Devletin yabancı yatırımlara verdiği destek, işgücünün ucuzluğu, enerji maliyetlerinin düşüklüğü, ABD’ye kotasız ve gümrük vergisiz ihracat avantajları, Kuzey Afrika’daki konumu ve son yıllarda geçirdiği dönüşüm, Mısır’ı önemi gittikçe artan bir yatırım bölgesi, gelişmekte olan dinamik bir ekonomi haline getirdi.
Burada faaliyet gösteren Türk firmalarının sayısı hızla artıyor. Gittikçe daha fazla sayıda Türk profesyonel Mısır’la iş yapmaya, Mısır’da yaşamaya başlıyor. Bu ülke, sürprizler ve zorluklarla dolu. Mısır’da yaşayan bazı Türk profesyonellere, bu ülkede çalışmanın, yaşamanın olumlu ve olumsuz yönlerini sorduk. İşte Mısır’da yaşamın ipuçları.
Son yıllarda Mısır hükümetinin yatırımları kolaylaştırmak adına büyük adımlar atmasına rağmen, bürokrasinin değişimlere adapte olması zaman alabiliyor. Yatırımcının başlangıçta zaman sınırlamalarını ortalama 4 ile çarpması yerinde olur. Üretim veya faaliyet belgelerinin dikkatle takip edilmesi, üretim alanı kiralanacaksa, önceki bina faaliyet izinlerinin incelenmesi şart. Teknik bilgi sahibi olmayan bir devlet memurunun belgelere koyabileceği bir cümle dahi süreci olumsuz etkiler.
Üniversitelerin ve teknik okulların verdiği eğitim teorik kaldığından, çalışanların eğitiminin işveren tarafından verilmesi zorunlu. Yetişmiş işgücünün elde tutulması ciddi bir problem. Beyaz yakalıların genel eğilimi, sürekli iş değiştirerek pozisyonunu yükseltmek veya yurtdışında bir işe transfer olmak.
İngilizce İletişim Çok Kolay Her kurumda İngilizce iletişim sağlanabiliyor. Tabii Arapça bilmek kesinlikle büyük bir artı. Ayrıca Türk Dili konusunda üniversiteler eğitim veriyor ve mezunlara Türk Mısır İşadamları Derneği yardımıyla kolayca ulaşılabiliyor. Duygusal bir toplum. İnsanlara yansıtacağınız güven duygusu verimliliği yüzde 100 etkiliyor. Kültür ve hava şartlarından dolayı, tempoyu artırmaya karşı bir direnç var.
Türkiye ile Mısır arasında kıyafet farkı yok. Modern giyiniliyor ama biraz daha muhafazakar olduğu söylenebilir. Ev ortamının sağladığı temizlik ve rahatı hiçbir otel karşılayamıyor. Hırsızlık vakaları çok az. Aracınızı çalışır vaziyette bırakabilir, marketten bir şey alıp çıkabilirsiniz. Mısır’da ailenizle yaşıyor ve yoğun çalışıyorsanız, sosyal imkanların kısıtlılığı zorlayıcı. Eşiniz part-time bir işte çalışabilir, kurslara katılabilir, dil eğitimi alabilir. Hava nedeniyle hayat genellikle kapalı mekanlarda geçiyor. En büyük problem toz. Evinizi günde 3 kez silseniz bile tozla karşılaşıyorsunuz. İlk gittiğinizde eşiniz her şeye mendille dokunabilir, daha sonra alışıyorsunuz. Yanınızda kolonya bulunması alınabilecek basit bir tedbir.
Mısır’da spor kulüpleri yaygın ve üyelik prestij sağlıyor. Binicilik, squash, kick box, tenis, futbol, jimnastik, yüzme, golf gibi her türlü imkan var. Hobi kulüpleri mevcut. Örneğin biz Arjantin Tango Kulübü bulduk. Türkiye ile kıyaslandığında ucuz. Örneğin aracınızın deposunu 25-30 YTL’ye doldurabilirsiniz. 4 Mısır Paund’u ortalama 1 YTL’ye eşit. Market alışverişiniz Türkiye’nin yarısı, restoran faturası dörtte biri, spor kulübü aidatı üçte biri oranında.
Mısır’da zincir mağazadan çok bakkal var. Bu nedenle ancak 200 bin bakkala ulaşırsanız pazara ulaştım diyebiliyorsunuz. Diğer yandan organize pazarlar daha maliyetlidir, burada maliyet avantajı var. Mısırlı işadamlarıyla iletişim kurarken, İngilizce konuşuyorsa İngilizce, Arapça konuşuyorsa Arapça konuşmanız önemli. Esnaf sadece Arapça konuşuyor.
Kıyafet Konusunda Sorun Yok Kılık kıyafette iş yaşamında hiçbir fark yok. Özel hayatta çarşaflı kadınlar da var, beli açık olan da. Erkeklerde entari giyen de var, takım elbise giyen de. İnsanlar bu konularda çok hoşgörülü, kimse niye böylesin demiyor.
Kadınlar çalışma hayatında aktifler. Ancak üst seviyelerdekilerin sayısı fazla değil. Okul imkanları yönünden Türkiye’ye göre daha şanslı. Dil konusunda çok iyi eğitim veriyorlar. Yabancı okul sayısı Türkiye’den daha fazla. Alman, İngiliz, Amerikan okullarını rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Eğitim pahalı ama Türkiye’deki okullarla karşılaştırdığınızda daha ucuz.
Hayat ucuz ama genel bir hijyen sorunu var. Evde, ofiste hijyeni sağlayabiliyorsunuz. Dışarıda daha seçici davranıyorsunuz. Bundan dolayı standartları biraz yüksek tutmak zorunda kaldığınız için, ucuzluk kayboluyor. İstanbul’da trafik sorunu var diyordum. Kahire’ye gelince fikrimi değiştirdim. Burada gece 2,5-3’te de çıksanız, 10 km’lik yol bir saat alıyor. Müthiş bir sıkıntı. Kimse trafik kurallarına uymuyor.
Sosyal Kulüpler Var Türk Mısır İşadamları Derneği vasıtasıyla insanlar toplanıyor, sosyal anlamda da görüşüyorlar. Evinizin olduğu yerlerde sosyal kulüpler, spor kulüpleri var. Sinemalarda filmler İngilizce de oynuyor.
Mısır sevilmeyecek bir yer değil. Ama biraz Polyannacılık oynayacaksınız. Trafiği var, hijyen sorunu var derseniz, kendinizi sıkıntıya sokarsınız. Bardağın dolu tarafından bakmanız gerekiyor. İstanbul’un da bir sürü kötü yönü var.
İnsanların en sevdiğim özelliği, hayata pozitif bakmaları. Çok fazla takmıyorlar kafaya bir şeyi. Kötümser değiller. Kişisel bakım ve temizlik ürünleri üreticisi Evyap’ın 2002’de üretime başlayan İskenderiye tesisi 30 bin ton sabun üretim kapasitesine sahip. Satışın yüzde 55’i Mısır’a yüzde 45’i Afrika, Ortadoğu ve Yakın Asya’da 40 ülkeye ihrac ediliyor. Emiroğlu 2 aydır Mısır’da yaşıyor.
Kaynak: Hürriyet İnsan Kaynakları Gazetesi
|