Teoriye göre, Çin iç tüketime dayalı büyüme modelini uygulamaya koyarken, Amerika ihracata dayalı büyüme modeline geçecek. Yani, bugünün tam tersi olacak. Çin ve Amerika rolleri değiştirecek.
İki ülkenin dünya ekonomisindeki göreli rollerini tartışırken, iç dinamikleri gözden uzak tutamayız. Örneğin, Amerika bir serbest piyasa ekonomisiyken, Çin komünist bir ekonomi. Amerika’da ekonomik eğilimler piyasadan gelen sinyallere göre şekillenirken, Çin’de ekonomik dengeler merkezi kararlarla oluşturulmaya çalışılıyor.
Çin’de Tüketim Potansiyeli Çin, hızla yaşlanan, ama şimdilik genç bir nüfusa sahip. Nüfusun yüzde 72’si 15-65 yaş (çalışabilir nüfus) arasında. Yüzde 8’i ise 65 yaşın üzerinde. Nüfusun yılda yüzde 0,6 artması, demografik yapıyı hızla değiştiriyor. Çalışan 810 milyon kişinin yüzde 43’ü tarımdan, yüzde 25’i sanayiden ve yüzde 32’si hizmetler sektöründe faaliyet gösteriyor. Üretimin ise yüzde 11’i tarımda, yüzde 49’u sanayide, yüzde 40’ı hizmetler sektöründe gerçekleşiyor.
Son verilere göre, en düşük yüzde 10 gelir dilimi toplam milli gelirin yüzde 1,6’sını, en yüksek yüzde 10 gelir dilimi toplam gelirin yüzde 35’ine sahip. Yaklaşık 60 milyon insan yılda 125 doların altında yaşıyor.
Amerika’da da Nüfus Yaşlanıyor Nüfusun yüzde 67’si 15-65 yaş grubunda. 65 üstü yaştakiler nüfusun yüzde 12’sini geçiyor. Yıllık nüfus artışı ise yüzde 1’in altında. Çin’den farklı olarak Amerika göç alıyor. İşgücünün yüzde 0,6’sı tarımdan, yüzde 23’ü sanayiden, yüzde 76’sı hizmetler sektöründen gelir sağlıyor. Üretimin yüzde 1,2’si tarımda, 19,6’sı sanayide, yüzde 79,2’si hizmetler sektöründe gerçekleşiyor.
Çin’de Tüketim Potansiyeli Yüksek Emeklilik fonlarının oluşturulması ve sağlık sigortasının başlatılması gibi girişimler, yaşlanan nüfusun tasarruf eğilimlerini azaltma yönünde önemli adımlar. Ama kişi başına gelirin düşük olduğu bir ortamda, gelir dağılımının da bozuk olması tüketimini artırabilecek nüfusu oldukça kısıtlıyor.
Amerika ise 60 yıldır tüketime alışmış bir toplum. Kendi ülkesinde üretim yapıyor. Sabit sermaye ihracı yoluyla başka ülkelerde de kendisi, kendisi için üretim yapıyor. Çin’in toplam ihracatı içinde yabancı sermaye ortaklı şirketlerin payı yüzde 90’ın üzerinde. Çin, başkasının sermayesi ile üretip ihracat yapıyor. Çünkü işgücü maliyeti çok düşük.
Sistem Farkı Rollerin değişmesi ekonomik sinyallerin değişmesini gerektiriyor. Amerikan sermayesinin Çin’de, Çin’in tüketim yapması için kalması söz konusu olacak. Aksi takdirde Amerikan sermayesi Çin’i terk edecek. Amerika’da ücretlerin göreli olarak düşmesi, Çin’de artması gündeme gelecek. Bütün bunlar olmayacak gelişmeler değil. Ama, 15-20 yıl içinde bu yönde bir gelişmeyi beklemek biraz hayal gibi duruyor.
Amerika şimdi daha fazla tasarruf yapıyor. Çünkü krizin ortasında, servetlerinin neredeyse yarısını kaybetmiş bir toplum doğal olarak tüketimini erteliyor. Parası olmadığından değil, önünü göremediğinden tüketimini kısıyor. Konjonktür değiştiğinde, Amerika’da tüketim yine artacaktır.
Çin’de merkezi idare “tüketilecek” deyip iç tüketimi artırabilir. Ama, Amerika’nın ihracata dayalı büyüme modeline geçebilmesi için bugün gözlenen fiyatların (kur, ücret, faiz ve mal fiyatları) alt-üst olması lazım. Bu da, sinyallerin radikal bir biçimde değişmesini gerektiriyor.
Kaynak: HaberTürk Gazetesi
www.haberturk.com
|