KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   03 Aralık 2008, Çarşamba
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
AB
ABD
Almanya
Azerbaycan
Bulgaristan
Birleşik Arap Emir.
Cezayir
Çin
Çek Cumhuriyeti
Fransa
Fas
Güney Afrika Cum.
Gürcistan
Hollanda
Hindistan
İngiltere
Irak
İtalya
İsviçre
İspanya
Kazakistan
Mısır
Polonya
Romanya
Rusya
Tunus
Suriye
Ukrayna
Ürdün
Yunanistan

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Hindistan Ve Çin Tehdit Mi, Fırsat Mı?
Clayton CHIRISTENSEN
Startegy Innovation Dergisi Köşe Yazarı
Her iki ülkeyi de potansiyel tehditler olarak görmek doğaldır. Batılı birçok yönetici Çin’i ve Hindistan’ı "yeteri kadar iyi" nihai ürünleri ve hizmetleri çok düşük fiyatla sağlayan tehlikeli tedarikçiler olarak görmektedir. Şimdi köklü şirketlerin rahatsız edici inovasyonlara genel olarak nasıl tepki verdiklerini hatırlayalım. Koruması gereken bit pazara sahip olan bir şirket, bir kez ufukta bir rahatsızlık gördüğünde, bu yeniliği ana sektörüne yönelik uzun vadeli bir tehdit olarak algılar ve böylece bu alana dönük yenilikçi performansını rekabetçi bir tarzda yeniden düzenlemeye odaklanır. Böyle yapmak için genellikle şirket, kendini korumak amacıyla inovasyonlarını ana pazarına tıkıştırma girişiminde bulunur ve böylece rüzgar kaymaya başladığında hala etrafta olmayı garantilemeye çalışır.

Kodak 1990’ların başında dijital teknolojiye 2 milyar Dolar’ın üzerinde bir yatırım yaparak, telaş içinde 10.000 dijital kiosku perakende noktalarına yerleştirdiğinde yaptığı şey tam da buydu. Kodak’ın stratejisi dijital görüntüleme işini, ana işi olan gümüş halojenür temelli fotoğraf sektörüyle uyumlu hale getirmekti. Bu inanılmaz zor bir teknolojik meydan okumaydı, çünkü dijital görüntüleme geleneksel filmle kıyaslandığında çok ci4di performans sınırlamalarına sahipti.

Meydan okumayı bir tehdit olarak gören, Rochester’da kurulu bu devin kaçırdığı şey, birçok kullanıcının dijital baskı ürünlerinin geleneksel fotoğraflarla kıyaslandığında daha az net ve daha düşük çözünürlükte olmasını umursamadığı ve böylece de yüksek kaliteli dijital görüntüler için söz konusu kioskulara ihtiyaç duymadığıydı. Dijital görüntülemenin tutunma nedeni, daha ziyade, görüntüleri ön izleme ve paylaşmaya yetecek kalitede edinmek için nispeten kolay bir yol sunmasıydı.

Dijital fotoğrafın olağan dışı bir büyüme fırsatı sunduğunu fark ettiğinde Kodak, bunu geliştirmek yerine ana işini savunmak için milyarlar harcadı. Durumu tehdit olarak algılamak Kodak’ın gözlerini, yeni uygulamalardan kazanılacak yeni müşterilerle büyüme fırsatları karşısında kör etti.

Nasıl Fırsata Dönüşebilir?
Çin’i ve Hindistan’ı tehdit olarak gören şirketlerin aynı şekilde, yeni büyüme sağlamak için yeni fırsatları görme konusunda körleşeceğinden endişeliyiz. Peki şirketler bu pazarları nasıl fırsat olarak görebilir? Hindistan ve Çin’deki henüz tüketici olmayan yüz milyonlarca insana ulaşmak için inovasyonlar geliştirerek; Malezya ve Endonezya gibi diğer bölgesel pazarlardan söz etmiyoruz bile.

Bu tüketici olmayan kesime ulaşmak için şirketlerin izleyebileceği iki strateji var. Birincisi, yerel firmaların nispeten düşük fiyatlarla bulunduğu yerel pazarlarda amaca yeterli ürünler üretebilmek için gerekli sağlam ve hatasız altyapıyı oluşturmaktır. Örneğin Unilever ve Procter&Gamble gibi nihai kullanıcı ürünleri üreten büyük çokuluslu şirketlere basit girdiler sağlamak yerine, bir tedarikçi, bu devlerle rekabet halindeki yerel üreticilerin "yeterince iyi" ürünler üretebilmesine olanak sağlayacak, onlara ara mallar sunan, sağlam temellere sahip bir yapı oluşturulabilir. Yeni açmakta olan binlerce çiçeğe gübre olmak cazip bir manzara sunmaktadır.

İkinci seçenek ise ürün ve hizmetleri şirketin kendisinin üretmesidir. Örneğin büyük bir Batılı şirket, esas olarak bir kazan, bir motor ve bir de açma-kapama düğmesinden ibaret olan ucuz bir çamaşır yıkama makinesi geliştirdi. Bu girişimin hedefi, hayatlarında hiç çamaşır makinesi sahibi olmamış, Endonezyalı tüketmeyen kesimlerdi.

Şirketler, tüketmeyen yerel kesimlerin, edinmek isteyip edinemediği şeyleri basit ve edinilebilir hale getirme yolları geliştirerek, Çin ve Hindistan’ı fırsat haline getirebilir. Bu önemsiz bir iş değildir. Batı ekonomilerindeki mevcut tüketiciler bu çözümleri kolaycı bulup hakir görecektir. Ancak Çin ve Hindistan’da başarıyı yöneten iş modelleri, Batı’nın ana pazarlarında başarılı olmuş iş modellerinden çok farklı olacaktır.

Elbette bazı iş kayıpları olacaktır. Ancak şirketler ürün geliştirme ve pazarlama yeteneklerini, pazarı rahatsız eden büyümeyi güdüleyen ürünlere ustaca yönlendirirse, ABD’de yeni işler yaratabileceklerdir.

Bizim düşüncemize göre Hindistan ve Çin’i tehdit olarak algılamak, hedefi ıskalamaktır. Hindistan ve Çin’in sahip oldukları en büyük varlık, muhtemelen, yapılmasını istedikleri şeylerin nispeten basit yollarını mutlulukla karşılayacak yüz milyonlarca tüketici olmayan insandır. Her iki ülke de açılıp geliştikçe, eğer her bir ülkenin pazarına doğru gözlükle bakılırsa, eşi bulunmaz fırsatlar sunmaktadır.

Kaynak: Capital Dergisi’nin “Strategy and Innovation” ekinden alınmıştır.
 
 
Bu yazı 1207 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

 
  Üyelik Girişi
Haberler
Egeli KOBİ’lere Hindistan’da İş Kapısı Aralandı

25/06/2008

Hindistan Nasıl Büyüdü?

06/12/2007

Röportaj
CV’sine Bangalore’u Sıkıştırmayı Becerebilmiş Biri Nereye Giderse Gitsin İşsiz Kalmaz
Nil ŞENGEL CORBAZ

Başarı Öyküleri
Hintli Girişimciden 100 Dolar’a PC
Hindistan’ın Chennai şehrinde faaliyet gö...

Hindistan’a İhracat Yapıyorlar
Hindistan dekoratif ve hediyelik eşya pazarında...

Analiz-Araştırma
Çin ve Hindistan İlişkilerinin Derinliğini Anlamak
Çin ve Hindistan arasındaki gerginlikler gerçektir ancak ­bunlar sonuçta ...

15/01/2008

Zeytinyağı Ve Makarna Pazarlarına Dikkat
Hindistan pazarına satılabilecek ürünlerden biri de zeytinyağı Fakat şimdiden...

28/09/2006

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik