KADAK
 
Teknisyendi, İşin Sahibi Oldu
Patronuna duyduğu hayranlık ve çalışkanlığı ile ...

Deneyim Girişimciliği
kobifinans 2008’in Aralık ayı… Küresel krizin ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010