|
 |
|
Babamın Yanında Çalışabilirdim Ama Kontrolü Vermekte Zorlanacaktı
|
|
Apple Türkiye’nin Genel Müdürü Tansu Yeğen, 15 yıllık çalışma hayatı boyunca Dünya’nın önde gelen teknoloji firmalarında görev yapmış bir bilişimci. Kariyerine, dönemin önemli şirketlerinden Digital Equipment’ta IT uzmanı olarak başladı. 1,5 yıl sonra katıldığı yıllık değerlendirme toplantısında, satış bölümünde çalışmaya karar verdi. Sonrasında yükselişi başladı Yeğen’in: Hatırı sayılır satış başarıları, ödüller, terfiler ve transferler.
Onun kariyeri dev teknoloji firmalarında başladı, öyle de devam ediyor. Tansu Yeğen (40), 15 yıl önce dönemin önde gelen şirketlerinden Digital Equipment’ta (daha sonra Compaq tarafından satın alındı) adım attığı çalışma hayatına HP ve Microsoft’ta devam etti. Son 1,5 yıldır Türkiye’de Koç Holding’e bağlı Bilkom çatısı altında faaliyet gösteren Apple Türkiye’nin Genel Müdürü.
Yeğen 1985’te Alman Lisesi, 1989’da Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansı yaptı. Ağustos 1991’de Digital Equipment Türkiye’de IT uzmanı olarak işe başladı. 1,5 yıl sonra katıldığı şirketin yıllık değerlendirme toplantısı, kariyerinin kırılma noktası oldu. Çünkü geleceğin satışta olduğunu anlamıştı: "Toplantıda önce benim müdürüm, yani IT müdürü konuşma yaptı. Bu yıl 6 milyon dolarlık servis kontratı imzalandığını söyleyip bizi tebrik etti. Sevinçten gözlerimden yaşlar geliyordu. Avuçlarım kızarıncaya kadar alkışladım. Sonra satış müdürü sözü aldı. ’Biz de bu yıl 60 milyon dolar ciro yaptık. Bizim yapmış olduğumuz satışlar olmasaydı servis bölümü o kontratları yapamazdı’ dedi. Ekibindeki çalışanların bir bölümünü Fransa’nın güneyine ödül olarak göndereceğini söyledi. Düşündüm. Ben hafta sonları dahi çalışıyordum ve satıştakiler gibi prim almıyordum. Satış ekibi bir yandan çalışmalarından dolayı prim hak ediyor, diğer taraftan da servis departmanının tamamen kendilerinden dolayı başarılı olduğunu görüyordu. O gün akşamüstü kararımı verdim."
Ertesi gün istifasını verdi. Çalıştığı şirketteki satış ve pazarlamaya departmanına kendisini almayacaklarını düşünüyordu. Ancak satış müdürlerinden teklif gelince kabul etti. 1992’de PC bölümüne geçti. Pazarlama ve satışı öğrendi. Kasım 1994’te HP Türkiye’ye PC ürünleri, PC’ler, dizüstü bilgisayarlar, avuçiçi bilgisayarlar, sunucular, yedekleme ürünleri ve ağ ürünlerinden sorumlu ürün müdürü olarak transfer oldu. O sırada Türkiye’de PC pazarında 11’inci sırada olan HP, 1997’ye gelindiğinde dizüstü bilgisayar, masaüstü bilgisayar ve sunucuda üst sıralara yükselmişti. Yeğen de pazarlama müdürlüğüne getirilmişti.
Haziran 1998’de Microsoft’a pazarlama müdürü olarak geçti. Aynı yıl, Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) tarafından Türkiye’deki 50 başarılı işadamı arasında seçildi. 1999’da Microsoft’ta KOBİ, bayiler, telif hakları ve tüketicilerden sorumlu Genel Müdür oldu. O ve ekibinin projesi, 2000’de Microsoft çapındaki 254 proje arasından en iyi seçildi ve Bill Gates tarafından açıklandı. Yeğen, 2001–2002 arasında Capital dergisi tarafından Türkiye’deki ilk 25 pazarlama müdürü arasında da yer aldı. Nisan 2005’ten bu yana ise, Apple’da Genel Müdür olarak görev yaıyor.
Aslında Yeğen’in çocukluğundan beri hedefi, şimdi rahmetli olan babasıyla çalışmaktı. Babasının, çelik döküm üzerine bir şirketi vardı. "Babam çok modern ve açık görüşlüydü. Kariyerimle ilgili beni destekledi. Hatta sen önce git dışarda çalış, şirketimize profesyonellik getir dedi. Fakat bir türlü yapamadık onu. Çünkü başarılıysanız, şirketler sizi kendilerine daha fazla bağlamak için fırsatlar sunuyor. Babamın yanına gitseydim de biliyorum rahmetli kontrolü vermeyi sevmiyordu, zorlanacaktım. Ama bugün geriye dönüp baktığımda galiba onunla çalışmak da isterdim."
En Fazla Etkilendiğim 3 Yönetici Hoffmann, Ballmer Ve Jobs Beni en fazla etkileyen kişi Michael Hoffmann, ben HP’de çalıştığım dönemde tüm Avrupa organizasyonundaki iş geliştirmeden sorumlu müdürdü. Hala HP’de çok üst düzeyde. Ondan, kariyerimin ilk 5-6 yılında geri bildirim alarak iş yapmanın tekniklerini öğrendim. Devamlı bizden geri bildirim alıp, tüm iş stratejilerini onun üzerine kurardı.
İkinci kişi, Microsoft’un başkanı Steve Ballmer. İnanılmaz motive edici bir lider. Bir liderde aradığınız üç şey fazlasıyla var onda: Vizyonu çok doğru koyuyor. Bu vizyona sizi inandırıp peşinden gitmenizi sağlıyor. Ve bu vizyona ulaşılacak tüm yolların açılmasında her türlü desteği veriyor. Microsoft’ta çalışmaya 22 Haziran 1998’de başladım. Kendisiyle bir ay sonra New Orleans’ta tanıştım. Yanıma gelip, "Seni HP’den transfer ettik. Senden çok fazla şey bekliyoruz. Türkiye’deki müşterilerle işler nasıl gidiyor? Herhangi bir konuda desteğimi istersen bana haber ver" demişti. İnanılmaz etkilenmiştim. Beni bu kadar tanımasına çok şaşırmışım.
Üçüncü kişi, Steve Jobs. Endüstride resmen 3 şeyi değiştirmiş olması çok etkileyici: İlk kişisel bilgisayarı 1977’de hayatımıza sokması, 3 boyutlu çizgi filmle tüm film endüstrisini değiştirmesi ve son olarak internetten film indirme işiyle çok önemli bir kapıyı açmış olması. I- tunes üzerinden, ilk bir haftada 125 bin film satın alındı. Bu, Apple’ın hisse senetlerine çok pozitif yansıdı. Müzik endüstrisini tamamen değiştirdi. 2001’den beri internet üzerinden 1,5 milyar şarkı satıldı. Ipod vazgeçilmez bir trend yarattı.
İyi Satışçı Olmak İçin Müşteriye Arkadaş Gibi Yaklaşmak Gerek ABD’de yayınlanan, Trusted Advisor diye bir kitap var. Bence herkesin okuması gerekli. Müşteriye bir şey satacakmış gibi değil, sahiden onun en iyi arkadaşıymış gibi yaklaşmak, ona bir şeyler söyleme hakkını kazanmak gerekli. Microsoft’ta KOBİ’lerden sorumluyken öyle bir aşamaya geldim ki, bir süre sonra AB’den bile arayıp Türkiye’deki KOBİ’ler hakkında benden bilgi istenmeye başladılar. Birçok bankaya destek oldum. Hiçbirinde, kapılarını çalıp size bir şey satmak istiyorum demedim. İkincisi, benim için satışın bir formülü var. Satış eşittir müşteri sayısı çarpı ortalama cirodur. Bunun muhakkak uygulanmasına çok önem veriyorum. O yüzden müşteri veritabanı ve müşteri takip sistemi (CRM) benim için olmazsa olmazlar. Müşterinin nabzını tutmam lazım.
45 Yaşından Sonra Kariyer Sahibi Olmak Gitgide Zorlaşıyor Yurtdışında yöneticiye sağlanan yan faydalar çok fazla. Yönetici ev satın alıyor, şirket taksitlerin tamamını veya büyük bölümünü sağlıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı şirketlerde çalıştığınızda da, bu imkanların neredeyse tamamı size sağlanıyor. Ancak yabancı şirketlerde 45 yaşından sonra herhangi bir kariyer sahibi olmak gitgide zorlaşıyor. Çünkü gençler çok kuvvetli geliyor ve şirketler o kadar dinamik ki, siz de bir süre sonra zorlanmaya başlıyorsunuz. Bir de ücret politikalarında dengeler devreye giriyor. Yaşınız ilerledikçe daha fazla ücret almaya hak kazanıyorsunuz. Ama aynı işi daha az maaşla yapabilecek gençler var. Türk şirketleri, tecrübeye çok önem veriyor. Örneğin Koç Holding’in yaş ortalaması biraz yukarıdadır ama her zaman iyi bir kariyer imkanınız vardır.
Elektronik Müzik Hastası Tansu Yeğen, 11 yaşında bir kız ve 13 aylık bir erkek çocuk babası. Müzik dinlemekten, özellikle arabada yalnız başına ve sesi sonuna kadar açarak müzik dinlemekten hoşlanıyor. Tercihi ise elektronik. Depeche Mode, Cure ve Smith favori grupları. ABD, İngiltere ve Almanya gibi farklı ülkelerin müzik listelerini takip ediyor. Ayrıca basketbol oynuyor, bahçeyle uğraşıyor ve her hafta bir kez yürüyüş bandında egzersiz yaparken film izliyor.
Kaynak: Hürriyet İnsan Kaynakları Gazetesi/Gaye Güzelay
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
560 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|
|
|