|
Amerikalılar zıtlıkları ve terslikleri fikirlerin değişmesine yarayan ve çözümün bir parçası ve bir fırsatı olarak algılar. Sorunla ilgili mümkün olabilecek sonuçları ortaya çıkarabilmek için doğrudan bir yaklaşım sağlayan Amerikalıların, diğer özellikleri şöyle sıralanabilir:
* Amerikalılar görüşmeye gidecek kişileri görüşme konusunda uzman olan veya daha önce bu konuda tecrübesi veya bilgisi olan kişilerin arasından seçerler. Eğer görüşme konusu teknik bir konu ise, seçilen kişilerin ayrıca konusu ile uzman olması ve iletişim sağlayacak bir yapıda olması da önemlidir. Seçim için fertler arasında, kadın ve erkek arasında, yaş ve sosyal sınıf farklılıkları dikkate alınmaz.
* Genel kural olarak Amerikalılar ferdi istekleri ve başarıları destekler.
* Açık ve arkadaşça davranırlar. İş ahlakları, resmi olmayan bir tavır içerisinde yürütülür. Protokolle ilgili olarak bir endişeleri bulunmaz. İş ilişkilerinde oldukça rahat bir tavır sergilediklerinden, katı ve kapalı davranış biçimlerini desteklemezler.
* Amerikalılar, görüşme esnasında konunun en önemli ve mantıklı kısımlarına odaklanır.
* Mantıklı ve analitik argümanlarla detaylı gerçekler karşı tarafı ikna etmek amacı ile kullanılır.
* Görüşmelerde genellikle görüşülen konunun doğru olduğunu kabul ederler ve görüşmenin arzu edilen bir sonuç ile bitirilmesini düşünürler. Ancak geçmişte karşı tarafla güvensiz bir durum yaşanmışsa, güven konusunu saklı tutarlar.
* Amerikalıların risk almayı seven bir yapıları vardır. Karar verme süreci otoritenin ve merkezi karar verme sisteminin dışındadır. Kendilerine verilen limitler çerçevesinde ve daha önceki tecrübeleri ile ilişkili olarak yetkilerini kullanırlar. Organizasyonda son kararların büyük bir çoğunluğu kıdemli yöneticiler tarafından alınır.
* Amerikan kültüründe yasaların çok büyük önemi olduğu için, detaylı bir sözleşmeye ihtiyaç duyulur. Bir el sıkışma ile görüşmeler sonlandırılabilir, ancak her iki tarafı da temsil eden avukatlar anlaşmanın yasal konularını tam olarak belirleyeceklerdir.
* ABD'deki yöneticilerin büyük bir çoğunluğu, her türlü görüşmeyi kendilerinin yürütebileceklerini düşünür.
* Görüşme esnasında karşı tarafın ‘Merkezimize danışayım’ cümlesinden hoşlanmazlar. Bu cümleden, bu konuda karar verici pozisyonunda olunmadığı anlamı çıkarılır.
* Konunun etrafında dolaşmaktan hoşlanmazlar ve doğrudan konuya girerler.
* Tartışma masasında düzgün bir bilgi akışının olması arzu edilir.
* Görüşmeler esnasında, sessiz durulmasından hoşlanılmaz.
* Amerikalılar kompleks görüşme işini safhalara bölerek yürütür. Konuları ayırır ve belli bir zaman dilimi içerisinde tek bir konuyu işlerler.
* Amerikalılar bir anlaşma yaptıklarında veya söz verildiğinde, anlaşmaya her koşulda sadık kalınmasını arzu eder.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi’nin verilerinden derlenmiştir.
www.igeme.gov.tr
|