Tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz, Türkiye’yle ABD arasında dış ticaret açısından, yeni bir dönem başlatacağa benziyor. Çünkü ABD'de tüketimin daralması nedeniyle Uzakdoğulu şirketler, bu pazarda büyük bir pazar kaybına uğradı. Bu durumun, Türk ihracatçılarına önemli bir fırsat yarattığı belirtiliyor.
Türkiye’nin ABD'ye ihracatı, bugüne kadar bir türlü istenen düzeye ulaşamadı. İki ülke arasındaki dış ticaretin yıllık hacmi 15 milyar dolar olsa da, bunda ihracatın payı 5 milyar doların altında. Hatta ihracatın lokomotifi hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe bile, ABD’nin koyduğu kotalar yüzünden bir türlü ilerleme kaydedilemiyor. Türkiye’nin bir diğer ihraç ürünü demir-çelikte ise, Türk ihracatçıları bu güne kadar, sık sık anti damping vergileriyle karşılaştı. Ancak son aylarda yaşanan gelişmeler, bu tablonun değişeceği yönünde.
Yassı Çelik İhracatı Katlandı İstanbul Demir Çelik ihracatçıları Birliği ve Türk Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Koçtürk'ün verdiği rakamlara göre, 2009 Şubat ayında ABD’ye ihraç edilen sıcak sac miktarı, 2008'in aynı dönemine göre, neredeyse ikiye katlanarak 47.000 tona ulaşmış. Koçtürk, bu artışın, ABD ekonomisinin durgunluk içinde olduğu bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Havlu ve Bornoz Atağı ABD’ye en fazla ihracat yapma potansiyeli taşıyan sektörlerden biri de tekstil ve konfeksiyon. Özellikle havlu, bornoz, çarşaf, nevresim ve yatak örtüsünde, Türkiye önemli bir ihracatçı. Bu sektörde Türkiye’nin en büyük üretim merkezi ise Denizli. Denizli Tekstil ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Raşit Güntaş, ABD pazarını 2001 krizinde büyük ölçüde kaybettiklerini, ancak bugünkü ortamda, pazarı yeniden kazanma imkanı doğduğunu vurguluyor.
“Eyaletlere Yönelmek Lazım” Amerika piyasasındaki gelişmeleri yakından izleyen bir başka isim de, Türk Amerikan İşadamları Derneği Genel Başkanı Uğur Terzioğlu… Terzioğlu’na göre, ABD’de Türk ihracatçıları için, hiçbir zaman olmadığı kadar büyük fırsatlar var. Çünkü kriz nedeniyle Amerikalılar daha az, ancak daha kaliteli ürün satın almaya başladı. Bu yüzden ABD’li ithalatçı şirketler, siparişlerde adetleri azaltıyor. ABD’li şirketlerin uyguladıkları bu satın alma stratejisi ise Türkiye’nin işine yarıyor. Çünkü Türkiye’nin en büyük avantajı, az miktarda ama kaliteli üretim ve hızlı teslimat. Terzioğlu; Türk ihracatçılarının kendilerini buna göre yeniden yapılandırmaları gerektiğini düşünüyor: "Çinli şirketler, ABD’de pazar kaybetmeye başladı. Özellikle tekstil, gıda ve doğal taş sektörlerinde, Türk şirketlerin pazara girme şansları büyük. Ancak fiyat indirmemiz ve üretim adetlerini artırmamız şart. Pazara eyalet bazında odaklanmak gerekiyor. İlgili eyalette pazarı olan ürün grubunu tespit edip, o ürünle girmek gerekiyor. Yoksa farklı iş kollarında faaliyet gösteren birçok şirketi bir araya getirip, bir haftada 3-4 eyalete giderek ihracatı artırmamız zor.”
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Para Dergisi’nden derlenmiştir.
www.paradergi.com.tr
|