KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat
En Çok Okunanlar
İlgili Linkler

Kitap Tanıtım
Yöneticiler İçin Bilişim Teknolojileri ve Enformasyon Sistemleri
Tunçhan CURA

Ansiklopedik Bilişim Sözlüğü
Bülent SANKUR


Türkiye’de Bilişim Yeni Teknolojilerle Büyüyor


Ali Rıza ERSOY
Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Direktörü
Türkiye’de Bilişim Yeni Teknolojilerle Büyüyor

Siemens’in dünya genelinde 445 bin çalışa­nından 45 bini IT sektöründe faaliyet gösteriyor. Türkiye’de de Siemens AŞ’nin bilgi teknolojileri alanında yaklaşık bin kişilik bir ordusu ile 50 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de faali­yet gösteren Siemens, bu alanda yaptığı ih­racatla da öne çıkıyor. Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Direktörü Ali Rıza Ersoy, "Av­rupa’daki yüzlerce sunucu ve network’ü Kartal’daki tesislerimizden uzaktan kumanda ile kontrol ediyoruz" diyor ve ekliyor: "Optik kablolar sayesinde uzakta ki sis­temlere erişip onların kontrol etmek müm­kün oluyor. Ayrıca dış kaynak konusunda da Avrupa’daki birçok şirkete Kartal’daki tesis­lerden çağrı merkezi hizmetleri sunuyoruz".

Siemens dünyada IT alanında çok önem­li projelere imza atıyor. Örneğin Alman or­dusunun tüm IT altyapısı Siemens tarafından gerçekleştiriliyor. Herkul adı verilen ve 7 mil­yar Euro ederi olan bu proje, şirketin dünya­daki en büyük projesi. Önümüzdeki 15 yıllık süreçte Alman ordusu tüm IT altyapısını Sie­mens’in kumandasında dış kaynak kullanı­mıyla gerçekleştirmiş olacak. Türkiye’de ise Siemens’in en önemli IT projelerinden biri Maliye Bakanlığı’nın vergi daireleri otomas­yonu. 99 milyon Dolar tutarındaki proje 1.200 kasaba ve şehirde vergi dairelerinin otomasyonunu daha üst seviyede gerçekleş- tirme imkanı verecek.

Türkiye’de sektörün hızla uzmanlaşma yolunda ilerlediğine dikkat çeken Ali Rıza Er­soy, "İşletmeler rekabet ortamına uyum sağ­lamak için en yeni teknolojileri kullanmak zorundalar" diyor. Siemens’in çözüm ve hiz­metleriyle bu alanda iddialı olduğunu söyle­yen Ersoy, "3.7 milyar dolarlık Türkiye IT pazarında çözüm ve hizmetler kategorisinde ilk üç içinde yer alıyoruz" diye konuşuyor. Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Di­rektörü Ali Rıza Ersoy ile Siemens’in IT paza­rındaki varlığını, öne çıkan uygulamaları ve sektöre hareket katacak yeni teknolojileri konuştuk: 

Türkiye’de IT sektörü ne kadarlık bir büyüklüğe ulaştı?
IT sektörünü en basit anlamda üç ana başlı­ğa ayırabiliriz. Bunları donanım (hardware), yazılım (software), çözüm ve hizmetler (ser­vices) olarak sıralamak mümkün. Sektör dünyada da aynı biçimde sınıflanıyor. Donanım tarafı, masaüstü bilgisayarları, network cihazlarını, yazıcıları, veri merkezi cihazlarını ve sunucuları kapsıyor. Türkiye’de bu pazar geçtiğimiz yıl itibarıyla 2.7 milyar dolara ulaştı. Müşteri ihtiyaçlarına göre, herkesin kullanabileceği türden ayarlanmış ve bir pa­kete konulmuş yazılımların oluşturduğu, li­sans ücretleri olan ’paket yazılımlar’ ise yazı­lım konusuna dahil. Geçtiğimiz yıl bu lisans ücretlerinin toplam satışlarının yaklaşık 400 milyon dolar olduğu görülüyor. 

Siemens olarak biz çözüm ve hizmetler tarafında yer alıyoruz. Bizim gibi şirketlerin kendilerine ait paketlenmiş yazılımları ya da donanımları yok. Biz sektörün çözüm ve hizmetler ayağında üretim yapıyoruz. Bu paza­rın büyüklüğü de 600 milyon dolar civarında. Bütün bu rakamları topladığımızda yaklaşık 3.7 milyar dolarlık bir pazarı konuşmuş oluyoruz. Bunun yanında İş Süreçleri, Dış Kay­nak Kullanımı, Çağrı Merkezi gibi konuları içinde barındıran bir dünya daha var. Bu dünyanın Türkiye’deki büyüklüğü ise 130 milyon doları buluyor.

