Çin'in 2010’da, yani beklenenden 5 yıl önce Japonya'yı yakalayacağını ifade eden ekonomistler, yine de Çin'in Japonya için tehditten çok, fırsat oluşturduğunu söylüyor. 2009’da ekonomisinde daralma yaşayan Japonya'nın ihracat rakamlarındaki olumlu verilerde en büyük pay Çin'e yapılan ihracata ait.
Japonya'nın büyük kamu borcu ve gitgide üretkenliğini kaybeden yaşlanan nüfusu karşısında, Çin hızla büyümeye ve Japonya'nın ihracat yaptığı piyasaları ele geçirmeye devam ediyor. Tokyo merkezli Araştırma Enstitüsü Dai-Ichi Life ekonomisti Hideo Kumano; “Önümüzdeki 10-20 içinde Japonya dünya ekonomileri sıralamasına ne kadar geriye düşecek hayal bile edemiyorum” diyor. Bundan kısa bir süre öncesine kadar herkes Japonya'dan “ekonomik mucize” olarak bahsederken, bugün Japonya yeni bir “İsviçre” olarak değerlendiriliyor: Yani, zengin ve rahat, fakat küresel açıdan çok fazla önem taşımayan, dünyanın büyük bir bölümünün tanımadığı bir ülke.
Japon Ekonomisi Daraldı, Çin Ekonomisi Büyüdü Japonya ekonomisi ihracat rakamlarındaki artışa rağmen, 2009’da yüzde 5 oranında daraldı. Bu daralma sonrasında Çin'in Japonya'yı geride bırakmış olabileceği tahmin ediliyordu. Fakat Japonya güçlü ihracat rakamları sayesinde konumunu korumaya devam etti. Japonya'nın ihracat rakamlarına yönelik kaydedilen olumlu verilerde en büyük pay ihracata, özellikle de Çin ile yapılan ihracata ait. Çin şu anda Japonya'nın en önemli pazarı konumunda.
Japonya'nın yaşadığı bir diğer önemli sorun da, Japon şirketlerinin dünya genelindeki rollerinin ve konumlarının da zayıflamış olması. 1988’de Nomura Securities tarafından yayınlanan listede piyasa değeri sıralamasındaki ilk 10 şirketten 8’i Japon şirketiydi. 2009’da ise bu listede Japon şirket yer almadı. Liste Çin ve ABD'li şirketler tarafından paylaşılırken, Toyota 22’nci sırada yer alabildi. İlk 100 şirket arasında ise yalnızca 5 Japon şirketi yer aldı. Çin, ticaret fazlası, yabancı döviz rezervleri, çelik üretimi gibi alanlarda da Japonya'yı geride bıraktı. Çin'in bu yıl içinde otomobil üretiminde de Japonya'yı geride bırakacağı ifade ediliyor.
Çin, Japonya İçin Hızla Büyüyen Bir Pazar Çin'de kişi başına düşen gelir Japonya'nın 10'da birinden daha az, fakat genel satın alma gücü bazında bakıldığında Çin 1992’de Japonya'yı geride bırakmayı başardı. ABD'yi ise 2020’den önce yakalaması bekleniyor. Japonya'nın durumu bir bakıma ekonomi temellerini de yansıtıyor: Bir ülke geliştikçe, büyüme yavaşlamaya başlıyor.
Bazı ekonomistlere göre Japonya'nın komşusundan korkmaması gerekiyor, çünkü Çin 2006’dan bu yana Japonya'nın en büyük ticaret ortağı. Japonya'nın ihracat rakamlarına yönelik kaydedilen olumlu verilerde en büyük pay ise Çin'e yapılan ihracata ait. Küresel otomotiv pazarı duraklama dönemi yaşarken, Toyota ve Nissan gibi Japon otomotiv devleri alım gücü yükselen Çin piyasasında yeni bir oyuna hazırlanıyor. Japonya Ekonomik Araştırma Merkezi Baş Ekonomisti Nobuo Iizuka; “Japonya son derece hızlı büyüyen bir pazarın komşusu. Bu bir tehdit değil, tam tersine büyük bir avantaj. Burada sorulması gereken soru Japonya'nın bu avantajı kullanıp kullanamayacağı” yorumunda bulunuyor.
Tokyo merkezli Nomura Sermaye Piyasaları Araştırma Enstitüsü uzmanlarından C.H. Kwan ise Çin ekonomisinin 2029’da ABD'yi de geride bırakacağını dile getiriyor. Kwan, “Eğer Çin para biriminin değerini her yıl yüzde 2 oranında artırırsa, bu tarihi 2026'ya çekebiliriz” diyor. Kwan'ın küresel ekonominin geleceğine yönelik şu yorumu ise oldukça ilginç: “Artık Çin'in çok fazla ayakkabı üretmesinden bahsetmiyoruz. Çin, herkesi geride bırakmak üzere.”
Kaynak: Dünya Gazetesi www.dunyagazetesi.com.tr
|