KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   03 Aralık 2008, Çarşamba
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
AB
ABD
Almanya
Azerbaycan
Bulgaristan
Birleşik Arap Emir.
Cezayir
Çin
Çek Cumhuriyeti
Fransa
Fas
Güney Afrika Cum.
Gürcistan
Hollanda
Hindistan
İngiltere
Irak
İtalya
İsviçre
İspanya
Kazakistan
Mısır
Polonya
Romanya
Rusya
Tunus
Suriye
Ukrayna
Ürdün
Yunanistan

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

CV’sine Bangalore’u Sıkıştırmayı Becerebilmiş Biri Nereye Giderse Gitsin İşsiz Kalmaz
Nil ŞENGEL CORBAZ
Yönetim Danışmanı
Nil Şengel Corbaz, bir ülke ve bir dille yetinmeyenlerden. Çokuluslu gemicilik firması Norasia Shipping’in Malta’daki bölge müdürlüğünde çalıştı. Sonra şirketin İsviçre’deki merkezine atandı, 4 yıl burada üst düzey görevlerde çalıştı. İsviçreli meslektaşı Anthony Corbaz ile evlendi. Kızı olunca iş hayatına ara verdi. 2001’de eşiyle birlikte iş nedeniyle Şili’ye yerleşti. Son 2,5 yıldır ailesiyle birlikte, Hindistan’ın silikon vadisi Bangalore’da yaşıyor.

İngilizce, Almanca, İspanyolca ve biraz Fransızca konuşuyor. Şu sıralar, kültürel farklılıklar konusunda uzman bir şirkete gönüllü danışmanlık veriyor. Bangalore’da yaşayan yabancı kadınların kurduğu Overseas Women’s Club’da şehre yeni gelenlere yardımcı oluyor. Referans Gazetesi’nin Asya bölümünde 15 günde bir Hindistan üzerine yazıyor. Ona Hindistan’ı ve Bangalore’u sorduk.

Hindistan’da yaşayacak bir yabancının, nelere karşı hazırlıklı olması gerekiyor?
Burası ying ve yang gibi. Güzelliklerin ve talihsizliklerin, yoksulluk ve zenginliğin, acıların ve sevinçlerin dünyanın başka hiçbir yerinde görmediğim şekilde iç içe olduğu bir ülke. Yüzlerce dil ve din huzurla bir arada yaşıyor. Aileler hala kutsal, yaşlılar baş üstünde. Halk bizim Silifkeliler gibi kapı gıcırtısına, tabak şıkırtısına oynamaya hazır. Hala yerel giysileriyle dolaşıyorlar. Kadınlar metrelerce rengarenk kumaşlar içinde saçlarında misler kokan çiçeklerle, daima taktıkları bilezik ve küpeleriyle alabildiğine kadınlar. Öte yanda ise, fakirlik içinde, kadınların evlenebilmek için ödemeleri gereken başlık parası yüzünden hor görüldüğü, kız çocukların istenmemesi nedeniyle ultrasonla bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinin yasak olduğu bir dünya var.

Hindistan çalışmak ve yaşamak için nasıl bir ülke?
Burası profesyoneller için kolay bir ülke değil. Ancak Hindistan, özellikle Bangalore, sosyoekonomik açıdan çok ilginç bir dönemi yaşıyor vee bu oluşumun içinde bulunmak, çok büyük ve özel bir tecrübe. Özgeçmişine bir şekilde Bangalore’u sıkıştırmayı becerebilmiş işadamları nereye giderlerse gitsinler kesinlikle işsiz kalmazlar. Hindistan artık bir on yıl öncesinin Hindistan’ı değil. Hatta iki buçuk yıl önce geldiğim ülke bile değil. Bu ülkede filler, maymunlar, yılan oynatıcıları var, doğru ama hepsi bu değil. Akılcı bir yaklaşımla bu ülkenin profesyonellere kazandıracağı çok şey var. Batının umutsuzca bireyselleştiği ve bencilleştiği bu çağda Hindistan hala insanlığa, kişisel ilişkilere, aile bağlarına çok önem veriyor ve en önemlisi kişiye sabrı öğretiyor.

Bangalore nasıl bir şehir?
Bütün dünyanın en büyük şirketleri mevcut bugün Bangalore’da. Dünyanın IT nabzı burada atıyor. IT çalışanları burada edinecekleri tecrübeyi başka hiçbir yerde bulamazlar. Özellikle yabancılar çok iyi maaş ve imkanlarla geliyorlar buraya. Şehrin altyapısı IT sektörüne rağmen kötü. Yeni yeni açılan otobanların yalnızca ismi otoban. Sağda solda yürüyen, yatan inekler, elle çekilen arabalar, at, öküz arabaları, yayalar her yanda. Şehir içi trafikte ortalama hız saatte 16-17 kilometre. Ancak olumsuzluklara takılıp kalmak sizi diğer büyük nimetlerden mahrum bırakıyor. Hayatımda gördüğüm en güzel gülen yüzler burada. İklim muhteşem, kış yok. En soğuk 13-14 derece oluyor, o da aralık ayında. Haziran-Eylül arası birkaç saat yağıyor yağmur o kadar. Mart-Mayıs arası en yüksek 37 derece olur o da bir iki hafta. Yılın geri kalanı 20-25 derece civarında. Şehir yemyeşil, temiz ve bakımlı bahçelerle kaplı. Her sabah elinde çalı süpürgesi olan belediye işçisi kadınlar bütün şehri süpürüyorlar. Sincaplar ve maymunlar ağaçlarda salınıp duruyor. Hava kirliliği aşırı olmasa da var. Gürültü ve toz şehir yaşamının parçası. Modern teknolojinin ürünü gösterişli binalar, IT parklarının yanında derme çatma plastik ya da çuvaldan yapılmış çadırlarında yaşayan insanlar var.

Bangalore’da daha çok hangi ülkelerden profesyoneller var?
En çok Amerikalılar var. Sonra Japon, Koreli, İngiliz, Fransız ve Almanlar. Ancak son zamanlarda mozaik çok renklendi. Peru, Kolombiya, Kanada, Avustralya ve İsrail’den pek çok profesyonel Bangalore’u kendilerine yuva edinmiş durumda. Burada yaşayan yabancılar açık fikirli, rahat insanlar. Zaten Hindistan’a dayanamayan kalkıp geri gidiyor. Bir de sadece yabancılarla komşuluk yapıp şehre hiç inmeyenler var ama ben ve daha pek çok yabancı bunu komik ve saçma buluyoruz.

Yemekler nasıl? Alışmakta zorlandınız mı?
Bir profesyonel yemeklere alışmakta zorlanabilir, evet. Çünkü bir sebze yemeğine örneğin onlarca baharat konuluyor ve bizim alıştığımız sebze lezzeti tamamen ortadan kayboluyor. Ancak değişikliklere açık olmak gerek. Zaten bugün Bangalore’da açılan restoranlar pek çok damak zevkine hitap ediyor. Diyeceğim buraya gelen hiç kimse aç kalmaz. Hatta bir Türk baklavacımız bile var. Sonra her çeşit sebze ve meyve var. Karnataka eyaletinde ineklerin kesilmesine karşı kanun yok. O yüzden yabancılar istedikleri malzemeleri bulduktan sonra evlerinde pişirebiliyor. Yalnız bir sorun hipermarketlerin henüz olmaması. Sebze almak için bir dükkana, et için başkasına, yağ için diğerine vs. dolaştıktan sonra hala yemek pişirecek gücü kendinizde bulabilirseniz ne ala.

Yabancılar için sosyal imkânları neler?
Yabancıların aldıkları maaşlar doğrultusunda sosyal imkânları çok geniş. Yönetici kesim yılın büyük bölümünü ülke dışında seyahatte ya da ziyaretçi ağırlayarak geçiriyor. Eşler de kadın kadına turlara katılıyor. Güvenlik sorun değil. Ata binmek, dans dersleri almak, yoga ve özel uzman gözetiminde spor yapmak yabancılar için günlük yaşamın parçası. Çocuklar için sanat dersleri, bale kursları yaygın. 5 yıldızlı oteller çok lüks, yabancılar üye olup tüm imkanlardan faydalanıyor. At yarışları oldukça popüler. Son zamanlarda lüks sinemalar açıldı. Filmi izlerken garsona sipariş verip, yiyip içerek, ayaklarınızı uzatıp keyifle seyredebiliyorsunuz en son filmleri. Ancak sansürün kılıcı hala keskin. Tiyatro da renkli burada, İngilizce ve yerel dillerde sahneleniyor oyunlar. Sanat galerileri çok. Sting, Dire Straits, Deep Purple, Shakira, Eric Clapton, Bangalore’da yapılan festivallere katılıyor. Gece hayatı fazla yok, polis tüm bar ve restoranları 23.30’da kapanmaları için dolaşıyor. Ancak yine de sosyal hayat çok renkli. Yabancılar ve Hintliler sık toplanıyor ev partilerinde, otellerdeki pazar kahvaltılarında.

Hindistan’da da, Türkiye’de olduğu gibi yabancıların çocuklarının gidebileceği uluslararası okullar var mı?
Tabii. Biz kızımızı yabancıların azınlıkta olduğu bir uluslararası okula verdik, Mallya Aditi International School. Sınıfında tek yabancı; çok güzel uyum sağladı. Zorlanmadan oyunla öğreniyor. Mezunları Oxford, Cambridge gibi üniversitelere kabul ediliyor.

Bilgi çalışanları, geleneklerini işe yansıtıyor mu?
Bu ülke aileye ve dine, geleneğe çok bağlı. İş görüşmesine gelip aileme danışayım öyle haber vereyim diyen çok. Tüm kuzenler kardeş, amcalar, dayılar baba yarısı, teyzeler halalar ana yarısı sayılıyor. Uzak akraba ölümlerinde bile cenazeye mutlaka katılmak gerek. Düğünlere de tabii ki. Her sabah işe gelmeden tapınağa uğrayıp dua etmek yaygın. Evlenip ailesiyle yaşayanlar çok. Karı koca değişik vardiyalarla çalışıp yatırım yapmak bugün hemen her IT’ci için normal. Bilgisayar, otomobil almak, her çıkan mobil telefonu istemek normal.

Bangalore’a Türkiye’den giden kaç Türk var?
25–30 Türk var sanıyorum. İş adamları/kadınları ve öğrenciler olmak üzere değişik yaş gruplarından, Türkiye’nin dört bir yanından gelmiş kişiler bunlar.

İngilizce konuşma oranı nasıl?
Epey yüksek, çünkü aralarındaki tek ortak dil İngilizce. Burada yüzlerce değişik dil var. Kuzeyde Hindi, Urdu daha yaygın. Bangalore’da yerel dil Kannada. Hindi ile hiç ortak noktası yok. İnsanlar birbiriyle İngilizce anlaşıyor. O yüzden belki sokakları süpüren kadın İngilizce konuşmuyor ama az çok anlıyor. İş ortamında karşılaşacağınız herkes İngilizce konuşuyor. İngilizceleri de Hindistan’a uyarlanmış. Başka hiçbir ülkede kullanıldığını duymadığım sözcükler geliştirmişler.
İşgücü Yetmediği İçin Gençler Devamlı Bir Şirketten Diğerine Transfer Oluyor
Kaliteli işgücüne talep o kadar fazla ki. Bangalore 10 yıl önce emeklilerin yerleştiği bir bahçe şehirmiş, birden bilişim sektörünün gözbebeği olunca bu ani büyümeye sadece altyapı değil, tabii işgücü de dayanmaz. Buraya ülkenin dört bir yanından üniversite mezunu yağıyor. Aynı zamanda yabancı firmalar da akın akın geliyor. Şehrin her yanı şantiye. Yapılan Teknoloji Parkları ’nın haddi hesabı yok. Bu hızla giderse eyaletin ve çevre illerin vereceği üniversite mezunları bu hıza ayak uyduramayacak. Bugün bile bundan dolayı hiçbir genç IT çalışanı aynı şirkette bir yıldan fazla durmuyor, daha fazla ödeyen diğer şirketlere transfer oluyor. Şirketlerin insan kaynakları bölümleri en az IT’ciler kadar harıl harıl çalışıyor, çalışanları motive edip şirkete bağlamak için. Yani Bangalore insan kaynakları çalışanları için de büyük bir tecrübe ortamı. Motorola, Wipro kendi bünyelerinde eğitim veriyor. Ayrıca her şeyi Hint hükümetinden beklemek yerine eğitime katkıda bulunup işgücü sıkıntısını önlemeye çalışıyorlar.

Hintliler Her Şeye Evet Diyor Buna Kanmamak Gerek
İlk önce her şeye evet denmesine kanmamak gerek. Herkes çok yardımsever, her şey mümkün gibi görünüyor çünkü Hint insanı olumsuz cevap vermeyi saygısızlık, kabalık olarak görüyor. Kişilere kolayca kaçamayacağı sorular sormayı öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. Zaman kavramı çok genel. Her şey 5 dakikada oluverecekmiş gibi yansıtılıyor, özellikle olmayacak işlerde. Sizi hayal kırıklığına uğratmaktansa duymak istediğiniz cevabı veriyorlar ve tabii profesyonel hayatta bu bir yalancı kıyamet! Hiçbir iş zamanında bitmiyor, yanlış yönlendiriliyorsunuz, askerlikteki gibi emir takibi, tekrarı şart. Başlarını sağa sola ellerini de yere paralel ampul takar gibi salladıkları hareket en ilginci. Çünkü ne anlama geldiğini anlayamıyorsunuz. Evet mi hayır mı, ne oluyor, karmaşasına girmek zor değil. Bir de ülkede resmi tatiller ve bayram tatilleri herkes için aynı değil. Kast sisteminin izleri hala var. Okul girişlerinde, işe alımlarda etkileri görülüyor.


Hürriyet İnsan Kaynakları Gazetesi / Gaye Güzelay

 
 
Bu yazı 2474 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

 
  Üyelik Girişi
Haberler
Egeli KOBİ’lere Hindistan’da İş Kapısı Aralandı

25/06/2008

Hindistan Nasıl Büyüdü?

06/12/2007

Konuk Yazar

Clayton CHIRISTENSEN
Hindistan Ve Çin Tehdit Mi, Fırsat Mı?

Başarı Öyküleri
Hintli Girişimciden 100 Dolar’a PC
Hindistan’ın Chennai şehrinde faaliyet gö...

Hindistan’a İhracat Yapıyorlar
Hindistan dekoratif ve hediyelik eşya pazarında...

Analiz-Araştırma
Çin ve Hindistan İlişkilerinin Derinliğini Anlamak
Çin ve Hindistan arasındaki gerginlikler gerçektir ancak ­bunlar sonuçta ...

15/01/2008

Zeytinyağı Ve Makarna Pazarlarına Dikkat
Hindistan pazarına satılabilecek ürünlerden biri de zeytinyağı Fakat şimdiden...

28/09/2006

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik