KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   03 Aralık 2008, Çarşamba
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Ambalaj
Bilişim
Demir - Çelik
Deri - Ayakkabı
Elektronik
Enerji
Gıda/İçecek
Haberleşme
Hayvancılık
Kimyasal - Plastik
Madencilik
Makine - Metal
Mobilya/Orman Ürünleri
Otomotiv
Perakende
Sağlık
Tarım
Taşıma - Lojistik
Tekstil - Giyim
Turizm
Yapı - İnşaat


En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Ambalajın Geleceği Parlak
Alışveriş sırasında size hiç düşünmediğiniz bir ürünü satın aldıran unsurlar neler olabilir? Ya da aynı özellik ve kalitede, birden fazla seçenek içerisinde özellikle birini seçmenizi sağlayan en temel unsur hangisi? Kuşkusuz bu noktada, ambalajın, tercihlerimizde önemli bir payı var. Tasarımı, renkleri, malzemesi vb. ile ürün, tüketiciye çağrısını ambalajının diliyle yapıyor. Rekabetinin yoğunlaştığı, hemen hemen herkesin benzer vaatlerle piyasaya giriş yaptığı günümüzde, sektör taşıdığı önemi her geçen gün biraz daha arttırıyor. Bu yüzden ambalaj, ekonomik durgunluklara, krizlere rağmen, özellikle son 10 yılda istikrarlı büyüdü, hızla yükseldi. Ürüne değer katan, rekabet gücünü artıran, hatta kimi durumda onu yeni baştan tanımlayan bir kimlik oldu.

Bir ürünün üreticiden tüketiciye güvenli ulaşımının sağlanabilmesi için kullanılan koruyucu araçların tümü genel olarak ambalaj kavramı altında toplanıyor. Ancak diğer yandan, ambalaj aslında bir bakıma ürünün elbisesi… Tüketiciyi satın alma eylemine hazırlayan, ürünün piyasada varolması için ilk mesajı veren parçası.

Dünyada Ambalaj Sektörü
Bugün, ambalaj sektörünün, dünyada 439 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip olduğu tahmin ediliyor. Rakamın dikkat çekici büyüklüğünün yanında, sektörün büyüme trendini koruması da dikkatleri çeken bir diğer husus. Zira pazarın 2014 yılına kadar her yıl ortalama yüzde 3,5 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor.

Sektörün kullandığı hammadde türüne göre dağılımında ise kağıt-karton bazlı ambalajlar yüzde 36 oranıyla başı çekiyor. Kağıt ve karton ambalajı, yüzde 34 ile plastik ambalaj, yüzde 17 ile  metal ambalaj, yüzde 10 ile cam ambalaj takip ediyor. Ambalajın kullanım oranı açısından bakıldığında ise yüzde 30’luk oranla Avrupa’nın başı çektiği görülüyor. Avrupa ülkelerini, yüzde 28 ile Kuzey Amerika, yüzde 27 ile Asya, yüzde 7 ile Latin Amerika, yüzde 8 ile diğer ülkeler izliyor. Dünyanın en büyük ambalaj ihracatçı ve ithalatçı ülkeleri olarak ise AB ülkeleri, ABD ve Japonya olarak sıralanıyor. Son yıllarda söz konusu ülkeler arasına Çin de katıldı.

Türkiye’de 6 Milyar Dolar
Ambalaj sektörünün dünya pazarındaki dikkat çekici yükselişinin etkileri, Türkiye’de de görülüyor. Nitekim, ciddi bir kriz dönemine denk gelse bile 2001 yılında başlayan istikrarlı büyüme hareketi, 2007 yılı sonu verileri itibariyle yüzde 10 gibi oldukça yüksek bir oranla güncelliğini korumaya devam ediyor. Sektörün büyüme oranlarının Türkiye’nin büyüme ortalamalarının üzerinde oluşu, reel bir büyüme olduğuna da işaret ediyor. Uzmanlara göre, bu yüksek oranlı büyümede birçok belirleyici faktör var. Şehirleşme, değişen tüketim alışkanlıklarının, nüfusun, özellikle de harcama eğilimi yüksek genç nüfus oranının artması, hipermarketlerin, perakende zincirlerin ve alışveriş merkezlerinin (AVM) sayı ve yaygınlık açısından artışı, ambalaj sektöründeki bu büyümenin temelinde yatan faktörler olarak sıralanıyor.

Sektörün ekonomik rakamları da oransal büyümeyi destekliyor. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) verilerine göre, 2006 yılı sonunda 5 milyar doları aşan sektör hacminin, yıl içi tahminleri aşarak, 2007’de 6 milyar doları geçtiği tahmin ediliyor. Diğer yandan, sektörü, ticaretine katkıda bulunduğu ürünlerle birlikte düşünüldüğünde yalnız 6 milyar dolarlık bir piyasa olarak düşünmek de eksik bir bakış açısı olarak değerlendirilebilir. Zira 6 milyarlık bu rakam, içindeki ürünlerle birlikte düşünüldüğünde, yaklaşık 170 milyar dolar civarındaki bir ekonomiyi gündeme getiriyor. Çünkü ambalaj, satılabilirliğini sağladığı ürünün yüzde 3,5 civarındaki maliyetini oluşturuyor.

