Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
09 Şubat 2012 Perşembe
FORUM
ÜYE SORGULAMA
EĞİTİM MERKEZİ
Sektörler
Bilgi Merkezi
Dış Pazarlar
Uzmana Danışın
Eğitim Merkezi
Araçlar
Ana sayfa
Dış Pazarlar
Çin
Hindistan Ve Çin Tehdit Mi, Fırsat Mı?
Avrupa Birliği
Amerika Birleşik Devletleri
Azerbaycan
Almanya
Bulgaristan
Birleşik Arap Emirlikleri
Cezayir
Çek Cumhuriyeti
Çin
Fransa
Fas
Gürcistan
Güney Afrika Cumhuriyeti
Hollanda
Hindistan
İngiltere
Irak
İtalya
İsviçre
İspanya
Kazakistan
Mısır
Romanya
Polonya
Rusya
Suriye
Tunus
Ukrayna
Ürdün
Yunanistan
En çok ihracat/ithalat yapılan 10 ülke
Mısır-Düzenlenen Önemli Fuarlar
Mısır Hakkında Bilgi Alınabilecek Yararlı Adresler
Mısır Ekonomisi ve Dış Ticareti
Mısır-Türkiye Dış Ticareti
Mısır Ülke Profili-Temel Sosyal ve Ekonomik Göstergeler
Mısır Ülke Hakkında Genel Bilgiler
Tarım ve Gıda Ürünleri İhraç Potansiyelimiz
Mısır Arap Cumhuriye’tinde Şirket Türleri ve Şirket Kuruluşu
İş Kanunu Vergiler ve Telif Hakları
Hindistan Ve Çin Tehdit Mi, Fırsat Mı?
Clayton CHIRISTENSEN
Startegy Innovation Dergisi Köşe Yazarı
Her iki ülkeyi de potansiyel tehditler olarak görmek doğaldır. Batılı birçok yönetici Çin’i ve Hindistan’ı "yeteri kadar iyi" nihai ürünleri ve hizmetleri çok düşük fiyatla sağlayan tehlikeli tedarikçiler olarak görmektedir. Şimdi köklü şirketlerin rahatsız edici inovasyonlara genel olarak nasıl tepki verdiklerini hatırlayalım. Koruması gereken bit pazara sahip olan bir şirket, bir kez ufukta bir rahatsızlık gördüğünde, bu yeniliği ana sektörüne yönelik uzun vadeli bir tehdit olarak algılar ve böylece bu alana dönük yenilikçi performansını rekabetçi bir tarzda yeniden düzenlemeye odaklanır. Böyle yapmak için genellikle şirket, kendini korumak amacıyla inovasyonlarını ana pazarına tıkıştırma girişiminde bulunur ve böylece rüzgar kaymaya başladığında hala etrafta olmayı garantilemeye çalışır.
Kodak 1990’ların başında dijital teknolojiye 2 milyar Dolar’ın üzerinde bir yatırım yaparak, telaş içinde 10.000 dijital kiosku perakende noktalarına yerleştirdiğinde yaptığı şey tam da buydu. Kodak’ın stratejisi dijital görüntüleme işini, ana işi olan gümüş halojenür temelli fotoğraf sektörüyle uyumlu hale getirmekti. Bu inanılmaz zor bir teknolojik meydan okumaydı, çünkü dijital görüntüleme geleneksel filmle kıyaslandığında çok ci4di performans sınırlamalarına sahipti.
Meydan okumayı bir tehdit olarak gören, Rochester’da kurulu bu devin kaçırdığı şey, birçok kullanıcının dijital baskı ürünlerinin geleneksel fotoğraflarla kıyaslandığında daha az net ve daha düşük çözünürlükte olmasını umursamadığı ve böylece de yüksek kaliteli dijital görüntüler için söz konusu kioskulara ihtiyaç duymadığıydı. Dijital görüntülemenin tutunma nedeni, daha ziyade, görüntüleri ön izleme ve paylaşmaya yetecek kalitede edinmek için nispeten kolay bir yol sunmasıydı.
Dijital fotoğrafın olağan dışı bir büyüme fırsatı sunduğunu fark ettiğinde Kodak, bunu geliştirmek yerine ana işini savunmak için milyarlar harcadı. Durumu tehdit olarak algılamak Kodak’ın gözlerini, yeni uygulamalardan kazanılacak yeni müşterilerle büyüme fırsatları karşısında kör etti.
Nasıl Fırsata Dönüşebilir?
Çin’i ve Hindistan’ı tehdit olarak gören şirketlerin aynı şekilde, yeni büyüme sağlamak için yeni fırsatları görme konusunda körleşeceğinden endişeliyiz. Peki şirketler bu pazarları nasıl fırsat olarak görebilir? Hindistan ve Çin’deki henüz tüketici olmayan yüz milyonlarca insana ulaşmak için inovasyonlar geliştirerek; Malezya ve Endonezya gibi diğer bölgesel pazarlardan söz etmiyoruz bile.
Bu tüketici olmayan kesime ulaşmak için şirketlerin izleyebileceği iki strateji var. Birincisi, yerel firmaların nispeten düşük fiyatlarla bulunduğu yerel pazarlarda amaca yeterli ürünler üretebilmek için gerekli sağlam ve hatasız altyapıyı oluşturmaktır. Örneğin Unilever ve Procter&Gamble gibi nihai kullanıcı ürünleri üreten büyük çokuluslu şirketlere basit girdiler sağlamak yerine, bir tedarikçi, bu devlerle rekabet halindeki yerel üreticilerin "yeterince iyi" ürünler üretebilmesine olanak sağlayacak, onlara ara mallar sunan, sağlam temellere sahip bir yapı oluşturulabilir. Yeni açmakta olan binlerce çiçeğe gübre olmak cazip bir manzara sunmaktadır.
İkinci seçenek ise ürün ve hizmetleri şirketin kendisinin üretmesidir. Örneğin büyük bir Batılı şirket, esas olarak bir kazan, bir motor ve bir de açma-kapama düğmesinden ibaret olan ucuz bir çamaşır yıkama makinesi geliştirdi. Bu girişimin hedefi, hayatlarında hiç çamaşır makinesi sahibi olmamış, Endonezyalı tüketmeyen kesimlerdi.
Şirketler, tüketmeyen yerel kesimlerin, edinmek isteyip edinemediği şeyleri basit ve edinilebilir hale getirme yolları geliştirerek, Çin ve Hindistan’ı fırsat haline getirebilir. Bu önemsiz bir iş değildir. Batı ekonomilerindeki mevcut tüketiciler bu çözümleri kolaycı bulup hakir görecektir. Ancak Çin ve Hindistan’da başarıyı yöneten iş modelleri, Batı’nın ana pazarlarında başarılı olmuş iş modellerinden çok farklı olacaktır.
Elbette bazı iş kayıpları olacaktır. Ancak şirketler ürün geliştirme ve pazarlama yeteneklerini, pazarı rahatsız eden büyümeyi güdüleyen ürünlere ustaca yönlendirirse, ABD’de yeni işler yaratabileceklerdir.
Bizim düşüncemize göre Hindistan ve Çin’i tehdit olarak algılamak, hedefi ıskalamaktır. Hindistan ve Çin’in sahip oldukları en büyük varlık, muhtemelen, yapılmasını istedikleri şeylerin nispeten basit yollarını mutlulukla karşılayacak yüz milyonlarca tüketici olmayan insandır. Her iki ülke de açılıp geliştikçe, eğer her bir ülkenin pazarına doğru gözlükle bakılırsa, eşi bulunmaz fırsatlar sunmaktadır.
Kaynak: Capital Dergisi’nin “Strategy and Innovation” ekinden alınmıştır.
Bu yazı 3789 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yazı hakkında yorum yap
Arkadaşıma gönder
Sayfayı yazdır
Arşivime gönder
Paylaş
Google
Twitter
FriendFeed
Facebook
Çin Seddi Yıkıldı, Baraj Taştı
Çin Seddi Yıkıldı, Baraj Taştı
Tuvalet Kağıdı Deyip Geçmeyin!
Çin'de Yapılacak İş Çok
Çin'e 'Tavuk Ayağı' Satıyoruz
İyi De, Çin Kotasına İsyan Eden De Üreticiler!
Türk-Çin Rekabeti Ortaklığa Dönüştürülebilir
Çin'de İş Etiketi
Kültürel Çatışma
Üyelik Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi unuttum
Beni Hatırla
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Sektör seçiniz...
Ambalaj
Araştırma / Geliştirme
Bankacılık
Basın Yayın
Beyaz-Kahverengi Eşya
Bilgisayar - Yazılım
Büro Malzemeleri
Cam Ürünler
Dayanıklı Tüketim
Demir Çelik
Demir Dışı Sanayi
Deri / Ayakkabı
Dış Ticaret
Eczacılık / İlaç
Eğitim / Danışmanlık
Elektrik
Elektromekanik
Elektronik
Endüstri ürünleri
Enerji
Finans
Gıda-İçki-Tütün
Haberleşme
Halkla İlişkiler
Hediyelik Eşya
Hırdavat / Nalburiye
Holding
İnşaat Malzemeleri
İnşaat - Elektrik Taahhüt
İnternet Servisleri
Kağıt
Kimyevi Maddeler
Kültür - Eğlence - Spor - Dernek
Maden
Makina ve Metal Eþya
Metal İşleme / Kuyumculuk
Orman Ürünleri/Mobilya
Otomotiv
Perakende Ticaret
Petrol ve Petrol Ürünleri
Plastik / Lastik / Kauçuk
Reklam / Promosyon
Sağlık
Sigorta
Tarım - Hayvancılık
Taşımacılık / Dağıtım
Teknoloji / Medya / İletişim
Tekstil - Dokuma - Konfeksiyon
Telekomünikasyon
Toptan Ticaret
Turizm
Yazılım
Diğer
Dış Ticaret Danışmanı
A.Kerim KALINAĞAÇ
İthalat, İhracat, Mevzuat ve Gümrükleme ile ilgili sorularınızı cevaplıyor
“Çin’de Yeni Nesil Batılı Çalışma Tarzına Daha Yakın”
Hakan KARADOĞAN
"Çin’de Mozaik Üretip Amerika’ya Satıyoruz"
Erdoğan AKBULAK
Çin, Japon Ekonomisi İçin Fırsat
Didem ERYAR ÜNLÜ
Çin’in Farkı Neydi?
Didem ERYAR ÜNLÜ
Türkiye’de Umduğunu Bulamadı, Çin’e Giderek Ticarete Atıldı
ÖSS’de ilk 100 arasına girerek Bilkent ...
Çin’deki Doğru Fırsatı Gördü ve Kazandı
Çin Hükümeti, "daha az ayrıcalıklı bölgelerdeki ...
Çin Türkiye İçin Bir Çıkış Yolu Olabilir Mi?
Batıda ekonomi daralıyor. Azalan iş hacimleri, küçülme, ...
15 Eylül 2008
Çin Halk Cumhuriyetin’deki Firmalarla Yapılacak Dış Ticaret İşlemlerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
A.Kerim KALINAĞAÇ
Uzak Doğu’da Bir İş Toplantısı
İbrahim GÖKNAR
Bizi Tanıyın
Çözüm Ortakları
Güvenlik ve Gizlilik
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam
Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap
Bize Ulaşın
Site Haritası
KobiFinans, bir
Finansbank Kobi Bankacılığı
hizmeti olup her hakkı
Finansbank A.Ş.
'ye aittir. © 2010