|
Türk-Hint İş Konseyi Başkanı Jefi Kamhi, Hindistan’da sayıları 300 milyonu bulan orta sınıfın, Türk girişimciler için büyük potansiyel vaat ettiğini söylüyor. Eğitim, kültür, sinema alanlarında da iki ülke arasında işbirliği fırsatlarına değinen Kamhi’ye göre Hindistan’dan Türkiye’ye çekilebilecek yatırımlar bilişim, hibrid otomotiv üretimi, tarımsal makine ve traktör üretimi, paslanmaz çelik, enerji, telekomünikasyon ve turizm olarak sıralanıyor.
Hindistan'ın, önümüzdeki süreçte dünya ekonomisinde çok önemli bir rol oynayacağı düşünülüyor. Oysa Türkiye-Hindistan ekonomik ilişkileri zayıf. Ticaret hacmi dar. Ne yapılmalı, ne yapılabilir? Hindistan şimdiden geleceği şekillendiren ülkelerden biri haline geldi bile. Bütün dünyayı etkisi altına alan finansal krizin etkilerinin küresel olarak hissedildiği, Türkiye'nin toplam dış ticaretinde yüzde 30'lara varan bir daralmadan bahsedildiği bir dönemde Hindistan büyümeye devam ediyor.
2008 itibariyle 3 milyar dolar olan Türkiye-Hindistan arasındaki ticaret hacmi, 2009 itibariyle 2,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İki ülke arasındaki ticaretin Hindistan'ın lehine arttığı görülüyor. Ancak bu konuda suçu Hindistan'da değil kendimizde aramamız gerektiğini düşünüyorum. Hintli şirketler Türkiye'de bizim Hindistan'da olduğumuzdan çok daha aktifler ve karşılığını alıyorlar.
Ne yazık ki Türk işadamları, henüz Hindistan pazarını keşfedemedi. 2008'de Türk-Hindistan İş Konseyi, İstanbul ihracatçı Birlikleri ve Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) işbirliği ile yürüttüğümüz bir proje var: Türk mobilya şirketlerinin Hindistan pazarına açılımı konusunda umut veren sonuçlar almaya başladık. Ancak bu tür çalışmaların arttırılması gerekiyor.
Türk şirketleri henüz Hindistan iç pazarını kullanmak yerine, maliyet avantajlarını kullanarak Hindistan'da üretip dünyaya satmayı tercih ediyor. Hindistan'da üretime teşvik eden bir diğer husus ise Hindistan'da bitmiş ürünlere uygulanan yüksek tarife ve gümrük vergileri. Ticareti geliştirmek adına, öncelikle bu vergiler iki ülke hükümetlerinin özverili görüşmeleri ile indirilmeli, hatta mümkünse bir Serbest Ticaret Anlaşması imzalanması yönünde adım atılmalı.
Hindistan'a, ihraç edebileceğimiz malların başında otomotiv ve yedek parçaları, doğal taşlar, tekstil makineleri, kimyasallar, gıda, gıda işleme ve paletleme, deri, madeni eşya, demir çelik, eczacılık ürünleri, elektrik-elektronik, inşaat malzemeleri, plastik endüstrisi, cam eşya, kuyumculuk ile mücevherat ürünleri geliyor.
Türkiye-Hindistan ticaret hacmi, 2011 hedefi 5 milyar dolar olarak belirlendi. Bu 2009'a göre yaklaşık yüzde 100 artış demek. Gerçekçi mi? Sizin 2010, 2011 ve orta vadeye ilişkin projeksiyonunuz nedir? Bunu gerçekleştirmek aslında zor değil. 2004-2008 yılları arasında 1 milyar dolardan 3 milyar dolar gibi bir ticaret rakamına ulaştık. Şimdi ise her iki ülkenin hükümetleri ticareti kolaylaştırmak için çeşitli imkanlar sunuyor. Eğer bu imkanları değerlendirebilirsek, 2011'de 5 milyar dolar rakamına ulaşmak çok da zor değil. Türk işadamlarının Hindistan'a ilgilerini artırmaları gerekiyor. Hintli işadamlarının Türkiye'deki faaliyetleri daha fazla. Bizden daha çok yatırım yapıyorlar. Karşılıklı ilişkileri geliştirmek ve hızlandırmak için ziyaretler düzenliyoruz. Bunlar olumlu sonuçlar doğuruyor. İlişkiler, eskisine göre daha hareketli.
Hindistan'daki yatırım imkanları ve ortamı konusunda neler söyleyebilirsiniz? Hindistan'da altyapı yapımı geleneksel olarak kamu sektörünün görev alanındadır. Ancak özellikle son yıllarda altyapıya olan büyük talebin ve kalitenin iyileştirilmesi ihtiyacının karşılanması amacıyla özel sektörün ve yabancı sermayenin katılımı teşvik ediliyor. Hindistan Hükümeti, yatırımcılara yatırım teşvikleri, vergi muafiyeti gibi çeşitli kolaylıklar sağlıyor. Türk şirketleri de söz konusu teşviklerden faydalanarak, Hindistan'da yatırım yapabilecek.
Hindistan'da yüzde 100 yabancı sermayeye izin veriliyor. Otel, tatil köyleri, sağlık ve toplantı merkezleri inşaası için büyük imkanlar sunuluyor. Hindistan'a en fazla döviz girdisi sağlayan sektör olan turizm, öncelikli sanayi ilan edilmiş durumda. Bu alanda yabancı sermayenin yüzde 51 'i kısa sürede onaylanıyor.
Bunun yanı sıra dünyanın önde gelen pamuk üreticilerinden olan Hindistan yeterli iç üretime karşın giderek artan ithalat sorunuyla karşı karşıya kaldı. Hindistan'da iplik üreticileri kaliteli ve ucuz ithal pamuğa giderek daha fazla ilgi gösteriyor.
Kaynak: Bu röportaj, www.kobifinans.com.tr için, Dünya Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.dunyagazetesi.com.tr
|