Sektör Profili
ASD verilerine göre; Türk ambalaj sektöründe yaklaşık 5.000 şirket faaliyet gösteriyor ve bu şirketlerin neredeyse tamamı KOBİ’lerden oluşuyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Sanayi Anketi 2006 verilerine göre, sektördeki 56 ambalaj üreticisi, iş hacmi bakımından Türkiye’nin en büyük 1.000 şirketi arasında. Bunların dışında kalan, neredeyse tüm ambalaj üreticisi şirketler KOBİ kategorisinde. Bu şirketler yoğun olarak İstanbul, İzmir, Kocaeli, Gaziantep, Adana, Ankara, Konya ve Balıkesir’de faaliyet gösteriyor. Sektör genel olarak 80.000-100.000 kişiye istihdam olanağı sağlıyor. Bununla birlikte sektörde 2006 yılında yapılan üretim miktarı 4 milyon 378 bin ton olarak gerçekleşti. Bu üretim içinde 1 milyon 318 bin tonla oluklu mukkavva ilk sırada. Onun ardından 1 milyon 290 bin tonla plastik gelirken, 553.000 tonla cam ambalaj, 410.000 tonla metal ambalaj, 385.000 tonla ahşap ambalaj geliyor. 

Gelişmişlik Göstergelerinden Biri
Öte yandan, üründe seçicilik, hijyen, güvenlik, estetize edilmiş sunum vb. standartlar açısından değerlendirildiğinde, bir ülkedeki ambalaj sektörünün gelişkinliği, o ülkenin de gelişmişliğinin ve refahının göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.  Dünyanın gelişmiş ülkelerinin ve ekonomilerinin ambalaj konusundaki göstergeleri de bu verileri doğrular nitelikte. Dünya Ambalaj Örgütü (World Packaging Organization-WPO) tarafından yapılan araştırmalarının 2004 yılı verileri, Batı Avrupa ülkelerindeki 392 milyonluk nüfusun toplam 125 milyar dolarlık bir sektör hacmi yarattığı ve kişi başına 316 dolar ambalaj tüketimi gerçekleştirdiğini gösteriyor. Buna karşın, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Doğu Avrupa ülkelerindeki 410 milyonluk nüfus toplam 56 milyar dolar ile kişi başına 135 dolar ambalaj tüketimi yapıyor. Türkiye ele alındığında, kişi başına ambalaj ürün harcamasının 72 dolar olduğu görülüyor. 2007 için, 6 milyar dolarlık hacim üzerinden hesaplandığında rakamın bu günkü şartlarda dahi kişi başına 85 dolar ile AB ortalamasının ancak üçte biri oranına denk ettiği görülüyor.

Türkiye’deki bu göreceli düşük tüketime karşın, sektör, nitelik ve nicelik açısından AB ve diğer ülkelerin gereksinimlerini karşılayabilecek bir üretim yapabiliyor. Bu noktada Türkiye’nin önemli bir ihracat potansiyeli olarak ambalaj bir kez daha dikkatleri üzerine çekiyor.

İhracatın Gözdesi
Başbakanlık İhracatı Geliştirme Merkezi (İGEME) verilerine göre; Türkiye’nin 2007 Ocak-Kasım döneminde ambalaj ihracatı yaklaşık 1 milyar 796 milyon dolar değere ulaşmış durumda. IGEME verilerine göre, 2006 ve 2007’de serbest bölgelerden yapılan ihracatlar hariç 166 ülkeye yapılan ihracatının yüzde 24’ü AB’nin en seçici ilk 3 ülkesi olan Almanya, İngiltere ve Fransa’ya yapılıyor. Yüzde 36’sı ise Bulgaristan ve Romanya ile diğer AB ülkelerine gidiyor. Bu rakama karşılık, yalnızca 350–400 milyon dolar civarında ithalatımız var. Ağırlıklı olarak hammadde ya da yarı mamul niteliğindeki ithalat yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda; sektörün Türkiye’ye kazandırdığı katma değerin büyüklüğü daha net görülüyor. Bu artışların son 5 yıldır sürmesi de önemli bir nokta. İhracatın 2008’de geçen yıla oranla yüzde  25 in üstünde bir artış göstereceğini düşünülüyor.

Ar-Ge, Markalaşma Ve Çevreye Duyarlı Ürün
Sektör, gelişmeye ve Türk ekonomisine önemli bir katma değer yaratmaya aday. Eğer uygun bir altyapı ve koşullar oluşursa, yakın gelecekte kat kat artan bir gelir söz konusu olabilir. Ancak bunun için, öncelikli olarak ciddi bir AR-GE yapılanmasına ve markalaşmaya ihtiyaç duyuluyor. Bunun kadar önemli olan bir diğer nokta ise son yıllarda giderek daha fazla dikkat çeken çevre sorunları.

Zira ambalaj, kullanıldıktan sonra atık haline dönüşüyor. Bu açıdan bakıldığında bağlamda dünya genelinde çöp dağlarının büyük bir kısmını ambalajlar oluşturuyor. Günümüzde ambalaj yapımında kullanılan plastik, cam, kağıt / karton, alüminyum, demir gibi maddelerin bir kısmı çevreye önemli ölçüde zarar verir. Bu zararı en aza indirebilmek için, ambalaj yapımında olabildiğince geri dönüşümlü ve çevreye zarar vermeyen maddelerin kullanımına öncelik verilmesi gerekiyor.

Kaynak: KobiFinans 20. Sayı

 
 
Bu yazı 1192 kez okundu.
Bu yazı hakkında 1 tane yorum var.
Yukarıdaki Yazı Hakkındaki Yorumlar

 faruk yapıcı Endüstri ürünleri 08 Ekim 2008   21:59:43

Bu yazınız ilgimi çekti yanlız büyük bir sermaye ve araştırma gerektiriyor.

Ambalaj Hakkında
Ambalaj Çeşitleri Nelerdir?
 
  Üyelik Girişi
BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik