İhracatta bir ülkeyi tanıyıp ona göre pazarlama yapılması stratejisi çerçevesinde, İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME), Çin ile ilgili ülke raporu hazırladı. Raporda, Çin ile ticaretteki mevcut dengesizliğin altı çizilirken, Çin'e ürün satabilmek için Çin'deki fuarlara katılmanın şart olduğu da belirtildi.
Çin pazarında kalıcı bir yer elde edebilmek için üzerinde durulması gereken hususlara yer verilen raporda, Çin'de Türkiye'nin yeterli ölçüde tanıtımının yapılmadığı vurgulandı. Çin'in kıyı bölgelerinde yaşayan, seyahat edebilme hakkını kazanmış ve yüksek gelir düzeyinde yaklaşık 190 milyon Çinlinin bulunduğu kaydedilen raporda, bu durumun ekonomik ilişkileri uzun vadede etkileyeceğini, kısa vadede de Türkiye turizmine olumlu katkıda bulunacağı ifade edildi.
Çin ile üçüncü ülkelerde müteahhitlik alanında çalışmak üzere işbirliğine gidilebileceğinin kaydedildiği raporda, Türkiye'nin daha iyi tanıtılması ile birlikte bu pazarda, Türk ihraç ürünleri için imkanlar ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.
Çin'de devamlı bir temsilci bulundurmadan, bu ülke ile iş yapmanın çok zor olduğunun da kaydedildiği raporda, bu çerçevede Türk işadamları olarak topluca organize olabilmenin faydalı olacağı, özellikle sektörel dış ticaret şirketlerinin Çin pazarını ve İngilizceyi iyi bilen ''ticaret memuru'' tabir edilen Çinlileri istihdam edebileceği ifade edildi.
Çin'e ihracatta hedef sektörler olarak da tütün, şekerli ve çikolatalı mamuller, zeytinyağı, makarna, kuru üzüm, fındık ve narenciye sektörleri belirlendi. Raporda, söz konusu ürünlerde ihracat artışının sağlanabileceğine dikkat çekildi.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Zaman Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.zaman.com.tr
|