Son 3,5 yılını farklı sektörlerdeki yöneticileri ziyaret ederek, geliştirdiği mobil uygulama projelerini anlatmakla geçiren Fatih İşbecer, önceleri çok hayalci bulunmuş. Ancak cep telefonlarının fonksiyonlarının giderek artması ile birlikte, İşbecer’in projelerine ilgi de her geçen gün artmış. Pozitron da yenilikçi projelerine her geçen gün bir yenisini eklemiş. Dünyada bir ilk olan “cepten bahis oynama” ve “biniş kartsız uçuş” projelerinin arkasında İşbecer’in ve şirketi Pozitron’un yazılım ekibinin imzası var.
1976’da İstanbul’da doğan İşbecer, Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünü bitirdi. Ancak onun girişimcilik öyküsü henüz lisedeyken başladı. 1994’de Galatasaray Lisesi’nde öğrenciyken, AFS öğrenci değişim programıyla Amerika’ya giden İşbecer, o yıllarda yaşanan teknoloji devriminden çok etkilendiğini söylüyor: “Aynı yıllarda Türkiye’de internet ve yazılım alanlarının henüz keşfediliyor olmasını bir fırsat olarak değerlendirdim. 1997’de, üniversitede kantininde otururken birkaç arkadaş bir yazılım şirketi kurmaya karar verdik. 5 ortak olarak yola çıktık. Hala öğrenci olduğumuz için, ilk dönemde epey zorlandık. Yazılımın, bilişimin doğru bir alan olduğunu anlamıştık ama kurumlaşmadan büyümenin imkansız olduğunu da görmüştük.”
İşbecer ve arkadaşların aldıkları girişim kararını sağlam temellere oturtmaları 3 yıl daha devam ediyor. 2000’de ise bu kez daha kalabalık bir ekiple birlikte Pozitron kuruluyor. İlk birkaç yıl bilişimin istisnasız her alanında hizmet veren Pozitron’un mobil yazılıma geçişi ise yine İşbecer’in öngörüsü ile gerçekleşiyor: “Belirli bir alanda odaklanamadığımız için büyümemiz kısıtlı oldu. Bana göre daha niş bir alana geçmemiz gerekiyordu ve bu doğrultuda mobil yazılım alanına odaklanmalıydık. 2005’de ortaklarımla yol ayrımına giderek, Pozitron’u mobil yazılım alanında konumlayacak yeni bir ekiple yola çıktım.”
Aslen 2000’de kurulan Pozitron’un bugünkü yapısına oturması işte bu yıla (2005) denk geliyor. O günden beri her yıl yüzde 80’e varan büyüme oranlarıyla mobil yazılımda ciddi bir referans şirket haline geliyor. İşbecer, Pozitron’un sunduğu hizmetleri ise şöyle anlatıyor: “Biz kendimizi, büyük şirketlerin mobil kanala açılırken tüm ihtiyaçlarını sağlayan bir mobil kanal çözüm sağlayıcı olarak görüyoruz. Bu şirketlerin mobil teknolojilerden katma değer elde ederken, mobil güvenlik ve verimlilik gibi konularda da altyapılarını kurmalarını sağlıyoruz. Bu doğrultuda Türk Hava Yolları’ndan, bankalara kadar geniş bir yelpazede şirketle çalışırken, Digitürk, Microsoft, Turkcell, Vodafone gibi şirketlerle de değerli ticari partnerlikler kuruyoruz.”
Cepten Barkodla Uçuruyor Pozitron, mobil yazılımda önemli çözümler geliştiriyor. Bu alanda en dikkat çekici proje ise Türkiye’nin tek yasal bahis oyunu olan İddaa’nın Bilyoner.com ortaklığı ile cep telefonlarına taşınması… Pozitron’a en büyük çıkışı sağlayan bu proje, aynı zamanda dünyadaki ilk cep telefonu üzerinden spor bahis uygulaması oluyor. Bunun kadar dikkat çeken bir diğer uygulama da THY için hayata geçiriliyor. THY’nin iç hat uçuşlarında cep telefonu üzerinde yer alan ve uçuş ile ilgili tüm bilgilerini taşıyan bir barkod ile uçağa binmeyi imkanlı hale getiren yeni projesinin arkasında da Pozitron var. Bu projede cep telefonundan yapılan check-in işlemlerinin ardından, yine telefona gelen bir barkod ile uçağa binmek mümkün. Böylece biniş kartına da gerek kalmıyor.
İyi Proje Destek Görür İşbecer, Pozitron’un başarısını doğru zamanda doğru bir niş alana girişim yapmanın doğal sonucu olarak değerlendiriyor. Türkiye’de devletin girişimcileri ailelerinden daha çok desteklediğini ifade eden İşbecer, Pozitron’un büyümesinde de bunların katkısı olduğunu özellikle belirtiyor: “Biz girişimci olarak yola çıktığımızda, yakın çevremiz ya fazlasıyla kibar davranıp eleştiri yapmıyordu ya da geleceği garanti altında tutan sabit gelirli işlerde görev almamızı öneriyordu. Şimdi durum biraz daha farklı… Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nca (KOSGEB) geri ödemesiz maddi destek alabiliyorsunuz. Üstelik bunun için projenizi iyi dokümante etmeniz ve başvuru yapmanız yeterli. Süreçler biraz uzun olduğu için ilk finansmanın başka yerlerden yapılması gerekiyor ama projeler ilerledikçe devlet desteği de firmaya sağlıklı bir para akışı sağlıyor. Pozitron’u büyütürken KOSGEB ve TÜBİTAK desteklerinden faydalandık. Ayrıca 2007’de Endeavor Girişimcisi olduktan sonra Endeavor’ın da çok fazla destek aldık.” Teknoloji rüzgarını hep arkalarına aldıklarını belirten İşbecer, özellikle 3G teknolojisinin ardından projelerin sayısının hızla arttığını belirtiyor.
Mobil Uygulamalarla Büyüyecek Türkiye’deki projelerinin yanı sıra Kazakistan ve Avustralya’da satış faaliyetleri devam eden Pozitron’un Yunanistan’da WIND Telekom için geliştirdiği bir proje aktif olarak kullanılmaya başlanacak. Türkiye’de mobil uygulamaların önünün açık olduğunu belirten İşbecer, yakın gelecek için hedeflerini ise şöyle özetliyor: “Önümüzdeki dönemde Türkiye’deki mobil ticaret, mobil bankacılık ve güvenlik pastası ciddi anlamda büyüyecek. Yeni çıkan akıllı telefonlarla birlikte 2 boyutlu barkod, temassız ödeme ve ikinci faktör güvenlik gibi sistemler de hayatımıza daha fazla nüfuz edecek. Biz Pozitron olarak, öncelikle bu alanlardaki pazar liderliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Öte yandan, yurtdışındaki faaliyetlerimizi de genişleterek, Türkiye’nin teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke olarak algılanmasını güçlendirmek hedefindeyiz. 2006’dan bu yana, her yıl yeni bir ürünü piyasaya sürdük. Önümüzdeki yıllarda bu inovatif yaklaşımdan ödün vermek istemiyor ve Ar-Ge çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz. Ayrıca son günlerde Finansbank için de son derece yenilikçi bir proje üzerinde çalışıyoruz.”
ABD Başkanı Obama’dan Gelen Davet Geçtiğimiz Nisan ayında ABD’nin başkenti Washington’da gerçekleşen ve 5 kıtadan 50 Müslüman ülkenin 150 girişimcisinin davet edildiği ABD Başkanlığı Girişimcilik Zirvesi’ne davet edilen 5 Türk girişimciden biri de Fatih İşbecer oldu. Diğer girişimcilerle gerçekleştirilebilecek ortak işbirliklerini değerlendirmek üzere Zirve’ye katılan İşbecer, sürpriz bir şeklide Obama ile tokalaşma fırsatı da buldu. İşbecer Zirve’ye davet edilme sürecini ve izlenimlerini ise şöyle anlatıyor: “ABD Girişimcilik Zirvesi adayları arasında yer aldığımızı bir e-posta ile öğrendik. Önce inanmadım. Sık sık gönderilen önemsiz mesajlardan biri olduğunu düşündüm. Sonra, böyle bir mesajın bu kadar korunaklı bir bilişim altyapısını nasıl aşmış olabileceği kafama takıldı ve sunucuyu kontrol ettik. Gerçekten de mesaj ABD otoritelerinden gelmişti. Ardından aday olan şirket temsilcileri ile birlikte İstanbul'daki ABD Başkonsolosu tarafından ağırlandık. Sonra da ABD Büyükelçisi James Jeffrey’nin de bulunduğu ikinci bir toplantıya davet edildik. Seçilen diğer isimlerle birlikte katıldığımız Zirve ise bizim için büyük bir deneyim oldu. Çok iyi planlanmış bir organizasyonda yer almıştık. Burada girişimcilere orta vadede çok ciddi yardımlardan söz edildi ve önümüzdeki dönemde sağlanacak desteğin de önemi vurgulandı. Ayrıca Türkiye’nin Ortadoğu’daki öneminin altı bir kez daha çizilmiş oldu. Bir sonraki Zirve’nin Türkiye'de yapılacak olmasının açıklanması da bunu doğruluyor. Diğer ülkelerdeki girişimcilik seviyesine bakarak Türkiye’nin fersah fersah ileride olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.”
Kaynak: KobiFinans Dergisi 27. Sayı www.kobifinans.com.tr/dergi
|