KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   03 Aralık 2008, Çarşamba
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

İlgili Linkler
Yerli Web Adresleri
OSTİM
Yazılım Sanayicileri Derneği
Türkiye Teknoloji Geliştirm...


Bill Gates’in Harika Fikri: Her Masada ve Her Evde Bir Bilgisayar
Microsoft’un ilk günlerinden beri, Bill Gates, “her masada ve her evde bilgisayar” görüşünü sürdürdü.

Şimdiden, geriye baktığımızda, iş yerinden, eve kişisel bilgisa­yarların yayılması neredeyse ’kaçınılmaz görünmektedir. Sonradan bunun önemini anlamak, çok güzeldir. Gates’te olduğu gibi, önceden görme, her nasılsa, çok daha karlıdır. Bugün hepsini garantili olarak aldığımız, her yerde olan ekranları ve klavyelerin, son yirmi senede bir bilimkurgu ürünü olduğunu hatırlamak da çok önemlidir.

1960’lara geri dönersek, Amerika’daki ileriyi gören insanlar, bil­gisayarın çıkışını tamamen kaçırmış olan yüzyılın geri kalanında, toplumu muhtemelen şekillendirecek trendleri tahmin etmeye çalış­tılar. Genç Gates’lerin, bilimkurgu kitaplarını bir çırpı da okumasın­da hiçbir tesadüf yoktur. Artık, Henry Ford’un arabanın çıkışından sorumlu olmadığı gibi, Bill Gates’in de, bilgisayarı evlere ve iş yerlerine sokmasında yalnız başına sorumlu olduğu doğru değildir. İkisinde de ortak olan şey, her nasılsa neyin mümkün olduğunu görme vizyonu ve o vizyo­nu bir gerçek yapan önemli rol oynama vizyonuydu.

Gates, vizyonunu Microsoft’a dönüştürerek, bilgisayar endüstri­sinde önemli bir oyunculuk ve baskın pozisyonunu, uygulamada çok fazla gelişmiş bir platform yaratmak için kullanarak elde etti. Vizyo­nun gelişmesi için, Gates’in erkenden fark ettiği şey, bir endüstri standardının yaratılması gerektiğiydi. Kim olursa olsun, bilgisayar endüstrisinde kendi otoritelerini oturtmak için, önemli fırsata ilk onların sahip olabileceklerini bilirdi.

IBM, yeni bilgisayarına bir işletim sistemi bulmak için Gates’e gelmeden birkaç sene önce, Gates ortak bir platformun eksikliğinin acısını yaşıyor ve potansiyel bir bilgisayar olmadan fark edilemeye­ceğini tahmin ediyordu. O sürede kaleme aldığı makalelerde, artık gelecek rolle ilgili başka herkesten daha fazla bir fikri olmadığını be­lirtiyordu. Fakat fırsatlar kendini ortaya çıkardığında, Gates’in onun ne olduğunu görmesi ve ona iki eliyle sıkı sıkı sarılması bir gerçektir. O, aynı şeyi hep yapmaktadır.

1980’lerin başında, Gates, Microsoft hareketinin, bir program­lama dilinin geliştiricisinden, programlama araçlarında da olduğu gibi, Windows’tan Word, Excel gibi uygulamalara kadar işletim sis temlerinden her şeyi üreten çeşitli bir yazılım şirketini zekice tasarlamıştı. Onu eleştirmeyi seven ya da tekelci eğilimlerle suçlayanlar, ben­cilliklerine ve Bill Gates’in müdahalesine rağmen, bilgisayar devri­minin tam şu anda olacağı yeri göstermek için bir süreliğine durabilmelidir. Sonunda, Bill Gates’in yeni bir teknolojik çağ başlatmada önemli bir rol oynadığı iddiasını tartışmak zordur. Dünyanın birçok zengin insanının tersine, onun yaşamak için hala çalıştığını hatırla­mak da önemlidir.

Gariplik Dünyaya Miras Kalacak
Gates, yaşayan ve gelişen iş dünyasında bilgisayar endüstrisinin teknik tarafında CEO’luk kuran çok az kişiden biridir.

III. William Henry Gates, Seattle, Washington’da 28 Ekim 1955’te doğdu. Ebeveynleri, ismindeki III.’den dolayı, ona "Trey" adını tak­tılar ve aile üyeleri hiçbir zaman onu başka bir isimle çağırmadılar. Gates, erkenden büyümüş, akıllı biriydi, ailesinin ansiklopedilerini, 8-9 yaşlarındayken baştan sona okumuştu (Microsoft şir­keti, daha sonra, ilk CD ansiklopedisi, Encarta’yı yaptı). Fakat, onun gerçek becerisi, mükemmel olduğu matematikteydi.

Genç Bill, 12 yaşındayken bilgisayarlara çoktan büyülenmişti bi!e,. uzun zamanlı iş ortağı ve arkadaşı Paul Allen’la, daha lisedey­ken, çeşitli programlama işlerinde yer aldı. Daha sonra, Allen ile Microsoft’u kuracaktır. En becerili çocukların tersine, parlak zekalı Gates’in, yaptığı her şeyde başarılı olduğu görülmekteydi. Onun kazanma tutkusu, her yaşında çok açık ve belliydi. Lakeside’da, Amerika’nın Batı tarafın­daki en parlak öğrencilerin birçoğunu çeken, seçkin, özel Seattle okulunda, matematik aşkı, bilgisayarlarla bir takıntı olmuştu. Bu, Lakeside’da bile, göze çarpmıştı.

James Wallace ve Jim Erikson’un kitapları, Hardprive’da, ondan şu şekilde bahsettiler: "Saygı göstermeye hazır, zeki çocukların oldu­ğu Lakeside gibi bir çevrede bile, Gates kadar akıllı olan herkese sata­şılır.” Şu anda, Seattie’da göze çarpan bir mimar olan, bir sınıf arka­daşına göre: "Gates, bilgisayar odasında, çocuklarla en ilişkili olan biridir. O, sosyal olarak, diğerlerinden beceriksiz ve tedirgindir. Bu çocuk, bilgisayar’a takıntılıydı... Onu, ara sıra tenis oynarken görebilirdiniz, ama başka bir şeyde değil.

Başlangıçta
Gates’e ve bilgisayar odasındaki diğerlerine karşı korku ve merakla karışık bir duygu hissediyordum. Onlara biraz tapıyordum bile. Fakat öyleleri vardı ki, onların etrafında olmak istemediğimi anladım. Bilgisayar işinden çıkmama biraz, onlar sebep oldular. Sosyal olarak, zar zor gelişmişlerdi ve kibirliydiler ve ben, sadece öyle olmak istemiyordum.’

Açıkça, Gates ve yakın arkadaşları, Lakeside standartlarında bile olağanüstüydüler. Son senesinden bir önceki senede, Gates, daha genç Lakeside bilgisayar hackerları için bilgisayar gurusu gibi bir şeydi. Bilgisayar odasında, sık sık, saatlerce oturum yapar, ünsüz bilgisayar hackerları hakkında hikayeler anlatırdı. Gates ve bilgisayar arkadaşlarından bazıları, yeni bilgisayar programlama becerilerini kullanmak için para getirecek fırsatlar bulmaya adadıkları Lakeside Programlama Grubu kurdular. Ama zaten bir örnek vardı. Gates, daha sonradan şunu gözlemledi: "Ben, aktif biriyim. Gerçek dünyayı çağıralım ve onun için bir şeyler sat­maya çalışalım diyen bir adamdım’ O zamanlar, 13 yaşındaydı.

Allen ile olan mükemmel teknik ilişkisinin okulunun son iki se­risinde geliştiği görünmektedir. Microsoft mağazasındaki, şirketin işe aldığı Allen’in ve Lakeside’lı küçük grubun rolü genellikle hafife alınmaktadır. Gates, AlIen, Kent Evans ve Richard Weiland-Lake­side programlama grubunun diğer iki üyesi zamanlarını ilk önce Generel Electric’in minibilgisayarına ve sonra Bilgisayar Merkezi şirketine bağlanarak geçirirlerdi bazen de sabahın ilk saatlerine ka­11ןIL’ eve gelmezlerdi.

Genç Gates, o kadar çok tükenmişti ki, ailesi onun yeni hobisi yüzünden endişelenmeye başlamıştı. Bu yeni hobinin, Gates’in çalış­malarını etkileyebileceği korkusuyla, bir süreliğine Bill’in faaliyetlerini durdurdular. Gates neredeyse bir sene boyunca bilgisayarlardan uzak durdu. Fakat bilgiye sevdası yüzünden, ilgisini başka konula­ra yöneltti. Bu sürede, Napoleon ve Franklin Roosevelt’i de içeren, birçok sayıda biyografıler okudu. Tarihin büyük adamlarının nasıl düşündüğünü anlamak istediğini söyledi. Aynı zamanda iş kitapları, bilim kitapları ve romanlar okudu. En sevdiği kitaplardan biri "Cather in the Rye”dı ve daha sonraları kitabın uzun bölümlerini kız ar­kadaşlarına ezberden okumaya başladı. Ana karakterlerden biri olan Holden Caulfield onun kahramanlarından biri olmuştu.

