|
AB içinde, ortak kurumları bulunan 3 topluluk yer alıyor. Bunlardan ilki, 1951 tarihli Paris Antlaşması ile kurulmuş olan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’dur (AKÇT). Daha sonra 1957 tarihli Roma Antlaşması’yla Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM) kurulmuştur. Topluluklar, bu sürecin sonunda üye devletler arasındaki bütün iç sınırları kaldırarak, tek bir pazar kurmuşlardır. 1992’de Maastrich’te imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması ile ekonomik ve parasal birlik doğrultusunda ilerleyen ve belirli alanlarda hükümetler arası işbirliğini içeren bir birlik kurulmuştur.
AB’yi benzeri ekonomik birlikler veya işbirliği yaptığı kuruluşlardan ayıran en büyük özellik kurumsal yapısıdır. Birliği yöneten kurumlar ise şöyle sıralanıyor:
Avrupa Parlamentosu Üye devletlerin ulusal parlamentolarıyla benzer yetkilere sahip olan Avrupa Parlamentosu, AB halklarının demokratik siyasi iradesini temsil ediyor. 1979’dan bu yana, tek dereceli genel seçimle 5 yıl için iş başına gelen Avrupa Parlamentonun sorumlulukları, Komisyon tarafından yapılan mevzuat önerilerini Konsey’e de danışarak yasalaştırır. Ayrıca her yıl Aralık ayında Avrupa Birliği bütçesini onaylar.
1986’da kabul edilen Avrupa Tek Senedi, mevzuat önerilerinin Komisyon’un aktif katılımıyla Parlamento ve Konsey tarafından 2 kez görüşülmesini içeren bir işbirliği usulü getirerek Parlamento’nun yetkilerini arttırmıştır. Birlik Antlaşması (Maastricht Antlaşması) ile bir adım daha ileri gidilerek Parlamento’ya daha geniş kapsamlı yasama yetkileri verildi. Antlaşma çerçevesinde kabul edilen yeni ortak karar usulüne göre, Parlamento işçilerin serbest dolaşımı, tüketicinin korunması, eğitim, kültür, sağlık ve Avrupa-ötesi ağlar gibi birçok önemli alandaki yönetmeliklerin ve yönergelerin kabulü konusunda Konsey’le eşit statüye sahip kılındı.
Parlamento ortak karar usulünün, özellikle tarım ürünleri fiyatları ile birliğin bütçe kaynaklarını tanımlanmasını da kapsayacak şekilde genişletilmesini istemektedir. Büyük önem taşıyan bazı kararlar (bazı uluslararası antlaşmalar, yeni üyelerin katılımı, Parlamento seçimlerinde her ülkede aynı usulün uygulanması, birlik vatandaşlarının ikamet hakkı, vs.) için Konsey’in, Parlamento’nun onayını alması gerekir.
Parlamento genel kurulu Strasbourg’da toplanır. Her ayın bir haftası genel kurul oturumlarına ayrılmıştır. Bazı kısmi oturumlar ile Komisyon toplantıları, Konsey ve Komisyon’la ilişkileri kolaylaştırmak amacıyla Brüksel’de yapılır. Sekreterya ise Lüksemburg’da bulunur. Avrupa Parlamentosu’nda tüm siyasi eğilimler doğrudan seçilen üyeler tarafından ve ulusal parlamentolardan bağımsız bir şekilde temsil edilir. Parlamento, aynı zamanda, Avrupa Komisyonu üyelerinin tayinlerini onaylama ve 3’te 2 oy çoğunluğuyla, Komisyon’u görevden alma yetkisine sahip bir denetim organıdır. Parlamento, Komisyon’un programını oylar ve özellikle Komisyon ve Konsey’e sözlü ve yazılı sorular yönelterek Avrupa politikalarının gündelik işleyişini izler. 1994’te 3.900’den fazla yazılı soru önergesi verilmiştir.
Parlamento araştırma komisyonları kurabilir ve AB vatandaşlarının dilekçelerini inceler. Birlik Antlaşması’na göre Parlamento, Birlik kurumlarının faaliyetlerini gerçekleştirmesi sırasında ortaya çıkan görevi kötüye kullanma olaylarıyla ilgili olarak vatandaşların şikayetleriyle ilgilenmekle görevli bir ombudsman atama yetkisine sahiptir.
