Çok değil, 2 sene sonra hayata geçecek olan Basel II tanımları, kurumların piyasa/coğrafya, kredi ve operasyon riskleri açısından ölçümlenmesini zorunlu kılıyor. Basel II gereği, bütün kredi değerlendirme kurumları ve finans oyuncuları, kredi kullanıcısı kurumların risklerini elektronik raporlar üzerinden yapabilmenin ve ilave çeviklik ile veri güvenilirliği yaratmanın peşinde. AB, bu konuda kurumlara ve ülkelere, elektronik finansal raporlama altyapılarını kurma ve geliştirme öngörülerinde bulunuyor; hatta kılavuzluk ediyor. Elektronik finansal raporlamanın bir seçenek olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline geleceği 2006 yılına yaklaşırken, finans sektörü, XBRL'i (Genişletilebilir iş raporlama dili) tespit etmiş durumda.
XBRL Ne Sağlar? Finansal değerler ve bağlamlarının sınıflandırılması ve taşınmasına yönelik, karmaşık sorgulamalara izin veren XBRL standardı, dünya çapında birçok büyük finansal denetim şirketi tarafından kullanılmaya başlandı bile. XBRL, gerek entegrasyon, gerekse verinin derlenip işlenmesi konusunda rakipsiz özellikler taşıyor: - XBRL kullanımı, elle veri girişini asgariye indirdiği için çok güvenilir. - Veri transferini otomatik hale getirdiğinden, operasyonel maliyetleri azaltıyor. - XBRL verisi, çok hızlı işlenebildiği için, ticari karar süreçlerini kısaltıyor. - Finansal verinin raporlanmasını ve yayımlanmasını kolaylaştırıyor. - Standart XBRL transferleri ile kurumiçi veri toplama ve bütünleştirmesini kolaylaştırıyor.
XBRL, kurum içinde bulunan yazılım ortamlarında izole olarak entegre edildiği için, entegrasyon maliyetleri çok düşük; adaptasyon süresi çok kısa ve risksiz oluyor.
Finansal verilerin, üst kurumlar ve gözetim şirketlerince kolaylıkla konsolide ve karşılaştırmalı analiz edilmesine olanak tanıyor.
Türkiye, XBRL'ye Hazır mı? Yakın bir gelecekte standart haline gelmek ve zorunlu olarak kullanılmak durumunda olan XBRL, adaptasyon ve ülkeye özel kimi hazırlıkları gerektiriyor. Neredeyse tüm Avrupa ülkeleri, bu hazırlıklarını başlatmış ve çoğu tamamlamış durumda. Ülkemizde henüz bir çalışmanın ve hazırlığın başlatılmamış olması, son derece kaygı verici. Avrupa Komisyonu tarafından 6. çerçeve programı dahilinde projelendirilmiş birçok hazırlığın ülkemizin gündemine gelebilmesi ve kendi yargı sistemimizi oluşturarak sınıflandırma çalışmalarının başlatılması gerekiyor. Bu hazırlanma süreci, hiç kuşkusuz, gönüllü ve sivil bir örgütlenmeyi öngörüyor. Kâr ve gelir amaçlarından arınmış bir gelecek hazırlığı ve ülkemizin uluslararası rekabet şansını doğrudan ilgilendiren bir birlikteliğin daha fazla gecikmeden olgunlaştırılması, Türkiye'nin rekabet vizyonunu şekillendirme ve geliştirme konusunda büyük bir adım olabilir.
Bir Sorun da Entegrasyon Basel II'ye hazırlıkların sürdüğü günümüzde, bütün şirketleri ve özelde finans kurumlarını ilgilendiren önemli bilişim problemlerinden biri de mevcut arka plan sistemlerinin harici sistemlerle entegrasyonunu sağlamak. Günümüz dijital ekonomi koşullarında, bu entegrasyon stratejisini, en esnek şekilde ve karşıdaki kurumlara herhangi bir teknolojik bağımlılığı şart koşmadan uygulamak gerekiyor. Aynı zamanda veri, bilgi ve dokümanların sunumunda da kapalı ve standart olmayan formatlardan uzak durulmalı. Bu yeni entegrasyon ve sistem birleştirme modelinin arkasındaki felsefe, XML tabanlı web servisleri olarak şekilleniyor. Çünkü, XML web servisleri, türdeş olmayan sistem ve uygulamaların, farklı çalışma ortamları üzerinden, esnek ve tamamen ölçeklenebilir bir yolla buluşmasını sağlayabiliyor.
XML'in temel değerlerinden biri, süreçleri basitleştirmesi ve karmaşık veri ve bilgilerin, iş ortakları, müşteriler, tedarikçiler, çalışanlar veya düzenleyici kurumlar ile paylaşılması sürecinde, maliyetleri önemli ölçüde hafifletebilmesi. XML, yaygın olarak bilindiği şekilde, sadece bir veri tipi değil; elektronik dokümanların paylaşılması ve sunulmasına yönelik kabul edilmiş bir standart olması nedeniyle, aslında geleceğin BT dünyasında var oluşun temeli. Yazılım platformlarından, programlama dillerinden ve diğer BT karakteristiklerinden bağımsız olduğu gibi, gerek insan, gerekse sistemler tarafından verinin kolay anlaşılması özelliğini de taşıyor.
Kaynak: Dünya Gazetesi
|