IT sektöründe çözüm denildiğinde ne anlaşılıyor?
Çözüm başlığı altındaki üç ana konunun ilki terminolojide "sistem entegrasyonu" diye geçen konudur. Kuruluş aşamasında bir şir­ket olduğunu varsayalım. Bu şirket mutlaka bir IT altyapısı kurmak zorundadır. Çalışanla­rına PC verecek, bütün bu PCler bir network üzerinden birbirine bağlanacak, şirketin bir­den fazla lokasyonda ofisi varsa buralar arasında network bağlantıları kurulacak ve bü­tün verilerin toplanacağı bir data center (ve­ri merkezi) gerekecektir.

Bu gerekleri daha da çeşitlendirmek mümkündür. Şirketler bu aşamada donanım yapan şirketleri e ayrı, yazılım üreten şirket­leri ayrı görüşmek yerine, sistem entegras­yonu başlığı altında tek bir şirketle yani bi­zim de içinde bulunduğumuz sektördeki şir­ketlerle görüşüp A’dan Z’ye bütün ihtiyaçlarını tek kalemde çözebilirler.

Biz bunu yaparken, şirketlerin kendileri­ne has özel yazılım ihtiyaçları varsa bunları geliştirip donanıma monte etmeyi de üstle­niriz. Bütün bunların bir entegre sistem ha­linde yani üzerine risk yönetimi, proje yöne­timi ve tabii finansal yönetimin de eklenip bir paket halinde müşteriye sunulduğu sü­reçlere "sistem entegrasyonu" diyoruz. Çö­zümün ikinci ayağını, Solution Consultancy adını verdiğimiz Çözüm Danışmanlığı hiz­metleri oluşturuyor.

Burada nasıl bir hizmet sunuluyor?
Bu tür projelerde bizler şirketlere ya da dev­let katmanlarına giriyor, orada bir projeyi gerçekleştiriyor ve oradan ayrılıyoruz. Sevkı­yatçılarla olan ilişkileri düzenleyen otomas­yon sistemleri, kurumsal kaynak planlama yönetimi sistemleri, müşteri ile olan ilişkile­rin otomasyonu, tedarik zinciri otomasyonu, işletmede toplanan bütün verilerin bir iş ze­kası eklenerek yöneticilere şirketlerini yönetmek için çok daha konsantre, hap gibi sis­temleri kastediyoruz. Çözüm Danışmanlığı başlığı altında şirketleri ya sıfır otomasyon­dan belirli bir seviyeye, ya da belirli bir sevi­yeden uluslararası rakipleriyle rekabet ede­bileceği bir platforma taşıyoruz. Müşterinin özel bir ihtiyacı ya da ciddi bir sorunu var diyelim. Bu sorunu otomasyona geçirmek isti­yor ama bununla ilgili hazır bir yazılım yok. Böyle bir durumda bizim gibi şirketlere baş­vuruyor. Kuruluşumuzdaki yazılım geliştirici arkadaşların yardımıyla bu isteğe uygun bir çözüm üretip müşterimize sunuyoruz. Buna da Yazılım Geliştirme diyoruz, ki bu da çö­züm başlığının son ayrımını oluşturuyor.

Son dönemde popüler bir konu da dış kaynak kullanımı. Bu süreç hangi evrelerden oluşuyor ve ne gibi faydalar sağlıyor?
B
iz dış kaynak kullanımını, İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı ve IT Dış Kaynak Kullanı­mı olarak iki ana başlığa ayırıyoruz. Bir şirket çok iyi bildiği işleri kendisi yaparken da­ha az bildiklerini İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı adı altında başka bir şirkete dev­retme arzusunda oluyor. Bu özellikle ya­bancı firmalarda çok yaygın olan bir davra­nış biçimi.

Siemens olarak örneğin bir uçak şirketinin biletini, bir su şirketinin suyunu, birçok ban­kanın kredi kartlarını satıyoruz. Yani o şirketin kendi öz işleri dışındaki işlerini üstlenmiş oluyoruz. Veya doküman yönetimini yapıyo­ruz. Şirketler bol miktarda kağıt üretiyor. Biz de bunları dijital ortama geçiriyor, tasnifli­yor, arşivliyor ve gerektiğinde de yine dijital olarak ulaşılabilmesini sağlıyoruz. Günümüz için çok yeni kavramlar bunlar. Siemens’de bu konuda çalışan 600 arkadaşımız var. Bu başlığın ikinci ayağı ise IT Dış Kaynak Kullanımı. Bu da şirketlerin masa üstü PC, yazıcı, veri merkezi, modem gibi aklınıza gelen her türlü IT malzemesini kendisi işletmek yerine ’ bizim gibi işletici şirketlere devretmesi ya da kurdurması anlamına geliyor.

Siemens’in IT sektöründeki çalışmaları içinde ’Danışmanlık’ başlığı da var. Burada verdiğiniz hizmetten kısaca söz eder misiniz?
Bazı şirketler, özellikle yeni kuruluş aşamasındakiler IT altyapılarını ve yazılımlarını kendi iş ihtiyaçlarına göre yeniden yapılan­dırmak, dünyada hızla değişen trendlere ayak uydurmak, değişen donanım ve yazı­lım dünyasında neler olduğunu takip edebilmek amacıyla danışmanlık hizmetlerine ihtiyaç duyuyorlar. Burada yatırımlarını kendileri yapabilecekleri gibi, bizim gibi şirketlere başvurarak gelişmeleri uyarlamamızı, eksikliklerini ya da geri kalmışlıklarını bulmamızı isteyebiliyorlar. Biz de bunu da­nışmanlık hizmeti olarak müşterilerimize veriyoruz.

IT dünyasında bugün öne çıkan yenilikler hangileri?
Birçok yenilik içinde RFID’yi örnek verebiliriz. Bu, radyo frekanslarını kullanarak kimlik tes­piti yapabilen bir teknoloji. Bugüne kadar malların üzerine barkodlar yapıştırılır ve barkod okuyucularla o ürün hakkındaki her tür­lü bilgiye ulaşılır, kasadan çıkışı yapıldığında da uygun yazılım ve otomasyon sistemleri sa­yesinde stoktan düşülürdü. Fakat bunlar sta­tik sistemlerdir. Mutlaka yakınına getirip okutmak gerekir.

Ayrıca barkodu basıldıktan sonra üzerin­de değiştirme yapmak mümkün olmaz. RFID teknolojisi ise bilişim sektörü başlığı altında bambaşka bir ufuk açıyor. Banka kartlarındakilerden daha basitleştirilmiş çipler etiket­lerin içine yerleştiriliyor. Süpermarkete giren bütün malların üzerine bu etiketler yapıştırılıyor. Marketin çeşitli yerlerine radyo alıcı-ve­ricileri yerleştiriliyor. Diyelim bu markette 1 saat için süt fiyatlarında bir indirim yapıla­cak. Markette bunun anonsu yapılırken, aynı anda radyo dalgalarıyla raflardaki sütlerin etiket/erine bu indirim otomatik olarak yan­sıyor.

Geleceği başka hangi teknolojiler belirleyecek?
Özellikle 11 Eylül sonrasında güvenlik konu­su dünyanın en önemli konularından biri ha­line geldi. Sınır-ülke güvenliği öne çıktı. RFID ilerleyen zamanlarda pasaportlara da uygulanacak. Yani radyo dalgaları ile sizin kimlik bilgileriniz okunacak. Aynı biçimde bina gi­rişlerine, banka kartlarına da bu teknoloji uygulanabilecek. Retina taraması daha da ivme kazanacak.

Siemens’in üzerinde çok çalıştığı konu­lardan biri de parmak izi okuma. Siemens bu konudaki ilk projesini yurtdışında ger­çekleştirdi. Havaalanında artık biniş kartına gerek kalmayacak. Zaten işlemlerinizi şu anda da online yapabiliyorsunuz. Kontuara uğramadan bir yazıcıdan çıktı alınarak di­rekt uçağa binebiliyorsunuz. Ama yine de ortada bir kağıt, o kağıtta da bir barkod var. Görevli de o barkodu okuyarak işlemi gerçekleştiriyor. Halbuki yeni teknolojide bu biletin kime ait olduğu belli ve tek belli olmayan şey o öznenin biletin üzerinde adı yazılı kişi olup olmadığı. Kişi parmağını ora­ya koyduğunda kimlik tespiti yapılıyor ve iş­lem tamamlanıyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. 

Kaynak: Capital Dergisi’nin "Gelecek ve Trendler" ekinden alınmıştır.

 
 
Bu yazı 2097 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“IBM’le Batıya Açıldık”
“Biz Artık Devler Liginde Oynamak İstiyoruz”
"IBM İle Batıya Açıldık"
"Bilgisayar Fiyatları Yükseliyor"
"Sadece Açılışlarda Değil, Biz Her Zaman Ucuz Satıyoruz"
"Durursanız Düşersiniz, Durmadan Koşmak Gerekir "
"Teknolojinin En İyisi Her Zaman Ucuz Olandır"
"HP Türkiye’nin 2008 Hedefi: 1 Milyar Dolar Ciro"
KOBİ’ler Tek Bilgisayarla da Teknolojiden Yararlanabilir
Bilgi Toplumunda Devlet Şirket, Halk Müşteri Oluyor
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “IBM’le Batıya Açıldık”
Reid WALKER

kobifinans “Biz Artık Devler Liginde Oynamak İstiyoruz”
Bülent ÇELEBİ
 
Mini Dizüstü Devri Başlıyor
Özgür ÇETİN

Avrupa’nın Bilişim Üssü Türkiye
Bülent TEKMEN
 
40.000 Dolar’la 210 Milyon Dolar’lık Şirket Yarattı
kobifinans “Biraz konjonktür, biraz yönetim becerisi, biraz ...

"En İyi Sermayemiz Bilgimizdi"
kobifinans 2013’de 1 milyon adet bilgisayar satmayı ...
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010