Avrupa Zirvesi Avrupa Zirvesi, AB’ne üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla Avrupa Komisyonu Başkanını, kurulmuş olduğu 1974 yılından beri, yılda en az 2 kez bir araya getirir. Avrupa Zirvesi olarak adlandırılan bu toplantılarda liderler önemli konuları ve AB Bakanlar Konseyinde çözümlenemeyen ihtilafları tartışır. Avrupa Konseyi, AB’ye yol gösterici genel siyasi kuralları sağlamayı amaçlar. Konsey, AB’nin ana karar verme kuruluşudur ve üye ülkeler arasında ekonomik ve siyasi kararların yerine getirilmesi için koordinasyon rolü oynar.
Avrupa Konseyi Avrupa Konseyi üye ülkelerin dışişleri bakanlarından oluşmakla birlikte, gündemdeki konuya göre ele alınacak konularla ilgili bakanlar düzeyinde temsilcilerden de oluşturulabilir. Konsey’in merkezi Brüksel’dedir, ancak bazı toplantılar Lüksemburg’da yapılır. Avrupa’nın geleceği ile ilgili en önemli kararlar Konsey tarafından alınır. Konsey, ayrıca, Avrupa Parlamentosu ile birlikte AB’nin yıllık bütçesini tespit eder ve AB adına uluslararası anlaşmalar imzalar. Ortak dış politikaların, güvenlik konuları ve organize suç örgütleri karşında alınacak kararların ana hatlarını belirler.
Konsey başkanlığını her üye devlet, 6 aylık dönemler için sırayla üstlenir. Üye devletlerin, birlik nezdindeki büyükelçilerinden oluşan Daimi Temsilciler Komitesi (Coreper) Konsey’in çalışmaları için gerekli hazırlıkları yapar ve belirli hazırlıkları yapmak veya özel konuları incelemekle görevli komiteler oluşturarak, Konseyin talimatlarını yerine getirir.
Avrupa Birliği Antlaşması’nda, birliğin faaliyetleri 3 grupta toplanır:
Topluluk faaliyetleri: Üye devletlerin genel ekonomik politikalarını koordine ederek ve Komisyon’un sunduğu tekliflerden hareketle, Parlamento’yu da sürece katan, usullere uygun biçimde ortak politikalara ilişkin temel kararları alarak, anlaşmada belirlenmiş olan hedeflere ulaşılmasını sağlar.
Ortak dış politika: Ortak dış politika ve güvenlik politikası çerçevesinde, ortak konumları tanımlar ve ortak kararları alır. Bu önlemlerin uygulanmasından da, Birliğin temsilcisi sıfatıyla Konsey Başkanlığı sorumludur.
Güvenlik politikası, adalet ve içişleri: Konsey’in adalet ve içişleri alanındaki esas işlevi, ortak eylemler belirlemek ve üye devletlerin imzalayacağı sözleşmeleri hazırlamak ve önermektir.
AB’nin faaliyetlerine ilişkin olarak son zamanlardaki bazı gelişmeler (Tek Senet, Birlik Antlaşması) sonucunda şartlı çoğunluk esasına dayalı oylama ilkesinin kullanımı yaygınlaşmışsa da, vergilendirme gibi bazı konularda hala oybirliğiyle karar alınması gerekir. Şartlı çoğunluk için 87 oydan 62’sinin karar lehinde olması ve bu 62 oyun en az 10 devlet tarafından verilmiş olması gerekir. Şartlı çoğunluk ilkesine göre yapılan oylamalarda Almanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallığın 10’ar oyu, İspanya’nın 8 oyu, Belçika, Yunanistan, Hollanda ve Portekiz’in 5’er oyu, Avusturya ve İsveç’in 4’er oyu, Danimarka, İrlanda ve Finlandiya’nın 3’er oyu, Lüksemburg’un ise 2 oyu vardır. Ancak Konsey’in, Komisyon tekliflerini değiştirebilmesi ya da Parlamento’nun yaptığı ve Komisyon’un kabul ettiği değişiklikleri geri çevirebilmesi için oybirliği gerekir. Ortak dış politika ve güvenlik politikası ile adalet ve içişleri alanlarında, anlaşmada Konsey’e bu konuda aksine karar alma yetkisi tanınmadığı durumlarda oybirliği zorunludur.
Avrupa Komisyonu Avrupa Komisyonu, AB politikalarının tasarlayıcısı ve koordinatörüdür. Mevzuat önerileri hazırlar, Parlamento ve Konsey’e sunar. Birliğin yürütme organı olarak, AB müktesebatını (direktif, yönetmelik ve kararları), Parlamento ve Konsey tarafından hazırlanan bütçe ve programları uygulamakla yükümlüdür. Topluluk anlaşmalarının koruyucusudur ve Adalet Divanı ile birlikte topluluk hukukunun doğru uygulanmasını sağlar. Uluslararası platformda ve uluslararası antlaşmaların müzakerelerinde, özellikle ticaret ve işbirliği alanlarında AB’yi temsil eder.
Komisyon üyeleri görevlerini yerine getirirken kendi ulusal hükümetlerinden tamamen bağımsız olarak davranmak ve yalnızca AB’nin çıkarlarını gözetmekle yükümlüdür. Komisyon’u görevden alabilecek tek organ Avrupa Parlamentosu’dur. Komisyon’un her üyesinin bir veya birkaç politika alanında özel sorumluluğu vardır. Ancak kararlar kolektif sorumluluk ilkesi temelinde alınır. Komisyon öncelikle ve her şeyin üstünde anlaşmaların korunması ve gözetilmesiyle yükümlüdür. Görevini yerine getirirken tarafsız davranır ve anlaşma hükümleri ile anlaşmalar temelinde alınan kararların doğru biçimde uygulanmasını gözetir.
Üye devletlerden herhangi birine karşı, anlaşma ihlali soruşturması başlatabilir ve gerekli gördüğünde konuyu Avrupa Adalet Divanı’na götürür. Bunların yanı sıra, özellikle AB’nin rekabet kurallarını ihlal etmeleri durumunda, kişilere ve şirketlere para cezası verebilir.
Yasama sürecini başlatmada tek yetkilidir ve yeni bir Avrupa yasasının kabulü sürecinin her aşamasında etkide bulunma güç ve yetkisine sahiptir. Hükümetler arası işbirliği alanında tıpkı üye devletler gibi teklifte bulunma hakkına sahiptir. Başkan ve Komisyon üyeleri, üye ülke hükümetleri tarafından ortak uzlaşmayla atanır ve ancak Avrupa Parlamentosu tarafından görevden alınır. Komisyon’un idari personelinin çoğu Brüksel’de, bir kısmı ise Lüksemburg’da görev yapar.
Adalet Divanı ve Bidayet Mahkemesi Adalet Divanı 15 yargıç ve onlara yardımcı olan 9 kanun sözcüsünden oluşur. Bunun yanı sıra 1989’da 15 yargıçtan oluşan bir Bidayet Mahkemesi kurulmuştur. Bu mahkemelerin üyeleri Lüksemburg’da görev yapar ve Üye Devletlerin mutabakatıyla, 6 yıllık bir süre için atanır. Yargıçların bağımsızlıkları güvence altındadır. Divan’ın görevi Avrupa Antlaşmalarının hukuka uygun biçimde yorumlanması ve uygulanmasını sağlamaktır. Divan bir üye devletin, anlaşmalarda öngörülen bir yükümlülüğü yerine getiremediğine karar verebilir. Üye devlet bu kararın gereğini yerine getirmezse, Divan para cezası uygulanmasını kararlaştırabilir.
Divan, kurumların aldığı önlemlerin iptali için açılan davalarda, bu önlemlerin yasallığını inceleyebileceği gibi, bazı önlemlerin alınmamış olmasının, anlaşmalara aykırı olduğuna da karar verebilir. Divan ulusal mahkemelerin başvurusu üzerine, topluluk hukukunun çeşitli hususlarının yorumlanması ya da geçerliliği hakkında ön kararlar alır. Bir hukuki işlemin bu türden tartışmalı bir husus doğurması halinde, ulusal mahkemelerden herhangi biri, Avrupa Adalet Divanı’ndan ön karar isteyebilir. Ancak bunun için ilgili üye devlette, daha yüksek bir temyiz mercii bulunmaması gerekir. Bu durumda Divan’ın kararı bağlayıcıdır.
Bidayet Mahkemesi kişiler ve işletmeler tarafından açılan davalara bakar. Hukuk meseleleriyle ilgili başvurular, yalnızca Avrupa Adalet Divanı tarafından karara bağlanır. Adalet Divanı her durumda aynı biçimde uygulanan bir topluluk hukukunun yaratılmasına yardımcı olmuş ve böylece Avrupa’nın bütünleşme sürecini hızlandırmıştır.
Sayıştay Merkezi Lüksemburg’da bulunan Sayıştay 1975 yılında kurulmuş olup, AB bütçesinin kurallara ve amaca göre kullanılmasını garanti eder. Sayıştay AB fonlarının yönetimini ayrıntılı bir şekilde kontrol eder. Bu nedenle AB fonlarını kullanan kurum ve organlar Sayıştay’ın denetimine tabiidir ve istenen belge ve bilgileri Sayıştay’a vermekle yükümlüdür. Sayıştay her yıl rapor yayınlayarak, topluluk fonlarının yönetilmesiyle ilgili gözlemlerini aktarır. Ayrıca diğer kurumların talebi üzerine teftiş raporları hazırlar.
Sayıştay, 25 üyeden oluşur ve Konsey tarafından Avrupa Parlamentosu’nun görüşü alındıktan sonra oybirliğiyle atanır. Her üye devletin 1 üyesi vardır. Sayıştay başkanı üyeler tarafından seçilir. Başkanlık süresi 3 yıldır ve bu dönem sonunda 2’nci 3 yıllık bir süre için yeniden seçilebilir. Sayıştay Başkanı, diğer üyeler yanında, “primus inter pares” (eşitler arası birinci) sayılır.
Ekonomik ve Sosyal Komite ve AKÇT Danışma Komitesi Ekonomik ve Sosyal Komite, değişik baskı gruplarının, AB’de temsilini sağlayan danışma kurumudur. Komite, Avrupa Konseyi’ne, Komisyon’a ve Parlamento’ya danışmanlık yapar ve çalışmaları ile bu kuruluşların daha demokratik yapılar olmasını garantiler. Komitenin merkezi Brüksel’dedir. Komite üyeleri, 4 yıllık dönemler için, üye ülkelerin hükümetleri tarafından, nüfus oranlarına göre belirlenir ve Bakanlar Konseyi tarafından atanır.
Komite Brüksel’de toplanır. Komitenin daimi temsilciliği, 1 büro, 3 grup (işveren, işçi ve diğer baskı grupları), 6 çalışma grubu ve genel sekreterlikten oluşur. Başkan ve 2 başkan yardımcısı, 2 yıllık dönemler için seçilir ve Başkan, Komite’yi yurt dışında temsil eder. Birçok konuda karar alınmadan önce Komite’nin görüşüne başvurulması zorunludur. Kömür ve çelikle ilgili konularda ise AKÇT Danışma Komitesi’ne başvurulur.
Bölgeler Komitesi Bölgeler Komitesi, Avrupa Birliği Antlaşması’yla kuruldu. Yerel ve bölgesel mercileri temsil eden 317 asil ve 317 yedek üyesi vardır. Asil ve yedek üyelerin görev süreleri 4 yıldır. Komite ilk toplantısını 9-10 Mart 1994 tarihinde yapmıştır.
Avrupa Birliği Antlaşması, Konsey ve Komisyon’un bölgesel çıkarların söz konusu olduğu eğitim, gençlik, kültür, toplum sağlığı, ekonomik ve toplumsal bütünleşme ve Avrupa çapında ulaşım, telekomünikasyon, enerji ağları gibi konularda, Bölgeler Komitesi’nin görüşüne başvurmalarını hükme bağlamıştır. Bölgeler Komitesi bunun dışında re’sen de görüş bildirebilir.
Bölgeler Komitesi’nin faaliyetleri yılda 5 kez düzenlenen genel kurul toplantıları dışında, 8 komisyon ve 4 alt komisyon tarafından yürütülür. Komite’ye bağlı bir özel komisyon, AB’de kurumsal reform konusunda bir rapor hazırlamaktadır. 1999 Amsterdam Antlaşması’yla bağımsız bir yapıya kavuşan Komite, Topluluk müktesebatıyla ilgili yerel konuları gündeme getirir ve yetki ikamesi prensibiyle çalışır.
Avrupa Yatırım Bankası AB’nin finans kurumu olan Avrupa Yatırım Bankası (AYB) 1958’de Roma Antlaşması ile Birliğin hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olarak, yatırımları finanse etmek amacıyla kurulmuştur. AYB tüzel kişiliğe ve mali özerkliğe sahiptir. Banka üyeleri AB üyesi devletlerdir. Bankanın merkezi Lüksemburg’dadır.
AYB’nin öncelikli hedefi, AB’nin dengeli gelişimine katkıda bulunmaktır. Bunun yanı sıra trans-Avrupa ulaşım ve telekomünikasyon ağlarının geliştirilmesine, çevrenin korunmasına, enerji kaynaklarının devamlılığının sağlanmasına ve endüstri ve küçük işletmelerin uluslararası düzeyde rekabet gücünün artırılmasına yönelik projelere finansman sağlar. Banka, AB haricinde de, üye olmayan ülkelere yönelik işbirliği politikasının hayata geçirilmesine yardımcı olmakta, Afrika, Karayipler ve Pasifik ülkelerinde, Akdeniz havzasında, Orta ve Doğu Avrupa’da, Latin Amerika’da ve Asya’da faaliyette bulunmaktadır.
AYB kaynaklarının büyük bir bölümünü sermaye piyasalarından ödünç alır. Sermaye piyasalarında AYB hisselerinin yüksek ratinge sahip olması, (AAA) en uygun koşullarda, çok yüksek miktarlarda kaynak bulabilmesini sağlar. Kar amacı taşımayan bir kredi kurumu olan AYB, mali piyasalarda konumunun sağladığı üstünlüklerden girişimcileri yararlandırır.
Avrupa Para Enstitüsü ve Avrupa Merkez Bankası Avrupa Merkez Bankası (ECB), Avrupa Para Birliği’nin oluşmasından itibaren, 1 Haziran 1998 de faaliyete geçmiş, yeni para birimi Euro da, 1 Ocak 1999’da bankacılık işlemlerinde kullanılmaya başlanmış ve 1 Ocak 2002’de tedavüle çıkarılmıştır.
Merkezi Frankfurt’ta bulunan Avrupa Para Enstitüsü 1994 yılından bu yana bunun zeminini hazırlamıştır. Euro’yu kabul eden ülkeler, “Euro sistemi” veya “Euro bölgesini” meydana getirir. Tüm AB üyeleri ise “Avrupa Merkez Bankaları Sistemini” oluşturur. Avrupa Merkez Bankası, AB’nin para politikalarını oluşturur ve yürütür, döviz operasyonlarını yönlendirerek, ödemeler sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.
Merkezi Frankfurt’ta olan banka, ayrıca üye ülkelerden 12’sinin kabul ettiği para birimi euro’yu ihraç eder ve korur. Bankanın görevleri arasında ayrıca, üye ülkelerinde fiyat istikrarı sağlamak ve faiz oranlarını belirlemek bulunur. Tam bağımsız çalışan Avrupa Merkez Bankası’na üye ülkelerin hükümetleri, hiçbir şekilde müdahale edemez ve etkileyemez. Buna rağmen banka, AB üye ülkeleri hükümetleri ve merkez bankaları ile yakın bir işbirliği çerçevesinde çalışır. Avrupa Merkez Bankası’nın, Yönetim Kurulu, İcra Kurulu ve Genel Konsey olmak üzere 3 karar verme kuruluşu bulunur.
Ombudsman Ombudsman, AB ülkelerinde ikamet eden kişilerin, kuruluşların ve şirketlerin haklarını, her hangi bir kötü yönetim uygulaması karşısında korumakla görevli denetleme kurumu ve şikayet merciidir. Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Çevre Kurumu, Avrupa Çalışma Güvenliği ve Sağlık Kurumu Ombudsman’ın incelemeye alabileceği topluluk kurumlarından bazılarıdır.
Maastricht Antlaşması ile 1992 yılında kurulan Ombudsman, kötü yönetim ve yetersiz veya başarısız yönetim, ayrımcılık, yetkinin kötüye kullanılması gibi konularda gelen şikayetleri inceler. AB üyesi devletlerin vatandaşları veya üye ülkelerde ikamet eden şahıslar, Ombudsman’a şikayette bulunabilir. Ombudsman’a iletilen şikayetlerin çoğunluğu idari gecikmeler, şeffaflık eksikliği ya da bilgi erişimin reddedilmesi gibi konularla ilgilidir. Avrupa kurumlarıyla görevlileri arasındaki ilişkiler, personelin işe alımı ve rekabetin işleyişi gibi konular da Ombudsman önüne gelmektedir. Ombudsman, mahkemelere intikal etmiş şikayetlere bakmaz. AB Adalet Divanı ve Asliye Mahkemesi yetkisi dışındadır. Ulusal, bölgesel ya da yerel yönetimlerle ilgili şikayetlerin konusu AB ile ilgili olsa da inceleyemez. İşyerleri ya da özel kişilerle ilgili şikayetler de görev alanı dışındadır.
Ombudsman, şikayet edilen kurumu arar, bilgi ister ve şikayetin giderilmesi için 3 aylık süre verir. Şikayet edilen kurum Ombudsman’a bilgi vermekle sorumludur. Ayrıca Parlamento’ya ve şikayetçiye rapor sunar. Ombudsman, Avrupa Parlamentosu tarafından 5 yıllık süre için seçilir ve yardımcı sekretaryası bulunur. Merkezi Strasburg’daki Avrupa Parlamentosu binasındadır. Ombudsman tamamen bağımsız ve tarafsız çalışır, hiçbir ülke veya kurumdan tavsiye veya bilgi almaz.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nin verilerinden derlenmiştir.
www.abgs.gov.tr
|