IMF tahminine göre, dünya ekonomisi 2009'da yüzde 1,3 küçülürken, Afrika'nın yüzde 2 büyüyecek… 2007'de yüzde 6,2, 2008’de yüzde 5,2 büyüyen Afrika’nın, 2010’da 2009'dan daha iyi bir performans sergileyip, yüzde 3,9 büyümesi bekleniyor.
Büyüme konusunda öne çıkan ülkelerin başında, yüzde 9,5 ile Kongo Cumhuriyeti geliyor. Onu yüzde 6,9 ile Malavi, yüzde 6,5'le Etiyopya ve yüzde 6,2'lik oranla Uganda izliyor. Ruanda, Cibuti ve Tanzanya da, ekonomisi yüzde 5'in üzerinde büyüyecek ülkelerden. Yüksek oranlı büyümesini sürdürecek ülkelerin ithalata ve yatırımlara devam edeceği açık. Bu da, arayış içindeki Türk şirketleri ya da diğer yabancı şirketler için fırsat olduğu kadar rekabet demek.
Türkiye'nin bölgeye dönük ticaretinde, son aylarda çok çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Diğer pazarlarda sıkışan Türk şirketlerinin Afrika'ya açılımda başarılı olduğu görülüyor. Ocak-Şubat 2009 döneminde, toplam ihracatta yüzde 25,4'lük gerileme kaydedilirken, Afrika'ya ihracat yüzde 24,7 artış gösterdi. Kuzey Afrika'ya yapılan ihracattaki sıçrama ise daha yüksek: Yüzde 53,9. Ülke grupları içinde, ihracat artışı kaydedilen tek bölge Afrika. Başta AB olmak üzere, diğer bütün ülke gruplarında yüksek oranlı gerileme söz konusu. Öyle ki, en büyük pazarımız olan AB'ye ihracatta bile yüzde 41,6'lık daralma var.
Afrika, ticaret yanında büyük yatırım imkanlarına da sahip. Pek çok ülkede altyapı yatırımları yabancı ortaklıklarca yürütülüyor. Dünya Bankası da, Afrika'daki yeni altyapı projeleri için milyarlarca dolarlık kaynak ayırmış durumda. Bununla birlikte, pek çok ülkenin açlık ve yokluk sorunu da devam ediyor. Küresel kriz sebebiyle bazıları ağırlaşmış ve ağırlaşmaya da devam ediyor. Ancak dediğimiz gibi, kıtada Türk şirketleri için birçok imkan var...
Kaynak: Zaman Gazetesi
www.zaman.com.tr
|