|
Rusya’da alım gücü artan nüfus, tüm ticari ilişkilere yön veriyor. Tüketim talebi özellikle elektronik, beyaz eşya ve diğer dayanıklı mallar ile hizmet ve turizm sektörlerinde yoğunlaşıyor.
148 milyonluk nüfusu ile dünyanın en önemli pazarları arasında yer alan Rusya Federasyonu artan tüketim talebiyle de geniş bir ürün yelpazesine pazar oluşturuyor. Piyasa ekonomisine geçişin zorlukları halen sürüyor olsa da önemli bir gelişme kaydedilmiş durumda.
Rusya’da bir dönem bavul ticareti yoğun olsa da bugün kısa vadeli ticaretin yerini yatırımların ve turizmin aldığı gözleniyor. Şubat 2004 itibariyle bu ülkeden ithalatımız 1.6 milyar dolar seviyesindeyken, ihracatımız 320 milyon dolar düzeyinde. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler, son yıllarda Türkiye'nin doğalgaz bağımlılığı yüzünden Rusya lehine dönse de başta müteahhitlerimiz olmak üzere, pek çok büyük Türk firması bu ülkedeki yatırımlarıyla dikkat çekiyor.
Mevcut istikrarını sürdürdüğü takdirde, ekonomik anlamda ciddi krizler yaşaması beklenmeyen Rusya’da, alım gücü artan nüfus tüm ticari ilişkilere yön veriyor. Tüketim talebi; özellikle elektronik, beyaz eşya ve diğer dayanıklı mallar ile hizmet ve turizm sektörlerinde yoğunlaşıyor.
Neler Yapılabilir? Başta coğrafi yakınlığımız düşünülürse iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi mümkün. Moskova bölgesiyle sınırlı kalmayarak, zengin doğal kaynakları ve sanayi potansiyeli bulunan Tataristan, Dağıstan gibi otonom cumhuriyetler de düşünülebilir. Rus pazarına, bölgede kurulacak depo-antrepo-mağaza gibi dağıtım kanallarıyla da doğrudan tüketiciye hitap edecek şekilde girilebilir.
Türk müteahhitlerinin büyük işler yaptığı bu ülkede KOBİ’ler, özellikle Avrupa ülkelerine yok denecek kadar az satılan hububat, un, nişasta ve süt müstahzarları, ayakkabı, sabun, şeker ve şeker mamulleri, kağıt ve karton, meşrubat ve alkollü içkiler bu pazarda rahatlıkla yer bulabilir.
Çok sayıda ülkeden ithal ürün gelmesine karşın giyim konusunda da ucuz ve kaliteli ürünleri ile Türk mallarının şansı yüksek. Eğitim-sağlık, turizm gibi hizmet sektörleri de bu pazarda yer bulabilir. Evlerin alan olarak büyümesi mobilyaya olan ihtiyacı artırıyor, bu ihtiyaca yönelik çalışmalar da yapılabilir.
Ayrıca son yıllarda artan bir hizmet talebi olarak, ülkenin geneline yaygın olarak hizmet verebilecek, otelcilik, fast food zincirleri, süpermarketler, benzin istasyonu, otomobil bakım ve onarım servisleri gibi konularda da ortak yatırımlar mümkün.
Nelere Dikkat Edilmeli Rusya Federasyonu’nda ticari bağlantıların yapılmasında kişisel görüş ve intibalar önemli yer tutuyor. Bunun nedeni, ticari faaliyette bulunan şirketlerin mali durumu ve güvenilirliği konusunda bilgi sağlanmasına yönelik bir veri tabanının mevcut olmaması. Ticari kontratlarda anlaşmazlık çözüm yolu belirtilmeli. Mal bedelini garanti altına alacak ödeme sistemlerine ağırlık verilmeli.
Bireysel davranış dikkate alındığında, tüketim eğiliminin yüksek olduğu söylenebilir. Tanıtım ve reklam tüketici tercihlerini etkiliyor. Promosyon, satışlar üzerinde etkili oluyor. Rus tüketicisi fiyat ve kalite unsurunu dikkate alıyor.
Ticari ve mali mevzuatın şeffaf olmaması nedeniyle problemlerle karşılaşılacağı dikkate alınarak, gerekli konularda danışmanlık hizmeti alınmalı. İki ülke arasındaki para transferleri konusunda Moskova’da faaliyet gösteren Finansbank’tan bilgi alabilirsiniz.
Coğrafi olarak oldukça geniş bir ülke olan Rusya Federasyonu’nda ağır kış şartlarının uzun bir süre hüküm sürdüğü düşünüldüğünde, mal dağıtım ağının önemi ortaya çıkıyor. Perakende satış yapılmakla birlikte ürün dağıtım ve satışlarında pazarlar önemli yer tutuyor.
Kolay olmayan bir başka unsur da Türkiye ve Rusya’nın çok farklı sistem ve prosedürlere sahip olmaları. Türkiye’den Rusya’ya giden ihracatçılar, Rus kanunlarına, vergi ve gümrükleme sistemine, bankacılık düzenlemelerine ayak uydurmakta zorlanıyor. Yatırımcılar ve girişimciler sadece markalarını oluşturmakla değil, mali yapıyla da ilgilenmek zorunda.
Genelde Türk firmaları sorunları minimuma çekebilmek için Rus ortaklarla işbirliği yapıyor ama uyum sorunları yaşanabiliyor. Danışmanlık şirketleri bu açıdan işinizi kolaylaştırabilir.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 3. sayı
|