Fakat, bu süre içinde, Bill’in liseden bir arkadaşı ve hacker bir arkadaşıyla birlikte açmayı düşündüğü yazılım şirketi planları erte­lenmiş oldu. Ailesi, Bill’in üniversiteye gitmesi konusunda ısrar etti ve Bill’in diğer öğrencilerle kaynaşmasının iyi olacağını düşündü. Bill’in yüksek IQ’su ve kişisel hırsının çok fazla olması, ona Har­vard Üniversitesi’ndeki yerini garantiledi. Böylelikle, Amerika’nın en saygı duyulan öğretim yeri olan, Cambridge - Massachusetts’e 1973’ün sonbaharında hiçbir şey bilmeyerek gelmiş oldu.

Daha sonraları ise, kendisinden daha zeki insanlardan bir şeyler öğrenmeye gittiğini ama onlarla hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Muhtemelen, bu yorum, Harvard için olduğu kadar Bill’in kendisi hakkında da çok şey anlatmaktadır. Gates, akademik olarak hukuk bölümünü seçtiği için, avukat olan babasının işini devam ettireceği beklenmiş olabilir. Fakat aslın­da, Bill’in kariyeri için hukuğa çok az ilgisi vardı ve ailesi çok azim­li ve kararlı olduğunu sandıkları Bill’in, kendi yolunu çizeceğinden hiç şüpheleri bile yoktu. Fakat ailesinden bile hiç kimse, en büyük hayallerinde bunun ne kadar büyük bir yolculuk olacağını tahmin edemezdi.

Sonradan anlaşıldığı gibi, Harvard’dan gelecek bir öğrenim de­recesi görünüşe bakılırsa yoktu. 1975’te Bill, hala üniversitedeyken, daha eski bir bilgisayar dili olan BASIC’in bir versiyonunu geliştir­mek için tekrar Paul Allen’le bir araya geldi. Bu yenidünyanın ona olan yakınlığının heyecanıyla, Bill, 1977’de arkadaşlarıyla birlikte kurmuş olduğu küçük bir yazılım şirketinde sürekli çalışabilmek için Harvard’dan ayrılmaya karar verdi. Kurdukları şirkete Microsoft adını verdiler.

Harvard’dan Çıkıştan Bilgisayar İkonlarına
Microsoft’un yükselişi, hem çok hızlı, hem de çok azimli oldu. Gates, kısa sürede eski zamanlara dayanan teknik bilgisini ve ticari konulardaki hislerini mükemmelce birleştirdiğini ispatladı. 1980’in başlarında, Allen, hastalığı yüzünden ayrılmak zorunda kalınca, Gates’in liderlik pozisyonu kesinleşmiş oldu. 1980’in 2. yarısında, Mic­rosoft, Wall Stredin sevgilisi oldu. 1986’da iki dolardan olan hisse payı 1996’nın ilk yarısına kadar Gates’i ve iş arkadaşlarını milyarder yapa­rak, Microsoft Hisselerini 105 dolara yükseltti.

Fakat Microsoft’un hisse paylarındaki artış yeni bir iş dünya­sının işaretini verdi. Yönetim ustası Tom Peterson, Microsoft’un pi­yasa değeri General Motors’unkini aştığında dünyanın değişeceğini söylüyordu. 1998’in 16 Eylül’ünde, bu kitabın ilk basımı sırasında, Microsoft’un piyasa değeri, o güçlü GE’yi geçerek, Amerika’nın 262 milyar dolar değerindeki en büyük şirketi oldu. Bu yüzden, Gates ve Microsoft ayrılmaz bir ikilidir.

Kaynak: Des Dearlove’ın “Bill Gates Yöntemi” isimli kitabından alınmıştır.
 
 
Bu yazı 566 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Babamın Yanında Çalışabilirdim Ama Kontrolü Vermekte Zorlanacaktı
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Koç.net, ADSL’e 250 Milyon Dolar Yatırıp, Ses ve TV’yi İnternetten Verecek

21/11/2008

Apple Tasarımı ve Yeni Ürünleriyle Krizi Aşıyor

24/10/2008

Röportaj
"IBM İle Batıya Açıldık"
Reid WALKER

"Bilgisayar Fiyatları Yükseliyor"
Mustafa SAKA

Konuk Yazar
Sedat İNCEKARA
"Türk Yazılım Firmaları, Avrupa’daki Yerel Yönetimlere İş yaparak Dünya’ya Açılabilir"

Özgür ÇETİN
Mini Dizüstü Devri Başlıyor

Başarı Öyküleri
"En İyi Sermayemiz Bilgimizdi"
2013’de 1 milyon adet bilgisayar satmayı ...

Yazılımda Dünyaya Açılmanın Yolunu Keşfettiler
Oğuz Haliloğlu, İskeçe’nin Kireçciler köy...

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik