KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Yöneticiler İçin Bilişim Teknolojileri ve Enformasyon Sistemleri
Tunçhan CURA

Ansiklopedik Bilişim Sözlüğü
Bülent SANKUR


”Bilişim Yatırımları, Verimliliği Artırmada Büyük Katkılar Sağlayabilir”


Gülara TIRPANÇEKER
Yazılım Sanayicileri Derneği Başkanı
”Bilişim Yatırımları, Verimliliği Artırmada Büyük Katkılar Sağlayabilir” Hindistan, İrlanda, İsrail, Çin, Brezilya… İlk bakışta ortak bir özellikleri yokmuş gibi görünse de, bu ülkelerin gösterdikleri istikrarlı büyümenin altında ortak bir nokta var:  Yazılım…

Türkiye’de de hızla gelişen yazılım sektörü, kalkınmada stratejik önemi olan sektörlerden biri olarak gösteriliyor. Buna karşın sektörün dünyada hak ettiği yere gelebilmesi için daha gidilmesi gereken çok yol var. Sektörün çatı örgütlerinden Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Gülara Tırpançeker ile sektörün mevcut durumunu, ihracatı geliştirmek için atılması gereken adımları, sektörün sorunlarını ve yeni Ar-Ge Yasası’nın etkilerini konuştuk.

Türkiye’de yazılım sektörünün mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Pazar ne kadar büyüklüğe ulaştı? Bunun ne kadarını yerli oyuncular oluşturuyor?
Bağımsız araştırma şirketi IDC’nin verilerine göre, Türkiye’de bilgi teknolojileri sektörüne yönelik 2008 yılı tahminleri, paket yazılım için 549 milyon dolar, servis için 768 milyon dolar olmak üzere, toplam 5,8 milyar dolar. Özelleştirmeler ve verilen lisanslardan dolayı, telekom yatırımları, 2009 yılında sektörümüz açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. Bilişim sektörünün, krize rağmen 2009’da da Türkiye’nin büyüme oranının üzerinde büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nin araştırmasına göre ise, Türkiye’de yazılım üreten şirket sayısı yaklaşık 1.600.

Kriz sektörü nasıl etkiledi? Bu dönemde sektör adına değerlendirilebilecek kriz fırsatları olduğunu söyleyebilir miyiz? 
Küresel krizin sektörümüzü de etkilediği bir gerçek… Şirketlerin, rekabet güçlerini, inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarını artırıcı çalışmalara daha fazla önem vermesi gerekiyor. Bu çalışmalar sayesinde kriz döneminde daha da güçlenmek, kriz sonrasına hazırlıklı olmak ve dış pazarlara da açılmak daha mümkün hale gelebilir.

Kriz ortamlarında teknolojik çözümlerin sağladığı maliyet tasarrufu ve verimlilik artışının, şirketler tarafından göz ardı edilmemesi gerekiyor. Çünkü ekonomik koşulların küresel olarak zorlaştığı bu dönemlerde, bilişim teknolojilerinin ekonomi için yarattığı katma değer, reel sektör için daha da büyük önem taşıyor.

Türk yazılım şirketlerinin yurtdışında önemli projelere imza attıklarını duyuyoruz. Yazılım ihracatında geldiğimiz noktayı nasıl görüyorsunuz? İhracatı geliştirmek için neler yapılabilir? 
Günümüzde Türkiye’nin yazılım ihracatı, yaklaşık 100 şirket ile 250 milyon dolar civarında. Yazılım sektörü, şu an yeterli ihracat yapmasa bile tekstil, otomotiv gibi ihracat yapan sektörlerin daha verimli ve rekabetçi olmasını sağlıyor. 

Yazılım, birçok ülkede stratejik sektör olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin diğer ülke örneklerinden faydalanarak, konumunu ve kaynaklarını da göz önüne alarak, iç ve dış pazar odaklı bir model oluşturması sektörün önünü açabilir. Türkiye, bilgi toplumu yönündeki önceliklerine karşılık, iç talepteki büyüme beklentisini destekleyeceği, iç ve dış pazarda dengeli bir büyüme stratejisi yürütmeli. İç pazardaki gelişim, dış pazar için hazırlık niteliği taşıyor. Bununla beraber, sektörün gelişimi açısından dış pazara yönelik politika ve stratejilerin de eşzamanlı oluşturulması önem taşıyor.

Dünyada büyümeyi yazılım sektörü ile yakalamış örnekleri görüyoruz. Hindistan ve İrlanda gibi… Türkiye’nin de önemli bir potansiyel taşıdığı ve tüm dünyaya yazılım ihracatı yapabilecek bir Ar-Ge merkezi olabileceği çeşitli platformlarda dile getiriliyor. Sizce bu hedefin neresindeyiz?
Hindistan, İsrail, İrlanda, Çin ve Brezilya’nın yazılım ve hizmetler sektöründe, başarı hikayelerine baktığımızda, Hindistan, İsrail ve İrlanda’nın dış pazar odaklı, Brezilya ve Çin’in ise iç pazar odaklı büyüme stratejisini benimsediğini görürüz. Bu ülkelerin kalkınmalarında eğitimli işgücü, paydaşlar arasındaki işbirliği, güçlü telekom altyapısı, devlet desteği, telif haklarına ve Ar-Ge’ye önem verilmesi rol oynadı. Uluslararası şirketler, biraz basitleştirerek söyleyecek olursak, İsrail’e Ar-Ge, Hindistan’a ucuz işgücü, İrlanda’ya da vergi avantajları nedeniyle yatırım yaptı.

Türk yazılım sektörü ise, başta ABD, Almanya, Irak, Kazakistan olmak üzere çeşitli ülkelere yazılım ihracatı gerçekleştiriyor. Her ne kadar şu an için ortalama ihracat seviyemiz, milyarlarca dolarlık yazılım ihracatı yapan Hindistan, Amerika ve İsrail gibi ülkelerle boy ölçüşemese de sektörün gelişerek büyümeye devam edeceğini düşünüyorum. Şu an hızla büyüyen Rusya, Mısır, Ukrayna gibi ülkelerle rekabet edebiliriz.

Peki yazılımın katma değeri yeterince biliniyor mu? Örneğin KOBİ’ler yazılım çözümlerini yeteri kadar kullanabiliyor mu?
KOBİ’lerin, bilişim teknolojilerinden ve dolayısıyla yazılım çözümlerinden yeterince yararlanamadıklarına inanıyorum. Oysa bilişim, bir maliyet unsuru olmaktan çok, katma değer yaratan bir etken… KOBİ’lerin bilişim teknolojilerini yeterince kullanamamasının nedenlerinin başında ise, sermaye yetersizliği geliyor. Yanı sıra bu konuda tam bir bilincin oluştuğunu söyleyemeyiz. Ayrıca, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar da, KOBİ’lerin bilişim yatırımlarından vazgeçmelerine veya ertelemelerine neden oluyor. Oysa bu dönemde bilişim yatırımları, verimliliği arttırmada büyük katkılar sağlayabilir.

KOBİ’ler tarafından en çok hangi çözümler tercih ediliyor? Bu çözümler ne tür avantajlar sağlıyor?
KOBİ’ler yoğun olarak finansal uygulamalardan yararlanıyor. Kısmen de kurumsal kaynak planlaması (ERP), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) ve elektronik ticaret çözümlerinin kullanıldığını görüyoruz. Bu uygulamalar, KOBİ’lerde kalite ve verimliliği artırmakla kalmıyor, maliyetleri düşürerek rekabet üstünlüğü de sağlıyor. Bu açıdan özellikle büyümek ve gelişmek isteyen KOBİ’lerin, yazılım çözümlerinden yararlanmaları bir anlamda geleceğe yatırım olarak düşünülebilir. 

Sektörün karşılaştığı sorunlar nelerdir? Bu sorunların aşılabilmesi için neler yapılmasını öngörüyorsunuz?
Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojilerinin (ICT) içinde bilgi teknolojilerinin (BT), BT sektörü içinde de yazılım ve hizmetlerin yeterince büyük ve olması gereken noktada olmadığını söyleyebiliriz.

Pazarın gelişmesi için yapılması gerekenlerin başında, Türkiye’deki yazılım sektörünün ihtiyaç duyduğu temel eksiklikleri gidermek geliyor. Teknopark veya serbest bölgelerde uygulanan avantajların yazılım üreticisi şirketlere tanınması ve bu uygun şartlarda finans olanakları yaratılması, Türkiye’de yazılım sektörünün gelişebilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye'nin temelde bir bilişim tüketicisi olduğunu ve bilişim alanında değer katan girişimlerin yeterince yaygın ve güçlü olmadığını söyleyebiliriz. Bu durumda yapılması gerekenin, yazılım sanayinin güçlendirilmesi olduğu son derece açık…

Kısa bir süre önce Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi hakkında bir yasa yürürlüğe girdi.  Bu yasa yazılım sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Yasa’nın, sektör üzerinde nasıl bir etkisi olacak?
Kanun kapsamında “Ar-Ge indirimi, gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi desteği, damga vergisi istisnası ve tekno-girişim sermayesi desteği” gibi teşvik ve destekler sağlanıyor. KOBİ’lerin Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB), Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), EUREKA gibi programlar kapsamında, Ar-Ge ve yenilik projeleri yapmaları, büyük ölçekli işletmelerin Ar-Ge merkezi kurmaları, rekabet öncesi işbirliği projeleri, start-up şirket kurma teşviği, uzun vadeli Ar-Ge projeleri geliştirme teşviği gibi konularda, Kanun ile önemli fırsatlar yaratıldığını düşünüyorum. Merkezi Ar-Ge olan bir sektör olan yazılım, bu Kanun’un sağladığı katma değer sayesinde, yurtdışı pazarlarda daha rekabetçi bir güce kavuşabilecek.  

YASAD olarak yazılım sektörünün gelişimi adına ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz? Önümüzdeki döneme ilişkin hedefleriniz neler?
YASAD, Türk yazılım sektörünün dünya standartlarında gelişme seviyesine erişmesini, Türkiye’nin yazılım ve yazılım ile ilgili yüksek katma değerli teknoloji ürün ve hizmetleri ihracatında dünyanın büyük oyuncuları arasında yer almasını ve yazılım sektörünün Türkiye ekonomisinin itici güçlerinden biri haline gelmesini sağlamak için çaba gösteriyor. Bu doğrultuda, yazılımın Türkiye için stratejik önemi hakkında farkındalık yaratmak en büyük amacımız. Yerel oyuncuların katma değerli ihracat potansiyeli, uluslararası güvenlik, ekonomik ve sosyal kalkınma, işsizliğin azaltılması gibi konularda rolünü ve yetkinliklerini vurgulamaya çalışıyoruz. Bu kapsamda kamu, üniversite ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde faaliyetlerde bulunuyoruz.

Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için hazırlanmıştır.

 
 
Bu yazı 1773 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
"Yazılımın Önemi Daha da Artacak"
"Türkiye’nin Geleceği Yazılımda"
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans "Yazılımın Önemi Daha da Artacak"
Gültekin GÜNAL

kobifinans "Türkiye’nin Geleceği Yazılımda"
Ali GÜVEN
 
kobifinans KOBİ'ler SaaS Kullanarak Avantaj Sağlayabilir
Engin GEDİK

kobifinans Hayatı Kolaylaştıran Yazılımlar
Güventürk GÖRGÜLÜ
 
Mobil Girişimci
kobifinans Son 3,5 yılını farklı sektörlerdeki ...

Yazılımda Dünyaya Açılmanın Yolunu Keşfettiler
kobifinans Oğuz Haliloğlu, İskeçe’nin Kireçciler köyünde ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010